BİR HIRİSTİYAN MİSYONERE CEVAP

Facebook’ta oldukça kalabalık bir ortamda paylaşılan ünlü “Kur’an ile Diriliş” grubunda bir Hıristiyanla yaşadığımız tartışmayı sizlerle de paylaşmak istedim. Bu tartışma benim son derece yoğun olduğum bir zamanda sırf faydalı olalım niyetiyle gerçekleşmiştir. Bir Hıristiyanın ne bilip bilmediğini görmek için lütfen dikkatlice okuyunuz.

Ona sordum, “Kuran'ı tek bir kez usulünce okudun mu?” diye. Bana “Okudum” deyince ben de ona “okusaydın Müslümandın” dememle konuya girdik…

“İlmim var yanlışlarınızı ortaya sererim diyorsan buyur gel gruba” diyerek beni hıristiyanların grubuna davet etti. Ben uzun soluklu tartışmalara zaman harcayamayacağımı, daha önce Hıristiyanlarla tartışma esnasında defalarca engellendiğimi hatırlatarak ne varsa burada hemen şimdi münazara etmemizi, daha sonra yoğunlaşmam gereken bir çalışmam olduğunu söyledim. Aslında vaktim olsa ona söyleyeceklerim hepsine lazım olan bilgilerdi... Ama tahammül edemeyip engelliyorlar...

Ona şunu sordum: “Kuran'da kafana yatmayan tek bir şey söyler misin?” O da bana: “İncil ehli de Allah´ın ona indirdikleriyle hükmetsinler. Kim, Allah´ın indirdiği ile hükmetmezse, işte onlar fâsıkların ta kendileridir” şeklindeki Maide, 47 ayet mealini gösterdi.

Onun amacının bana bu ayeti gösterdikten sonra Hıristiyanları kötülediği bir ayetle karşılaştırıp bu iki ayetin çelişkili olduğunu göstermek olduğunu anladım. Çünkü bu konuda yaygın bir yanılgı içindeler...

Ona hiç aklının ucundan geçmeyecek bir cevap olarak dedim ki: “Bana özellikle "Kuran'ı tek bir kez usulünce okudun mu?" diye sordum. Sen "okudum" dedin. Fakat sorumun içinde ne geçiyor bak: "usulünce okudun mu?" Bana bu ayeti cımbızla koparıp veren biri "USULÜNCE" okusaydı bunu göndermezdi... Sana nedenini söyleyeyim... Fakat sen önce bu ayette kafana yatmayan şeyi söyle... İncil ehlinin İncil’e göre hükmetmesinin neresi kafana yatmadı?”

Dedi ki: “Açık açık incilin değişmediğini söylüyor. İncil okuyunca da kurandan farklı şeyler öğretiyor, 2 doğru olmaz, doğru tektir. O zaman kitaplardan biri yalan söylüyor.”

Dedim ki: “O halde burada gözünden kaçan şunlar: Birincisi ayetin sonunda geçen kelime gözünden kaçmış olmalı: "fāsiḳūne" geçiyor. “Fasıklık” ne idüğü belirsiz, her an bir tarafa yönelen, kaypak bir haldir. Demek ki İncil ehli kendi inandıkları kitabın hükümlerine uymadıkları için onlardan önce kendi inançlarında samimi olmalarını istiyor. Hıristiyanlığı yaşamayan bir Hıristiyan şayet Müslüman olsa Müslümanlığı da yaşamaz. Önce inancında samimi olacaksın. İncil ehli de kaypak davranıp Allah'ın onda indirdiğiyle hükmetmedikleri için önce bunda samimi olduklarını göstermelerini istiyor. Cümle içinde geçen "fasık" ifadesi direksiyon gibidir; mesajı yönlendirir. Bu ayet İncil’in değişmesinden de değişmemesinden de bahsetmiyor. İncil’in değil, İncil ehlinin durumunu sergiliyor."

Bu Defa da dedi ki: “Bu dediklerin ayetteki onunla, incil ile hükmetsinler buyruğunu geçersiz kılmıyor...”

