KONUT KAPİTALİSTLERİ EKONOMİYİ VE HÜKÜMETİ SIRTLARINDAN MI VURUYOR?

Yanlışların da, kötülüklerin de varlıklarını sonsuz olmasa da sürdürme olanakları vardır ancak yanlışlar ve kötülükler sonunda, katlanılamayacak başka yanlışlara neden olabilirler yani yanlışların da, kötülüklerin de egemenlikleri sonludur, örnek ki çürük binaları 7 şiddetindeki bir deprem yerlebir(yerle bir) eder yani yanlışları yok eden şey ya başka yanlışlardır ya doğrulardır; varlığı sonsuza sahip olan ise doğrudur, doğruluktur ki bu da ancak bilim ve ahlak ile olur, Muhammed'in de, Atatürk'ün de dediği gibi.

6.3.2020 tarihinde internette yayınladığım 'Türkiye'nin dış politikasını spekülatörler yönlendiriyor' adlı yazımda; 'Dolar(dolar) 6.3 Tl'ye çıkacak ve oradan da 6 Tl'ye inecek ve oradan da yine yukarı çıkarılacak, bunun içinde sıpekülatörlerce(spekülatörlerce) büyük bir sorun çıkarılacak' demişdim.

Ve Dolar 7,5 Tl'ye kadar çıktı.

Akp iktidarı gerçek ki ekonomi taktiği olarak doğru yapıyor; ekonomiyi canlandırmak için inşaat sektörüne yönelmesi de doğru, satılamayan konutların satılmasını sağlamak için konut satın almaya yönelik kıredinin(kredinin) faizinin düşürülmesi de doğru idi ancak kapitalist ekonominin büyük ve temel bir yanlışı var: Kapitalistlere dayalı olmak, kapitalistlere kölelik.

'Türkiye'nin dış politikasını spekülatörler yönlendiriyor' adlı yazımdan sonraki bir yazımda da 'Müteahitler kazandıkları paraları ne yapacaklar?' konusuna değinmiştim çünkü onca parayı kasalarında ya da evlerinde saklayacak değiller, bankaya da yatıramazlar çünkü banka faizi gerçek enflasyonun çok altında yani paraları erirgider(erir gider); o yazımda dediğim gibi önce dövize yöneldiler ancak hükümet döviz hesaplarına yönelik birtakım olumsuz kararlar aldı. Ve altın ithalatı aniden yükseldi, ve medyadaki bilgilere göre bu altın ithalatı 'yastıkaltı/yastık altı' denilen yere yönelikmiş yani devletin ithalatı değilmiş. Son zamanda altın fiyatları yükselmekteydi; büyük olasılıkla da bu nedenle konut kapitalistleri kazandıkları paraları altına yatırmakta olabilir.

Şimdi gelelim, konunun devleti yani ülkeyi ilgilendiren yönüne. Hükümet ekonomiyi yani kapitalistleri canlandırmak için inşaat sektörüne yöneldi; konut kapitalistlerinin ellerinde kalan konutların satılmasını sağlamak için para basıp devlet bankalarına verdi, onlar da konut kıredisi faizini düşürüp vatandaşa verdi, vatandaş da alıp konut aldı yani konut kapitalistine verdi, yani işler tıkırtıkır yolunda ve vatandaşın yararına yani bireyler kazançlı; ancak, altın ithalatı demek ülkeden Dolar(dolar) çıkması demek; bu da Dolar kurunu yükseltir, eğer ülkede Dolar bolluğu yoksa ki Türkiye'de açık ki yok; yani hükümet konut kapitalistlerine iyilik yaptı, konut kapitalistleri de paralarını götürüp altına yatırıyorlarsa yani Dolar kurunu yükseltiyorlarsa yani Türkiye'nin dış borçunu(borcunu) yükseltiyorlarsa, konut kapitalistleri de önce Türkiye'ye, sonra da vatandaşa kötülük yapıyorlar demektir çünkü hükümet Otv'yi yükseltmekte yaptığı gibi, öteki vergileri de büyük olasılıkla yükseltecektir ki bunda zararı konut satın alanlar da görecektir yani gerçekte kıredi faizi olarak %0.5 değil gelecek yeni vergiler nedeni ile dolaylı olarak %1 falan ödeyecekler büyük olasılıkla, dış borçu ödeyebilmek için gerekli Dolar'ı dışarıdan satın alabilmek için ki zaten elde kalan konutların satışını sağlamak için devlet bankasılarına(bankalarına) yeterince para bastı yani artık para basabilecek durumda değil.

Yani kapitalist ekonomide kazananlar yine kapitalistler olacaktır, ülke ve vatandaş değil.

Hükümet şimdi ne yapabilir? Büyük olasılıkla altın ithalatında gümrük vergisi oranını yükseltebilir. Bu kez de konut kapitalistleri paralarını saklamak için başka şeylere yönelebilirler ya da hükümet faizi yükseltebilir ki faiz kazanmak için bankaya yatırsınlar. Ancak önerim ki hükümetin burada yapması gereken şey konut kapitalistlerini sanayiye yönlendirmektir yani bilime, teknolojiye ve fabrika kurmaya ya da sanayi kapitalistleri ile ortaklığa çünkü konut işilerinin(işlerinin) artık eskisi gibi olması uzun bir süre pek olanaklı gibi görünmemekte.

Gerçek ki siyaset doğrunun değil, siyasi çıkarın arkasından koşar. Kapitalist ekonomi de 'Beslekargayıoysungözünü/Besle kargayı, oysun gözünü' durumudur. Bu nedenle ki Türkiye de, tüm dünya da; Muhammed'in ve Atatürk'ün de dediği gibi 'Bilim ve ahlak' ile yönetilmelidir, siyasetçilerle ve kapitalistlerle değil.


Necdet Gürçiftçi
Hiçbir dini inançtan ve hiçbir siyasi partiden yana olmayan dinli ve bilge

İnternette yayınlandığı zaman: 4.9.20/05.34


Başlık Kategori Yayın Tarihi
TEK DÜNYA SİSTEMİ Felsefe 03.07.2021
İslam niye doğru dindir? İslamofobi Felsefe 20.05.2021
AN VE ZAMAN Felsefe 17.04.2021
Dostluk.. Felsefe 05.04.2021
ERDEMLİ OLMA VE ŞEREFLİ KAYBEDİŞ Felsefe 13.02.2021