ÖNCE ŞUNLARI İDAM EDİN

Cumhur ittifakı denilen akıldışılık, bilimdışılık ve dini tanımlayan, 'Din bilimdir, ahlaktır, vicdandır, merhamettir, dürüstlüktür, güvenilirliktir, adilliktir, tarafsızlıktır, medeniliktir, israfsızlıktır, nefssizliktir' diyen Din hadisileri'in tanımladığı dine aykırılık içindeki kitle ya da dünya korona salgını karşısındaki başarısızlığını, suçunu örtbas etmek istiyor olmalı ki önce doğal gaza sarıldı, o başarılı olmayınca şimdi de idam cezasına sarılmakta gibi. Yöntem yanlış ise doğru bile bulunsa, bulunan şey doğru da olsa akıl olması gereken doğruluğu anlayamaz, örnek ki bisiklet binmesini bile bilmeyen birine uçak verirseniz yanlış olur oysa uçak doğru birşeydir; ki doğrunun ne olduğu da Muhammed'çe de, Atatürk'çe de tanımlanmış durumda: 'Bilim ve ahlak', yani 'Bilim ve ahlak' dışındaki yol yanlıştır, 'Bilim ve ahlak' dışındaki dünya yanlış dünyadır.

'İdam, idam, idam' deyipduruyorlar(deyip duruyorlar) da 'idam' ne demek, 'idam' sözcüğünde 'i' ne demek, 'dam' ne demek sorsanız bilmezler; üstelik de 'idame' sözcüğü 'yaşamak'ı da içeriyorken.

Yanlışlardan önce, yanlışın mantığı yanlıştır ve kötüdür. Örnek ki Nasreddin hoca'nın, alacaklısına borçunu(borcunu) ödemesi doğru birşeydir ancak bu borcunu 'Koyunlar çalılardan geçecekler de, tüyleri çalılara takılacak da, onları toplayıp satacak da' gibi bir mantık ile ödemeye kalkması yanlış bir mantıktır. Yani mantık yani çözüm olarak sunulan şeyin yanlış ya da akıldışı olması o şeyin amaçladığı şeyi de yanlış yapar.

İdam cezasını istemek, idam cezası ile sorunların çözüleceğini sanmak gerçekte genelde hükümdar, mafya, terörist mantığıdır ki bunlar da 'öldürmek' yani 'ölüm' ile sorunların, sorunlarının çözüleceğini sanırlar yani mantıkları yanlıştır, bu nedenle de 'çözüm' diye getirdikleri şey de yanlıştır. İdam cezası isteyenlere dikkat edin; 'devlet bekası' mantıksızlığı adı altında yani 'Kendi hükümdarlığı doğru, başkalarının hükümdarlıkları yanlış' diye yanlış bir mantık ile öz bebek kardeşlerini, öz çocuk kardeşlerini, öz annelerini, öz babalarını bile öldürtmekten çekinmemiş yani bunu yapmayı çözüm görmüş padişahları savunan, baştaçı eden insanları görürsünüz ancak ilginç ki yine de Osmanlı imparatorluğu devleti yok oldu çünkü 'devlet bekası'nı insan öldürmeye bağlamak mantığı yanlıştı. İdam cezası isteyenlere yine dikkat edin; 'devlet bekası' yani 'Kendi düzeni doğru, başka bir düzen yanlış' diye yani yanlış bir mantık ile, yeni doğmuş bebekleri öldürten Mısır firavunu anlatısına inanan insanları görürsünüz yine ilginç ki Mısır'da 'Firavun devlet türü' sona erdi. Hep böyle olur; mantık yanlış ise çözüm diye getirilen şeyler de yanlış olur, ve asla çözüm olmazlar; bu nedenle ki 'önce mantık'; bu nedenle ki Muhammed de, Atatürk de 'Önce ilim(bilim) ve ahlak' dedi çünkü bilim zaten mantıktır, ahlak da mantığın en üst soyut nitel aşamasıdır yani ahlaksız bilim de, ahlaksız sanatçılık anlayışı da, ahlaksız turizım(turizm) anlayışı da, ahlakı dışlamış demokrasi de, ahlakı dışlamış laiklik de, ahlakı dışlamış özgürlük de, ahlakı dışlamış medya da, ahlakı dışlamış ekonomi türü de, ahlakı dışlamış ünlülük türü de, ahlakı dışlamış cinsel haklar da yanlış yöne götürürler.