Ben de dedim ki: “Fasık dediği için buna yeltenemeyeceklerini vurguluyor... İşaret İncil’e değil, işaret incil ehline... Onunla hükmetmeleri mümkün değil, çünkü onlar fasıklar... Arabcası iyi olan biri cümlenin mesajının buraya varacağını bilir... Kinaye var burada... Ayrıca bu gönderdiğin meal hatalarıyla dolu... Demek ki sen Kuran okumamışsın, sen meal okumuşsun... Meal demek Kuran demek değildir... Burada geçen hataları tek tek düzeltebilirim... Fakat önce deminki ayetin konusunu bitirelim... Dediğim gibi "fasık" kelimesi İncil ehlinin inancı yaşamadıklarını gösteriyor... Bunu zaten konunun devamında 66. ve 68. ayetlerde geçen "Ve lev ennehum ekâmû" yani “eğer onlar gereğince uygulasalardı” diyor… Bu da iddiamızın kanıtıdır. Gönderinde geçen Yunus 64 cımbızla seçilmiş... Onu bağlamından koparmadan okuyun... “Onlara dünya hayatında da, ahiret hayatında da müjdeler vardır. Allah´ın sözlerinde değişiklik yoktur. İşte bu en büyük kurtuluştur.” Allah sözünü tutar demek istiyor... Fetih 23 “Allah'ın kanununda değişiklik bulamazsın” demekle şunu diyor: Önceki kitaplarda istenen sonrakilerde de istendi. Yahudilere şirk koşmayın, adam öldürmeyin, doğru olun vs. demişse bunu İsa'ya da dedi, Muhammed'e de dedi... Bunda bir değişiklik yok. Hatta tabiat ayetlerinde de bir değişiklik yok... Yer çekimi hep vardı, hep var olacak... Buz hep soğuktur, ateşin görevi yakmaktır... İsa kundakta konuşamaz; çünkü bebekler konuşamazlar... Kanunlar değişmez...”

Misyoner dedi ki: “Tamam da fasık kelimesinin ne olup olmadığı anlamı değiştirmiyor. Kuran hala İncil ehli onunla hükmetsin demeye devam ediyor..”

Dedim ki: “Şöyle düşünün: İncil ehlinin onunla hükmettiğini söylüyor mu? Hayır... Ayet biterken onunla hükmetmeyenlerin fasık olduğunu söylüyor... Hani cımbız ifadesi kullandım ya... Kuran'ın bütünlüğü içinde Nasranilere ne dediğine bakmalısın... Kuran'ın İncil’i doğrulaması "vaktiyle Tanrı tarafından indirildi" anlamındadır. Mesela Ali İmran 3 budur. Maide 46'da İsa bunu yapıyor, Tevrat’ı tasdik ediyor. Maide 47'de bunu yapmalarını o dönemdeki Nasaralılardan istiyor...Günümüz Hıristiyanlarından değil...”

Sonra Hıristiyana şunları söyledim: “Şöyle birleşik okuyun:

____"Onların ardından, kendinden önce gelen Tevrat’ı doğrulayan Meryem oğlu İsa’yı yolladık. Ona; içinde hidayet ve nur bulunan, kendinden önce gelen Tevrat’ı tasdik eden, muttakiler için hidayet ve öğüt olan İncil’i verdik." (Mâide 46)

____"İncil ehli, Allah’ın (İncil’de) indirdikleriyle hükmetsin. Her kim Allah’ın indirdiğiyle hükmetmezse (onlar) fasıkların ta kendileridir." (Mâide 47).

Dikkatli okursanız günümüzde sizin ne yapmanız gerektiğini söylemiyor. İsa zamanında ne dediğini söylüyor. Ne demiş? İsa'yı yollamış. İsa Tevrat'ı tasdik etmiş. Ona İncil'i vermiş. İncil ehlinin İncil’le hükmetmesini istemiş. Etmeyenleri fasıklıkla şuçlamış. Günümüz hıristiyanlarıyla alakası yok. İsa döneminden bahsediyor. Ayet art arda geliyor.”

