EROL MÜTERCİMLER'İ VE MÜFİD YÜKSEL'İ BİLE ANLAYAMAYAN MANTIKSIZLIK

Mantık çok önemlidir, öyle ki en önemlisidir çünkü mantık olmadan felsefe de, bilim de, teknoloji de, din de, demokrasi de, laiklik de, özgürlük de, ahlak da, doğru insanlık da, akıl-ruh sağlığı da olmaz. Bu nedenle hep diyorum ki toplumları eğitmek siyasetçilerini ve ünlülerini mantık ile eğitmekle başlar, siyasetçilerini ve ünlülerini mantık ile eğitmiş bir toplumun yarısı eğitilmiş demektir çünkü onların arkalarından milyonlarca insan gider, genç, yaşlı, çocuk.

Bir durum daha var; görülmekte ki bazı insanlar ve bazı kitleler insanlar konuşsunlar da onlardan doğru, iyi, güzel şeyler öğrenelim diye beklemek yerine insanların sözlerinde suç unsuru aramak derdinde. Kötü kasıt, doğru öğrenmeyi önler; bu nedenle ki ahlaka aykırı kişilerce, eğitim doğru verilemez, örnek ki bikinilerle bilim, felsefe, din, ahlak, mantık doğru öğretilemez, ve öğrenilemez de.

Çok bilgili olmak da, üniversite okumuş olmak da, alim/alime olmak da mantıksızlığı ve tutarsızlığı yok etmeyebilir çünkü bilgi farklıdır, mantık ve tutarlılık farklıdır, ve yalnızca bilgi yetmez, mantıklı ve tutarlı olmak da gerekir; bu nedenle ki Muhammed de 'Sultanlarla düşüpkalkan alimler de hırsızdır' demiştir yani alim olmak çok bilgi gerektirir ancak sultanlarla düşüpkalkmak mantıksızlıktır çünkü sultanlık diktatörlüktür yani bilime yani mantığa ve tutarlılığa aykırılıktır, ve nefstir çünkü sultan demek nefs de demektir ki nefs de hem en büyük cehalettir, hem kötülüklerin hem nedeni hem amaçıdır(amacıdır), hem de önce akılı, mantığı yok eder, sonra da ahlakı ve vicdanı.

Siyaset zaten mantıksızlık ve tutarsızlıktır ancak anlaşılan ki Akp'ci olmak daha çok mantıksızlık ve tutarsızlık gerektirmekte çünkü örnek ki hadis 'Sultanlarla düşüpkalkan alimler de hırsızdır' yani dine aykırıdır derken Akp sultanlığı yani Osmanlı devleti'ni baştaçı etmektedir ki o sultanlar ki öz bebek kardeşlerini, öz çocuk kardeşlerini yani bebekleri ve çocukları bile öldürtmekten çekinmemiş, Müslümanlığa da, Türklüğe de, dine de aykırı insanları da, nefs içindeki insanları da içermektedir.

Akp'ci olmakın özeleştiri, eleştiriye açıklık, mantık ve tutarsızlık gerektirmediği durumu Atatürkçü, demokrasici, laiklikçi, Akp karşıtı Pırof(Prof) Erol Mütercimler'in bir sözü konusunda da açığa çıkmış durumda. Erol Mütercimler bir Tv kanalındaki açıkoturumda(açık oturumda) demiş ki 'Ama sonuca bakın, o imam hatipten mezun olanlar bakın karşımıza ne olarak çıkıyor, sahtekar, cinsi sapık, ahlaksız'. Bu söz aynı açıkoturumdaki Müfid Yüksel İslamcı, araştırmacı yazarın 'Saint Joseph, Saint Michel, Saint Benol kimlerin kurduğu okullar; bizim papazların kurduğu okullar' sözü üzerine, ve söylenmiş.

Şimdi 'Ama sonuca bakın, o imam hatipten mezun olanlar bakın karşımıza ne olarak çıkıyor, sahtekar, cinsi sapık, ahlaksız'.