İdam cezasını şöyle düşünelim: 'Yanlışı yok etmek'. Peki; ahlaka aykırılık yani zina, fuhuş, eşcinsel evlilik, toplumsal alanlarda ahlaka aykırı giyimle bulunmak; vatanın-milletin-devletin-kamunun mallarını satmak; padişah da olsalar, kasıtlı olarak bebekleri-çocukları öldürtmüş insanları baştaçı etmek; vatanı ve milleti işgalci, sömürgeci, faşist Avrupa devletlerinden kurtarmış Mustafa Kemal Atatürk'e düşmanlık; demokrasiye düşmanlık yanlış da, kötü de şeyler değiller mi? Yani amaç kötülüğü yok etmek ise bunları yapanları da idam edin ancak açık ki amaç kötülüğü yok etmek değil padişah, firavun hazzı yaşamak çünkü amaç kötülüğü yok etmek olsaydı devlet, ülke, hukuk, ekonomi, sanat, turizım, medya, hayat yani sistem Muhammed'in de, Atatürk'ün de dediği gibi 'Önce bilim ve ahlak' üzerine kurulurdu.

İdam cezası istiyorsanız bence önce şunları idam etmelisiniz: Bebekleri ve çocukları idam ettirmiş olan padişahları baştaçı edenleri, Atatürk düşmanlarını, vatanın-milletin-devletin-kamunun mallarını özelleştirme adı altında satanları; ve ahlaka aykırı yasalar(kanunlar) çıkaran siyasetçileri; ve ortalıkta sütyen-külot dolaşan ünlüleri. Bakın işte ülke, ortalık asıl o zaman düzelir, eğer idam çözüm ise ya da idam cezasını savunmaktaki amaç yanlışı ve kötülüğü yok etmek ise.

Evet, amaç kötülüğü yok etmek ise idam cezası yasasının(kanunun) birinci maddesi çşu olmalıdır: 'Sultanlık yanlıları, Atatürk düşmanları, toplumsal alanlarda ahlaka aykırı giyimle çıkanlar, bilime ve ahlaka aykırı yasa isteyen siyasetçiler, vatanın-milletin-devletin-kamunun malını satan siyasetçiler, ahlaka aykırı mekan açanlar, astroloji-medyumluk gibi bilime aykırı şeyler öğretenler idam edilir'.

Bir de şu var: Asgari ücretin 2300 Tl olması ile, yoksulluk içinde olduğu açık olan bir topluma ya da düzene ya da sisteme ya da hayata meymenetin ya da ahlakın ya da vicdanın ya da insancalığın ya da akılın-mantığın egemen olmasını isteyemezsiniz ki bu yoksulluk bin yıl öncesinin 'Evi olan insanın yoksulluğu' ya da 'Kirayı ödeyemeyince icra, haciz gelmeyenin yoksulluğu ya da yolculukların eşek ya da yaya ile yapıldığı ya da avcılıkla, balık tutmakla, otla beslenilebilen ya da 'Suyun parasız olduğu bir dönemin yoksulluğu' değil, 'Evi bile olmayan insanın', belediye otobüsünün bile paralı olduğu-suyun bile paralı olduğu zamanın yoksulluğudur. Yani yoksullukları da karıştırmamak gerekir.

Öteyandan; 'İdam çözümdür' yani 'Öldürmek çözümdür' demek; ölümü çözüm görmek yani cinayetleri ve intiharları haklı görmektir de.


Necdet Gürçiftçi
Bağımsız, özgür, bilimsel, tarafsız, hiçbir dinden olmayan dinli ve bilge
İnternette yayınlandığı zaman: 8.9.20/06.32


Başlık Kategori Yayın Tarihi
TEK DÜNYA SİSTEMİ Felsefe 03.07.2021
İslam niye doğru dindir? İslamofobi Felsefe 20.05.2021
AN VE ZAMAN Felsefe 17.04.2021
Dostluk.. Felsefe 05.04.2021
ERDEMLİ OLMA VE ŞEREFLİ KAYBEDİŞ Felsefe 13.02.2021