Sonra dedi ki: “Zaten ben ayet günümüz hristiyanlarını söylüyor demiyorum ama orada geniş zaman kullanıyor kuran, hükmetsin diyor, bu geniş zamanı ifade eder. Ve ayette muhammed zamanındaki hristiyanlardan bahsediliyor, buda incilin o dönemde değişmediğini gösterir. Senin dediğin gibi düşünmeye çalışıyorum ama o zaman geniş zaman kullanmamalıydı kuran, ama isaya incili verdik derken geçmiş zaman kullanıyor, hükmedin derken de geniş zaman, ve bu her zamanı kapsıyor...”

Ona dedim ki: “Hayır hayır, İsa zamanındaki Hıristiyanlardan bahsettikten sonra "Ve enzelnâ ileykel kitâbe" diyor; yani "sana da Kitabı indirdik" deyip İsa zamanından Muhammed zamanına geçiş yapıyor... Geniş zaman yok çünkü İsa'ya ne dediğini söyledikten sonra Muhammed'e ne dediğini söylüyor... Maide 48'in nasıl devam ettiğine bak: "...Onların aralarında Allah´ın indirdiği ile hükmet. Onların arzu ve heveslerine uyarak, sana gelen haktan sapma..." Demek ki sadece Kuran'la hükmedilmesi gerekiyor..."

Bu Hıristiyan az önce “Zaten ben ayet günümüz hristiyanlarını söylüyor demiyorum” dediği halde bunu dediğini unutup çelişkiye düşerek diyor ki: “İsa zamanındaki Hıristiyanlardan bahsettiğini nereden anlıyorsun? Ben senin gibi anlamıyorum, incil ile hükmetsin demek geniş zaman içeren bir buyruk, muhammede inen dediği ilede muhammede tabi olanlar kuran ile hükmetsin diyor, yani incil ehli incil ile, muhammede tabi olanlar kuran ile hükmetsin diyor.”

Arapça bilmediği halde hala bir meale bakarak geniş zamandan bahseden bu Hıristiyana dedim ki: “Hatta Hadid 27'de "...Meryem oğlu İsa´yı da arkalarından gönderdik, ona İncil´i verdik ve ona uyanların yüreklerine bir şefkat ve merhamet koyduk. Uydurdukları ruhbanlığa gelince onu, biz yazmadık..." ifadesi geçer... Ayet diyor ki: “Onların ardından, kendinden önce gelen Tevrat’ı doğrulayan Meryem oğlu İsa’yı yolladık. Ona; içinde hidayet ve nur bulunan, kendinden önce gelen Tevrat’ı tasdik eden, muttakiler için hidayet ve öğüt olan İncil’i verdik. İncil ehli, Allah’ın (İncil’de) indirdikleriyle hükmetsin. Her kim Allah’ın indirdiğiyle hükmetmezse (onlar) fasıkların ta kendileridir." (Mâide 46, 47). Birleştirerek okuyun anlayacaksınız. O dönemin Nasranilerine ne dediğini söylüyor. Daha sonra da Muhammed'e ne dediğini söyleyecek. Azıcık Arabcan olsaydı zorlanmazdın...”

Bu defa dedi ki: “Tamam bunda hemfikiriz. Burada İsa'nın durumunu anlatıyor, gönderildi İncil verildi vs. Ayrıca burada yine incilin Tevrat'ı tasdik ettiği de yazıyor. Demek ki Tevrat'ta değişmiş değildi. Sorun şurada, İsa zamanındaki insanlardan bahsediyor olsaydı hükmetsin diyerek geniş zamanlı bir emir vermemesi gerekirdi, yani orada "İncil ehli onun içindeki hükümlerle hükmetmeliydi" gibi bir geçmiş zaman ifadesi kullanması gerekirdi, ama geniş zaman kullanıyor, dostum geniş zaman geçmişi şimdiki ve gelecek zamanın hepsini kapsar. Sen anlamını değiştirmeye çalışıyorsun ayetin...”

Ben de ona dedim ki: "Sen mealden okuyorsun, ben orijinal metinden... Sorun burada... Muhammed dönemine geçerken "Sana da" diyerek konuya devam ediyor. Aslında bunu mealden bile okuyarak anlaman lazım... Geniş zamanla alakası yok. Ayet birleşince apaçık belli ediyor... Dikkatli okuyun: "Onların ardından, kendinden önce gelen Tevrat’ı doğrulayan Meryem oğlu İsa’yı yolladık. Ona; içinde hidayet ve nur bulunan, kendinden önce gelen Tevrat’ı tasdik eden, muttakiler için hidayet ve öğüt olan İncil’i verdik. İncil ehli, Allah’ın (İncil’de) indirdikleriyle hükmetsin (dedik). Her kim Allah’ın indirdiğiyle hükmetmezse (onlar) fasıkların ta kendileridir" (Mâide 46, 47)."

