BİR SAVUNMA YAZISI (24)

"İnsanlığın ortak ahlaki değerleri vardır; ortak dinsel değerleri yoktur" demişsiniz.

Ahlak bile "halk" yani "yaratma" sözcüğünden türeyen bir 'hak din terbiyesi'dir. Din, ahlaksız olmaz. Ahlakı dinden çekerseniz din de onunla gider. Sanırım bu ifade dinin yanlış tanımlanmasından ve batıl olandan ayırt edilememesinden kaynaklanmaktadır. Ahlak dinden ayrılamaz. Çünkü ahlakın menşei dindir.

"Ahlakı din ile var etmek bilinç içermez" demişsiniz.

Oysaki ahlakı dinin var ettiğini ancak bilinçli insanlar bilebilirler.

"İnanç onlarca, ahlaksal bilinç ise tektir" demişsiniz.

Oysaki inanç temelde "hak" ve "batıl" olarak ikiye ayrılırsa görülecektir ki "hak" olan inanç tektir. Tüm enbiyanın inancı aynıdır. Fakat batıl inançlar sayıca sayılamayacak kadar çokturlar. İnancı "iman" ile aynı tanıma tabi tutmamın nedeni "ahlak" ile mukayese yapmanızdır. Ahlakı konu etmeseydiniz inancı teolojik bir tanım olarak dikkate almayacaktım.

"Yalan söylememek, hırsızlık yapmamak, kimseye zarar vermemek, bize yapılmasını istemediğimiz bir şeyi başkasına yapmamak gibi insanlığın ortak ahlaki değerleri vardır. İnsanlar bunların doğruluğunu, yanlışlığını tartışma gereği hissetmezler" demişsiniz.

Bütün bu söylediklerinizi din söylemiyor mu? Zaten din söylediği için ahlaki bir değer kazanmışlardır. Yalan söyleme diyor (Bknz. Hud, 112). Hırsızlık yapma diyor (Maide, 9). Kimseye zarar verme diyor (Bknz. Enam, 145). Bize yapılmasını istemediğimizi başkasına yapmayacak olmamızı da diyor (Bknz. Hud, 11). Ne mi demek istiyorum? Kuran’da “salih amel” ifadesi var. Bu öyle bir ifadedir ki “salih” dürüstlük demek olduğundan “salih amel” bütün bu sıraladıklarınızı içine alır. Kul hakkı yememek ve dürüstlük anlamında bir sözcük olduğundan yalan söyleyemezsin, hırsızlık yapamazsın, zararlı olamazsın… Bu dinin içindeki ahlakın içinde...

"Dinler, inançlar ise taban tabana zıttır. Birinde haram olan diğerinde değildir. Birinde günah sayılan şey diğerinde günah sayılmaz" demişsiniz.

İşte bunun için ahlakı din ile karıştıramayız. Dinler deyince hakkı batılla aynı pakete sokup hakka haksızlık ediyorsunuz. Kuran’da çelişki yoktur. Çelişki din adına sergilenen mezheplerde, din adına oluşan kültür(!)de, din adına uydurulan rivayet ve taraflı içtihatlardadır. Hurafeler dinleri bozarlarken hurafeleri dinin bir parçası gibi görmeyiniz.

“Diyelim ki Hristiyan bir kapı komşunuz var. Bir araya gelip sohbet edebilirsiniz. Bir araya evinizde gelmeseniz bile bir parkta yana yana oturabilirsiniz. O da, siz de dininizin ritüellerinden bahsetmezsiniz. Bunlar sadece sizi ilgilendirir. Bunlar sizin tabularınız ya da doğrularınızdır. İnançsal doğrular ahlaksal doğrular değildir. Siz komşunuzu sever ya da sevmezsiniz. Ama birlikte yaşamak zorundasınızdır. İyi ilişkileri sürdürmek rahat uyumanız bakımından zaruridir" demişsiniz.

Bu saygıyı din de sizden istiyor. İslam dini, bardağı taşana kadar yani artık başka çare kalmayıncaya kadar savaşçı bir Mehmetçik olmanızı istemiyor. Benim kadar farklı dinlerden arkadaşları olan ve onlarla iyi geçinen pek az insan olmalı. Bunu akıl da halledebilir. Kimseden öğrenilebilecek bir şey değil. Din aklın iyi kullanılmasını isterken bunu da istemiş oluyor.

 


Başlık Kategori Yayın Tarihi
CANLI BOMBA NASIL ANLAŞILIR? Genel 10.06.2021
İSLAM NEYİNİZE YETMEDİ DE TASAVVUF İMDADINIZA YETİŞTİ? Genel 26.05.2021
DİN HALİNE GELEN TASAVVUF (2) Genel 15.05.2021
DİN HALİNE GELEN TASAVVUF (1) Genel 14.05.2021
‘VAHY-İ GAYR-İ METLUV’ DEYİP DE ŞİRKE GİRME Genel 11.05.2021
Başlık Kategori Yayın Tarihi
Ameno Genel 20.06.2021
İnsanlığın Distopyası Genel 19.06.2021
Su Sıçratmak Kaza Sebebidir Genel 17.06.2021
Toplumsal Histeri Genel 28.05.2021
İNSANIN KENDİSİNE YABANCILAŞMASI Genel 23.05.2021