Şimdi bu sözü mantık bilimi ile inceleyelim:
1- Açık ki bu söz Erol Mütercimler'in kanıtlayabileceği örnekler üzerine kurulu çünkü 'Sonuca bakın' diyor yani açık ki Erol Mütercimler 'Var olan' şeylerden söz etmekte yani hayalinden uydurmamakta ya da iftira atmamakta ya da yalan söylememekte ya da keyifi(keyfi) söylememekte çünkü en azından akademisyen yani bilimci. Bu durumda Erol Mütercimler savına örnekler göstermek hakkına da sahiptir, Erol Mütercimler'den örnek istemek hakkı da vardır yoksa durum Erol Mütercimler açısından iftira, onu suçlayanlar açısından da kibir olur ki ikisi de dine aykırıdır.
2- Bu bir genelleme değildir; olay ile ilgi sınırlı bir eleştiridir, kınamadır, doğruyu anlatma biçimidir yani bu sözün anlamı 'Böyle olmamalı idi', 'Böyle olmamalıdır' anlamında, örnek ki 'Atatürkçüler içki, sigara içiyor' sözü 'Atatürkçüler içki, sigara içmemelidir' anlamı da yani öğüt anlamı da taşıyabilir, bunu içermeden suçlama yapmak dışında. Yani, Mütercimler'in sözü 'İmam hatipten mezun olanlar bakın karşımıza ne olarak çıkıyor, sahtekar, cinsi sapık, ahlaksız olmamalıdır' anlamı da taşır ki Erol Mütercimler bunu da açıkladı, ve kuşkudan sanık yararlanır. Bu nedenle ki Mütercimler bu sözüne açıklık getirmek için şöyle de demiş: 'Program tarikat ve cemaatlerle ilgiliydi. Tarikatların tarihiyle ilgiliydi. Süreç içinde bunların nasıl bozulmaya başladığını anlattım. Bu konular konuşulurken bir yerde şöyle bir yargı dile getirildi haklı olarak. Toplumda yanlış algılar oluşuyor ve toptancı suçlamalara gidiliyor. Ve bunun daha işleri çözülemez hale geldiği konuşuldu, haklı olarak. 43 yıllık bir öğretmenim. Üniversitede yüzlerce imam hatip lisesi mezunu öğrencim oldu. Tv ekranlarında söz düştüğünde bu okulları kuruluş fikri olarak savundum. İmam hatip okulları eksiklerine rağmen bir cumhuriyet projesidir. Ülkenin cumhurreisi de bu okul mezunudur. Ben de bir cumhuriyet öğretmeniyim, bu okula hakaret etmem ama yanlışlarını çekinmeden söylerim. Benim hakaret etmek gibi bir kastım yok. Daha önce imam hatip okullarını korudum. Korunması gerekir. Çok eksiği var. Evet eleştiriyorum eksiklerini. Cumhuriyetin bu projesine nasıl karşı çıkarım. Türkiye Cumhur reisi imam hatipli, niye itibar etmeyeyim. Birine hakaret etsem jestime mimiklerime bakın öyle hakaret mi olur. O konuşmanın cımbızlanmış kısmı dinlendikten sonra benim ilahiyatçı profesörler aradı. Yayınlanmış bölümü dinleyip kalbi kırılan üzdüğüm tüm imam hatip lisesi mezunları ve şu andaki öğrencilerden çok özür diliyorum. Özür dilerim ve özür dilemek öğretmene yakışır.'.
3- 'Ama sonuca bakın, o imam hatipten mezun olanlar bakın karşımıza ne olarak çıkıyor, sahtekar, cinsi sapık, ahlaksız' sözü yalnızca bu tür olan imam-hatip mezunularını(mezunlarını) içeriyor olabilir, örnek ki 'Atatürkçüler karşımıza içkici, sigaracı, bikinili, moda kölesi, nefs kölesi olarak çıkıyor' sözü yalnızca böyle olan Atatürkçüleri içerir, kapsar çünkü her Atatürkçü içki, sigara içmez, ahlaka aykırı şeylerle toplum içine çıkmaz, moda kölesi olmaz, nefs kölesi olmaz.