Bu defa da dedi ki: “Ayrıca Ruhbanlık nedir biliyor musun? Zaten incilde yoktur ruhbanlık, katolik kilisesinin hurafesidir.”

Ben de İncil’de olmadığını iddia ettiği ruhbanlıklardan misaller vererek ona dedim ki:

“Benim adım uğruna evlerini, kardeşlerinin, anne ya da babasının, çocuklarını ya da topraklarını bırakan herkesi bunların yüz katını elde edecek ve sonsuz yaşamı miras alacak.” (Matta, XXIX/29; Luka XVIII/29-30; Yuhanna XII/25). Bu ruhbanlık değil mi?

“Biri bana gelip babasını, annesini, karısını çocuklarını kardeşlerini, hatta kendi canını bile gözden çıkarmazsa öğrencim olamaz.” (Luka, XIV/25-26). Bu ruhbanlık değil mi?

"Aynı şekilde sizden kim varını, yoğunu gözden çıkarmazsa öğrencim olmaz" (Luka, XIV/33). Bunların misalleri bitmez...”

İncil’den kaynaklarıyla misaller verdiğim halde dedi ki: “Hayır, ruhbanlık bu değil. Ruhbanlık, katolik kilisesinin çıkardığı bir meslek, Hristiyanlıkta bu yoktur, ben bile şu anda kilise görevlisi olmadığım halde her şeyi bırakıp İsayı izliyorum, İsa bu ayetlerde insanın önceliğinin Tanrı olması gerektiğini söylüyor..”

Ona dedim ki: “İncil’in orijinal metni var mı? Yok. 2000 yıldır günümüze kadar gelen İncil hafızları var mı? Yok. İncil korunmamıştır... Ruhbanlık dünyadan el etek çekmektir.”

Bana dedi ki: “İncilin korunması hafızlara mı bağlı? Hayır, Tanrıya bağlı. İncilin orjinal metinleri var, ama kuranın orjinal metinleri yok, nerede deriye kemiğe yazılmış kuran? Yok.. Ruhbanlığı bana öğretme, ben hristiyanım sen değil...”

Ben de ona dedim ki: "İncil’in orijinal metni yok... Bunu asla ispatlayamazsın... 7.yüzyıla ait Kuran metinleri deride de olsa var, yaprağa da yazılsa var, İstanbul'da Topkapı Sarayı'nda da var. Mekke, Medine ve Kahire gibi büyük şehirlerin üniversitelerinde hatta Avrupa’da üniversitelerde bile var ve hiç aralıksız hafızlar müessesesi var... Hafızları hafife alma... Dünyanın her yerinde aynı metni okuyan hafızlar bunlar... Ben sana ruhbanlığı öğretmiyorum... Ruhbanlığın tanımını bilmek için Hıristiyan olmaya gerek yok... Ateist de değilim ama ateizmi doğru tanımlarım... Şimdi söyle: Nerede 2000 yıl öncesinin İncili? Taş levha mı göstereceksin? Buna nasıl inanırsın?”

Bu defa da bana “Hacı hiç bişi bilmiyor muşsun sen” diyerek iki link(*) gönderdi:

Ben de ona dedim ki: “Ben hacı değilim bu bir... ikincisi nasıl yazıldığını sonra değerlendiririz... Sen orijinal metnin fotoğrafını göster...”

Bana dedi ki: “İlk linkte var.”

