Medeniyet

Biz insanlar bir merkeze sahip olmak isteriz. O merkezden hareketle keşfetmek ve ötelere, ötelerinde ötesine ulaşmak isteriz.
  Kendimizi bilmek, tanımak ve kendimizi bildikçe Ol’gunlaşmak için çaba harcarız. Sahip olduğumuz tüm donanımları her gün daha da ileriye taşımak için uğraş veririz. Elde ettiğimiz tüm becerilerimizin hep daha üst seviyelere ulaştıracak yollar ararız.
 Biz neye sahip olursak olalım, elde edeceğimiz tüm gelişim ve seviye atlamaları ilim/bilgi sayesinde olur. Hangi bilgi kırıntısının insana nerede çelme atacağını kimse bilemez.   Küçük ve değersiz gördüğümüz her kırıntı bir bütünü tamamlayan ve o parça olmadan tamam olmayan bütünselliği ifade eder. Hayat yolculuğumuzda çıkılan her basamak da bu bütünselliğe ve ol’gunluğa götürür.  

Yükselen ruhun bir basamağı, başarıya ulaşmaya çalışan aklın geçmek zorunda olduğu bir kapı veya o kapıların anahtarıdır.  
İnsan, bu kapılara ulaşmak için de daha önce o yollarda yürümüş tecrübeli kılavuzlara,rehberlerimiz olan büyüklere, adres sormak zorundadır.
İlim, en dıştaki halkadan merkezdeki noktaya ulaşıncaya kadar azimle gidilmesi gereken bir yoldur.   Zira merkeze doğru yapılan yolculuk kişinin kendine yaptığı yolculuktur.

 İnsan, kendi merkezine ilimle vardıktan ve yürek buhranından ayrıldıktan sonra, kendi aslını bilir ve tanır. Sonrasında ona kalan, her insanı aslına bu ilim ve tecrübeyle çağırmaktır.   
Her insan bir topluma, kültüre ve medeniyete doğar. Doğuştan getirdiği kabiliyetler, içine doğduğu toplum küresi tarafından ya aslına uygun şekillendirilir veya gittikçe daha arızalı bir hale gelir.   Mensubu olduğu medeniyet hayat yolculuğunda ne kadar olgun ve yetkin ise o kadar doğru ve insanın aslına uygun yetenekler kazandırır.
 Tersi durumda sadece artan arızalar ortaya çıkar.   İnsan umuttur,şifadır. Her ne kadar ortaya çıkan tüm krizlerin sebebi olarak görülse de insan yine de insanın sığınağıdır. Sorunun merkezinde yer aldığı kadar çözümün de merkezinde insan vardır. Umut, olgun ve yetkin olarak hakikatin kusursuzluğuna ayna olma beklentisidir.  


 Ayna olurken ona uygun medeniyet kurma ve bu medeniyeti yetkin olma  yolunda sürekli kılma mücadelesidir.   Zirveye doğru alınan yol medeniyetin amacı değil gerekçesidir. Amaç yolda olmak, o yola çıkanı yolda tutmak, bireyden topluma-toplumdan medeniyete hep birlikte ortak bir ruh ile yükselmektir. Medeniyet kalptir ve medeniyete götüren yoldaki tüm pratikler ise o kalbin aklıdır.  
Akıl, yalnız başınayken çaresiz ve karanlıkta kalmış, yol arayan ve gittiği her yolu hakikat zanneden bir âmâdır. Bu durum da, aklın durdurulamaz düşüşüdür.   Medeniyet, insan ömründen hep daha uzun, fakat her insan ömrünü içinde barındıran, tüm insanlığın ortak yolculuğu ve tecrübesidir.

  İnsan kendi kalbinden medeniyetinin kalbine yolculuk eder. İnsan, bu yolculukta yolu bilen, tecrübeli kılavuzlara ihtiyaç duyar. Bu kılavuzlar bizzat şahıs olabileceği gibi onların gönlünden akseden ışığı içinde barındıran eserlerde olabilir.   Günümüzde medeniyet kavramı üzerinden bir hayli kargaşa üretiliyor. 



Medeniyet, içi boşaltılmış ve dilden dile dolaşan bir rivayet gibi ulaştığı her dilde aslından biraz daha uzaklaşıyor.   Aslına caydırılması  için türlü çabalar harcansa da, medeniyet aslı itibariyle insanın en büyük kavgasıdır.
Çünkü insanı da insana ait olanı da sürekli kılacak olan, medeniyet’in engin ufuklarıdır. 

  Medeniyet aklı’nın üçlüsü kabul edilen insan/zaman/mekân da bu engin kavramlardan beslenir beslenir.   Tüm bu tecrübeyi bir araya getiren, zaman ve mekânın insan eliyle hakikatin aynası olması için kişiyi sefer halinde tutan, her zaman da zamanlar üstü olanı insanın kalbiyle mekâna işleyen ve işleten, ona ruh, nazar edene şuur kazandıran medeniyet aklı dediğimiz derinlikli kavrayıştır.  
 İnsan medeniyetin öznesi, zaman medeniyetin kalbi, mekân onun ruhudur. Bu üçlü bir araya geldiğinde medeniyet aklı’nı oluşturur.  

 Birinin geride kalması diğerlerinin tökezlemesine sebep olur. İnsan, mârifet bilgisi elde ettikçe hakikate daha çok yaklaşır. Yaklaştıkça manası artar ve derinleşir. Bu derinleşme insanın en başta kendi özündeki gizleri ve kendini  keşfetmesini sağlar ve gelişmiş düzeyde çevresinde sınırlanmış hakikatleri görmesine sebep olur.


MAÖ


 


Başlık Kategori Yayın Tarihi
.... Tarih 08.03.2021
DOSTLUK... Yaşam 07.02.2021
Hayatın Öğeleri Yaşam 16.12.2020
Durak Şaşırtan Kelimeler Yaşam 06.08.2020
Yeni Yıl Terennümü Yaşam 12.12.2019
Başlık Kategori Yayın Tarihi
Vira Ya KUTSİ AŞK Sosyal 15.04.2021
Teknik Düşünceler 28- Soğuğa Sürgün Sosyal 19.01.2021
İnsan ve Toplum Sosyal 19.09.2020
Bizim Hata Payımız Yok Mu? Sosyal 23.08.2020
DİLİPAK, AKPARTİ VE KADEM. Sosyal 18.08.2020

Yazıya yapılan bütün yorumlar

Rüveyda 23.12.2020

Maşallah.

İrem 23.12.2020

Tebrik ederim kardeşimmm

Esma 23.12.2020

Yüreğine sağlık Müberra Ahsen.

Bu yazıya sizde kendi yorumunuzu yazabilirsiniz.