Bir de imam-hatiplere şu iki soruyu sormak gerekir:
1- 'Siz 'Sultanlar düşüpkalkan alimler de hırsızdır' hadisine uygun olarak, sultanlara ve sultanlığa karşı mısınız yani Osmanlı sultanlığını ve sultanlarını kötülüyor musunuz yoksa baştaçı mı ediyorsunuz ki o sultanlık ki öz annelerini, öz babalarını, öz bebek kardeşlerini ve öz çocuk kardeşlerini bile öldürtmekten çekinmemiş sultanları da içermektedir ki onları övmek, baştaçı etmek Türklüğe de, dine de, insanlığa da, Türk ceza kanunu'na da aykırıdır.
2- Hatiplik insanları ve toplumları etkilemek için güzel konuşma sanatıdır. Hadis de diyor ki 'Kim insanları etkilemek, yönlendirmek için güzel konuşma öğrenirse Kıyamet günü Allah onun yüzüne bile bakmaz', öyle ki 'Ezanı makamlı okumayın' bile diyor ki makamlı okumak daha güzel okumaya çalışmaktır yani İslamiyet bilimin, akılın, mantığın yerine duygunun geçirilmesine karşı, bu nedenle ki dini tanımlayan Din hadisileri 'Din bilimdir(ilimdir), bilim yoksa din de olmaz' diyor. Öyle ise neden adınızda 'hatip' var?

Akp yandaşı yoz medya ise Erol Mütercimler'in özür dileyip konuya açıklama getirmesini yani mantığı yani doğruyu söylemesini 'çark etmek' olarak tanımlamış yani açık ki mantık Akp yandaşlığına oldukça aykırı bir durumu gerektirmeli.

Öteyandan(Öte yandan); Müfid Yüksel 'Saint Joseph, Saint Michel, Saint Benol kimlerin kurduğu okullar; bizim papazların kurduğu okullar' demiş ancak onun bu sözünü eleştiren hiç yok nedense çünkü bu sözden şu sonuçlar da çıkar: 'Bizim papazlarımız mı var yoksa papazlar bizim mi; 'Bizim papazlar' tanımı acaba Atatürkçüleri, cumhuriyeti, Atatürkçü-laik-demokrasici Türkiye'yi mi tanımlıyor yani Atatürk, demokrasi, laiklik, Türkiye cumhuriyeti karşıtlığı mı yapıyor; bu okullardaki papazlar Türkiye ajanı mı?'; bunları soran var mı, yok. Bildiğim kadarı ile bu isimler kiliselere değil liselere ait yani lisede papazın ne işi var yani bu söz Erol Mütercimler'in sözü gibi 'gerçeklik taşıyabilir' özelliği taşıyabilecek bir söz durumunda değil yani 'palavra' durumu taşımak özelliği daha çok bir söz durumunda yani açık ki Atatürkçüleri, Türkiye cumhuriyeti'ni, demokrasicileri, laikleri 'papaz' olarak tanımlamak olasılığı içeren ve oldukça yüksek içeren bir söz özelliği durumu içerebilir bir söz durumunda. Yani, Müfid Yüksel'in de o sözüne açıklama yapması, ve Müfid Yüksel'den de o sözüne açıklama yapması istenilmeli, yani neden yalnızca Erol Mütercimler, Akp karşıtı olduğu ya da Atatürkçü olduğu için mi?

Gerçek ki mantık ve tutarlılık öğretilmeyen yerde doğru öğretim, ve doğru eğitim de olmaz. Bu nedenle ki Muhammed de, Atatürk de 'Önce ilim(bilim) ve ahlak' dedi ki bilim de, ahlak da 'Önce mantık ve tutarlılık' demek zaten. Peki hani nerede 'Mantık ve tutarlılık'?


Necdet Gürçiftçi
Bağımsız, özgür, bilimsel, tarafsız, hiçbir dinden olmayan dinli ve bilge
İnternette yayınlandığı zaman: 9.9.20/04.04


Başlık Kategori Yayın Tarihi
TEK DÜNYA SİSTEMİ Felsefe 03.07.2021
İslam niye doğru dindir? İslamofobi Felsefe 20.05.2021
AN VE ZAMAN Felsefe 17.04.2021
Dostluk.. Felsefe 05.04.2021
ERDEMLİ OLMA VE ŞEREFLİ KAYBEDİŞ Felsefe 13.02.2021