Her iki linke de iyice baktım ve ona dedim ki: “Karşında senin gibi körü körüne inanmaya hazır biri yok... iki tane resim var; biri MS. 100 diğeri MS. 200 yazıyor ve İncil'in tümü değil... İsa'dan sonra epey zaman geçmiş... Günümüze göre eski ama İsa'dan sonra asır geçmiş... 100-200 yıl içinde müdahale edilmiş de olabilir çünkü az bir süre değil... Hadi müdahale edilmedi diyelim, bundan 1 sayfa İncil çıkar, geriye kalanı Pavlus mu yazarak doldurdu? Gerisi nerede? Yok. Gönderdiğin linklere eleştiri yazsam çok şey öğrenirsin ama son derece yoğunum... Bu sıralarda deist, panteist ve ateistlere taktım... Size sırası daha gelmedi.. Gerçi Maide 47'de nasıl bocaladığını gördükten sonra Kuran'ı usulünce okuyamadığını da anlamış olduk... Aslında Kuran'ı Arabca okuman lazım ama ille mealden okuyacaksan Muhammed Esed meali oku bari... Diğerlerine göre daha iyi...”

Bu kez dedi ki: “Ben bocalamadım, senin ayet bükmene engel oldum”

Ben de ona dedim ki: “Arabca bilmeyen sen olduğun için bocaladığını gören benim. Art arda gelen ayeti bile bağlamından kopardın. Bizim için son derece açık olan bir ayete gönlünü açmadın...”

İnatla şunu söyledi: “Zaten kuran anlaşılsın diye arapça indi. Ben bocalamadım ama sen dilbilgisi bilmediğini gösterdin. Geniş zaman geçmiş zaman nasıl kullanılır bilmiyor muşsun..”

Ona dedi ki: “Maide 46, 47 ardarda geliyor koparmadan okuyun. Mealle anlayamıyorsan Arabca öğrenin. Ben Arabcasından anlıyorum. Bilmediğin bir dilin hangi dil bilgisinden söz ediyorsun? Arabca bilmeden dil ve geniş zamanı konuşuyorsun. Bu da bir çelişki.”

Şartlanmış olduğu için dedi ki: “Ardarda okuyunca anlam değişmiyor. 2020 senesindeyiz ve kuran hala incil ehli incil ile hükmetsin diyor. Arapçada geniş zaman yok mu diyorsun sen? Arapça bilmemle alakası yok, dilbilgisi ile alakası var”

Ona dedim ki: “Onu bile anlamadın... Arabcada geniş zaman yok demiyorum... Bu ayette geniş zaman kipiyle kurulmuş bir cümle yok diyorum... İsa'yı yolladığını söyledikten sonra İncil’le hükmetsin ifadesi geçiyor... Muhammed daha sonra geliyor... Zamanları ayır önce... Bir daha oku: "Onların ardından, kendinden önce gelen Tevrat’ı doğrulayan Meryem oğlu İsa’yı yolladık. Ona; içinde hidayet ve nur bulunan, kendinden önce gelen Tevrat’ı tasdik eden, muttakiler için hidayet ve öğüt olan İncil’i verdik. İncil ehli, Allah’ın (İncil’de) indirdikleriyle hükmetsin (dedik). Her kim Allah’ın indirdiğiyle hükmetmezse (onlar) fasıkların ta kendileridir." (Mâide 46, 47). Nerede Muhammed geçiyor?”

Bocalamaya şöyle devam etti: “Zamanlarda bir düzensizlik yok, eğer kuran incil evrensel olmasa her çağa hitap etmese, geniş zaman kullanmamalıydı, hükmetsinler yerine hükmetmeleri gerekirdi demekiydi. yada sizin allahın dil bilgisi zayıf. ya sana muhammed geçiyor diyen yok, kuran incilin evrenselliğini onaylıyor”

Bu defa da dedim ki: “İsa'dan söz ediyor. Hükmetsinler ifadesini İsa'ya söylüyor. Daha bir önceki cümlede onun adı geçiyor. Ne alakası var Muhammed zamanıyla? Senin anlamaya niyetin yok.”

Dedi ki: “Bu arada 600 sene önce yaşamış ve artık yaşamayan incil ehline incil ile hükmetsinler demek ne kadar mantıklı? Saçmalamaya doymuyorsunuz”

Ona dedim ki: “Maide 46, 47'nin evrensellikle alakası yok. O dönemi anlatıyor. Ayrıca Hadid 27'de İncilin bozulduğunu söylüyor. Ne evrenseli?”

Bana dedi ki: “Kuran 600 lü yıllarda yazıldı, muhammedden bahsetmesine gerek yok zaten, muhammedden çıktı kuran, 600 sene önce yaşayanlara mı hitap ediyor yani? Harbi iyi büküyorsunuz ayetleri.”

Ona dedim ki: “Hala anlayamıyorsun yahu... İsa'dan söz ederken İsa'ya ne dediğini söylüyor. Doğal olarak İncil’le hükmetmelerini söylüyor. Hala mı bocalıyorsun? İnat bu seninki... Çünkü çocuk olsa anlar...”

Dedi ki: “şu an bile incil ehli var, ve incil ehli kurana göre incil ile hükmetmeli. Kuran bunu söylüyor. Dediğin gibi olsa sende kuranı bırak 1400 yıl önce yazılmış bitmiş. Niye inanıyorsun?”

Dedim ki: “Kuran geçmiş peygamberlerden örnekler veriyor... Sizin gibi saptıranları tanıtıyor... Sen şu Hadid 27'de olan türsün...”

Dedi ki: “Orada İsaya bir şey demiyor, Muhammed’e isa ve ona verilen incil anlatılıyor. Bi sn bekle bi”

Ona dedim ki: “Şu an orijinal incil yok ki -gösteremedin- nasıl incil ehli olsun? Kuran İsa dönemindekilere ‘ey incil ehli’ diye hitab ediyor ayette... İsa'dan sonra hepiniz müşrik oldunuz... İsa'yı Allah'a ortak koştunuz... Siz incil ehli değilsiniz... Siz rivayet ehlisiniz... Yok orijinal incil... 2-3 sayfa 100-200 yıl sonraya ait göstermekle olmaz bu iş...

Dedi ki: “bak o ayette incil ehli onunla hükmetsin (dedik) diye sen yazdın. Bu parantez içindeki dedik sözü senin kendi sözün insan sözü, kuranı bile büküyor tahrif ediyorsunuz siz. Dostum incil kuran gibi bir kitap değil zaten, incil müjde demek, bu müjde İsanın ölümü ve dirilişidir, ezberleyecek hafıza gerek yok, incil bir şeriat kitabı değil, müjde olan İsa Mesihin öğretileri ve hayat öyküsü, geri kalanı elçilerin nasihat ve öğütlerdir. Neden kendi kitabınmış gibi kıyaslıyorsun?”

Dedim ki: “Burada İsa döneminden başka bir şey yok...ARAPÇASI bu da onun devamı ve burada da yok ARAPÇASI.” (Arapça ayet metnini gönderdim).

Dedi ki: “Bak hacım, kuran zaten herseye Kadir Tanrının kitabı değil. Kuranda ne yazdığı önemli değil zaten. İsa Mesih sahte peygamberler geleceğini ve bir çok kişiyi aldatacaklarını söyledi. Kuran önce kendisini ispatlasın, Tanrıdan geldiğini ispatlasın”

Dedim ki: “Senin dininin orijinal bir kitabın olmadığı halde ve hafızların da olmadığı halde nasıl korundu İncil? Bir kere senin İncilinin güvenlik sorunu var... Kuran'da tutarsızlık yok... Döneminden beri ezberlendiği için korunma problemi yok... Daha ne istiyorsun? 6666 ayet çelişmiyorsa sahte peygamberden söz edilemez...”

Dedi ki: “Boş iddialar seninki, incil tek bir öğretidir, İsanın ölümü ve dirilişi, elimizde kitap olmasa bile Hristiyanlık olmaya devam eder. 6666 şeytanın sayısıdır, kuran önceki kitaplara iftira atan, muhammede karılar, kızlar veren, gelini ile evlendiren, kelle kestiren bir ilahın kitabı. Bir sürü çelişki var, ama ayet büke büke kuranı değiştiriyorsunuz. Dünyada incil kopyaları kadar çok belge yok dünyada, sen iyi araştırmamışsın. Bunlar israildeki müzede, Amerika ve italya ve ingilteredeki müzelerde de var bu el yazmaları”

Ona dedim ki: “İşte böyle... Sen inanmak istediğin şeyi söylüyorsun... Elinizde kitap olmadan devam eden Hıristiyanlık ilahi olmaz, ancak beşerî olur... İnsanlar katarlar, sahte peygamber ayetleri eklerler, siz de yutarsınız... Şeytanın sayısı diye bir şey yoktur... Bu da hurafedir... Tüm sayıların yaratıcısı Allah'tır. O halde 6666 da Allah'ın sayısıdır. Hatta Kuran ayetleri cümlelerden oluşmuştur. Bu cümleler bölündüğü yere göre sayılmıştır. Bu yüzden cümleyi böldüğü yere göre bu sayı farklı olabilir... Bu yüzden sayı hurafelerine de takılmana gerek yok... Kuran Muhammed'e karılar kızlar vermiyor... Aksine Kuran gelmeden evvel Arab geleneğinde çok eşli evlendikleri için Nisa 3 ve 129 gibi ayetler gelerek çok eşlilikle isteseler de adil olamayacaklarını söylemiş ve tek eşli evliliği getirmiş, çok eşliliği bitirmiştir. Bilmiyorsun. Evladı değil, evlatlığı. Israrla boşanıyor. Kadın ortada kalıyor. Nikahlıyor. 7.yüzyılda dul kalmaktan daha kötü bir şey yoktu. Nihayet az önce numarasını verdiğim ayetlerden sonra tek eşlilikten başka çıkış yolu kalmıyor. Kuran çok eşli evlilik getirmiyor. Çok eşli evliliğin egemen olduğu bir dönem ve yerde ayetler inmeye başladığı için sana öyle geliyor. Kelle kestirme diye bir ayet yok. İlle vahşet istersen ben sana İncil’den bulurum. İsa dönemine ait olmayan İncil kopyasından bana ne?... Orijinal metnin olmayışı şaibe olarak sana yeter... Pavlus'un rivayetlerini kopyalasan ne olur kopyalamasan ne olur? Uydurma kopyalarla Elçi İsa'yı abartıp tanrılaştırdınız... Kuran’a atılan iftiralar dışında hiçbir fikrin yok.

SONUÇ:

1. Meali Kuran sanıyorsun. Meal demek Kuran demek değildir. Meali usulünce okuyamıyorsan Kuran’ı Arabca okumaktan başka çıkış yolun kalmaz. Onu da bilmiyorsun.

2. Arabca bilmeden cümledeki dil ve zaman mefhumunu anlayamazsın. Fakat ayetleri art arda okuyan ön yargısız ve dikkatli bir bunu fark edebilir. Bunu da yapmadın.

3. “İsa dönemine ait İncil var mı?” dedim “var” dedin ama hem “işi bilmiyormuşsun” derken hem de kalkıp 100-200 yıl sonrasının İncil’ini göstererek dürüst davranmamış oldun. İsa dönemine ait İncil yok. Gösteremedin.

4. Gösterdiğin İncil birkaç sayfa. Geriye kalanı kim ekledi? Pavlus mu? Kim? Rivayet kitabından din kitabı oluşmaz.

5. İslam’ı kesinlikle bilmiyorsun.

6. Hıristiyanlığı sorgulamıyorsun. Ne hafızlar yoluyla korunmuş olmamasını ne de İsa dönemine ait olmayan beşerî ilavelerin yapılmasını sorgulamıyorsun. İçin nasıl rahat ediyor? Kuran İncil’in bu durumuna benzemiyor. Bugün dünyanın her yerinde yüz binlerce hafız aynı Kuran’ı 1500 yıldır gelen bir gelenekle sayısı gittikçe artarak devam ettiriyor. Fakat bizde de uydurulmuş rivayetler içeren hadis kitapları var. İncil’in durumu işte bu rivayet hadis kitaplarına benziyor. Hurafe dolu.

7. Hıristiyanların İncil’e en bağlı oldukları dönem Orta Çağ karanlığıdır ve geri kaldılar. İncil’den kopup Engizisyon Mahkemelerinde yargılananların yolundakilerin Rönesans Çağında İncil’den uzaklaştıkça bilimde ilerlediler. Müslümanlar tam tersine en aydınlık çağını Orta Çağda yaşadılar çünkü Kuran’a en yaklaştıkları çağdı.”

GRUPTA ŞU NOTU DÜŞTÜM: BU GRUPTA BİR HIRİSTİYANLA MEDENİ BİR TARTIŞMA YAPTIK VE KENDİSİNİN İSLAM'I KULAKTAN DOLMA BİLDİĞİNİ, YANİ İSLAMI BİLMEDİĞİ GİBİ HIRİSTİYANLIKLA İLGİLİ ÇELİŞKİLERE CEVAP VEREMEDİĞİNİ GÖRDÜK.

“ORİJİNAL İNCİL YOK” DEDİM, “VAR” DEDİ, BİR TÜRLÜ İSPATLAYAMADI. İSA'NIN YAŞADIĞI DÖNEME AİT İNCİL GETİREMEDİĞİ GİBİ TIPKI BUHARİ HADİSLERİ GİBİ BİRİ 100 YIL, DİĞERİ 200 YIL SONRASINA AİT 2 İNCİL SAYFASI GÖSTERDİ.

“GERİSİ NEREDE?” DEDİM, YOK. GERİSİNİ PAVLUS KENDİ ELİYLE TAMAMLADIYSA İSA'NIN DEĞİL PAVLUS'UN DİNİ BU... ZAN VE RİVAYETE DAYALI BİR DİNE İNANILIR MI? İSLAM DİNİ MENSUBLARI GİBİ HAFIZLARINIZ OLSAYDI VE DÜNYANIN HER YERİNDE OKUNAN MESAJ AYNI OLSAYDI HİÇ OLMAZSA DİNİNİZİN EZBERLENEN KISMI KORUNURDU.

BU HIRSİTİYAN KURAN’DA MAİDE 47’YE GÖRE İNCİL EHLİNİN İNCİL’E GÖRE HÜKMEDEBİLECEĞİNİ GÖSTEREREK İNCİL’E GÜVENMEMİZİ İSTİYOR. FAKAT MAİDE 46’YI OKUDUĞUNUZDA BU ZAMANDA DEĞİL, ANCAK İSA ZAMANINDA İNCİL'LE HÜKMEDİLEBİLECEĞİNİ GÖRÜYORUZ.

HADİD 27 İNCİL’İN BOZULDUĞUNU SÖYLEDİĞİ HALDE BU HIRİSTİYANIN DÜŞTÜĞÜ HATAYA DÜŞÜP İNCİL'İN HALA HAK KİTAB OLDUĞUNU SANAN MÜSLÜMANLAR BİLE VAR.

EY MÜŞRİK MİSYONER HIRİSTİYANLAR! DÜŞÜN MÜSLÜMANLARIN YAKASINDAN VE (Matta, XXIX/29; Luka XVIII/29-30; Yuhanna XII/25). (Luka, XIV/25-26). (Luka, XIV/33) GİBİ DAHA NİCE SAYMAKLA BİTİREMEYECEĞİMİZ HURAFELERİNİZDE BOĞULUN…

DİPNOT: *: http://www.antalyaincilkilisesi.com/tevrat-zebur-ve... https://www.kitabimukaddes.com/.../tevrat-ve-incilin.../ Bana gönderilen linkler bunlar ve İsa dönemine ait sayfalar yok. 100-200 yıl sonrasına ait birkaç sayfa var o kadar. Ya gerisi nerede? İşte asıl istediğimiz bu ve bunu gösterecek bir linkleri yok.


Başlık Kategori Yayın Tarihi
GÜREŞ TEKKELERİNDE TASAVVUF Tarih 07.05.2021
ANLAMI İYİ OLMAYAN HER KELİMEYE GÜNAH DEMEYİN Genel 03.05.2021
SEN KATİLLERİN TORUNU DEĞİLSİN Tarih 28.04.2021
İLK KIBLEMİZ TEK KIBLEMİZDİR Genel 27.04.2021
İMAMIN AZAMI YOKTUR Genel 24.04.2021
Başlık Kategori Yayın Tarihi
NEFSİN KIRBACI: HÜRRİYET(!) Genel 16.04.2021
KADIN(2) Genel 23.03.2021
Bir Albatros Hikayesi Genel 07.03.2021
DEPREM HAFTASI Genel 03.03.2021
YASADIŞI YASA DIŞI SIRADIŞI VE SIRA DIŞI SAVIM Genel 07.02.2021