DEVLET BAHÇELİ'DEN İDAM CEZASININ GEREKÇESİ KONUSUNDA MANTIKSIZLIK VE TUTARSIZLIK SAVIM

Mantık ve tutarlılık içiçe ancak farklı şeylerdir. Yani insan mantıklı olabilir ancak tutarlı olamayabilir; tutarlı olabilir ancak mantıklı olmayabilir. Mantık ve tutarlılık birlikte olmalı.

Mhp başkanı Devlet Bahçeli demiş ki 'İdam cezasının hukuk mevzuatımıza tekrar alınması iğrenç ve ilkel suçların işlenmesini caydırabilecektir. Çocukları, kadınları, masum ve mazlumları en aşağılık yöntemlerle hedef alan canilerin, katillerin, insanlık düşmanlarının fiillerine karşılık gelen cezaların adil ve orantılı tespiti milli birlik ve dayanışma şuurunun istikbali açısından zorunluluktur. Bebek katilleri, sapıklar, alçaklar, tecavüzcüler layık oldukları cezalara çarptırılmalıdır '.  Tanımlamak istediği suç 'Cinsel suçlar yani tecavüz,  cinsel nedenli şiddet, ve cinsel nedenli cinayet'. İlginç ki Devlet Bahçeli bu açıklaması Sakarya'daki Uşşaki tarikatı başının 12 yaşındaki bir kız çocuğuna yönelik cinsel suçunun açığa çıkıp medyaya yansımasından, ve Erzurumda, düğünde kayıbolan(kaybolan) 2,5 yaşındaki bir kız çocuğunun düğün yerinden 5 Km uzakta ölü bulunması olayı sonrasında idi yani örnek ki Pkk'nin bir terör eyleminden sonra değil yani açık ki Bahçeli'nin bu konuşması bu iki olay gibi olaylarla ilgili ancak Devlet Bahçeli umutmakta ki öz bebek kardeşlerini, ve öz çocuk kardeşlerini öldürten Osmanlı sultanıları(sultanları) da var ki tepki görmek yerine adları üstelik de kamusal alanlara verilip onurlandırılmaktalar yani bu açık ki Bahçeli kendi isteği ile kendisi çelişkiye düşmektedir öncelikle yani hem çocuk cinayetlerine karşı olmak hem de öz bebek kardeşlerini, öz çocuk kardeşlerini bile öldürtmekten çekinmemiş sultanları baştaçı etmek Türklük adına da, din adına da, Müslümanlık adına da, insanlık adına da, Türk ceza kanunu'ndaki 'Suçluları övmek suçu' adına da, vicdan adına da önemli bir çelişki olmaktadır. Dedikleri gibi: 'İnsan temiz bir dünya istiyorsa, kendisinden yani savunduğu şeylerden başlamalıdır'.

Devlet Bahçeli'nin bu sözleri açık ki siyasetin cehaletinin, mantıksızlığının, tutarsızlığının ve insanlık için çözüm olmadığının ve olmayacağının kanıtlarından biridir; ve siyasetin bilime ve ahlaka da, 'Önce bilim ve ahlak' diyen Muhammed'e de, 'Önce bilim ve ahlak' diyen Atatürk'e de aykırılığının kanıtlarından biridir.

Sorunları ve konuları anlamak da çözmek de önce mantık ile yapılmalıdır, hernekadar(her ne kadar) 'saçma' sanılan ya da 'saçma' olarak algılanan sonuçlar çıksa da çünkü alışkanlık, gelenek, töre, çıkar, önyargı gibi şeyler gerçekleri ve doğruları saçmalık olarak yorumlayabilirler ya da algıyabilirler. Unutmayın ki Galile 'Dünya dönüyor' dediğinde de bu durum toplumunca saçmalık olarak yorumlanmıştı, algılanmıştı.

Suçların nedeni idam cezasının olmaması değildir; suçların çözümü de idam cezası değildir çünkü çözüme aykırı herşey yanlıştır ve toplumlara kötülüktür ki bu durum 'Pire için yorgan yakmak' ve 'Dimyat'a pirinçe giderken eldeki bulgurdan olmak' sözlerinin yalnızca bireysel alanda değil, toplumsal alanda ve devlet yapısında da gerçekleşmesine neden olur.

Devlet Bahçeli şiddete karşı şiddeti çözüm olarak önermiş olmaktadır yani bu durumda açık ki şiddetin nedenini şiddetin olmayışına bağlamak demektir ki bu ancak terör konusunda bu durum doğru olabilir.

Oysa sorunların nedenini de, çözümünü de Muhammed de, Atatürk de açıklamışdı. Sorunların nedeni ülkenin 'bilim ve ahlak' ile yönetilmeyişi, çözümleri de ülkeyi yani devleti 'bilim ve ahlak' üzerine kurmak.

Devlet Bahçeli acaba neden akıldışı-ahlakdışı modaya, akıldışı-ahlakdışı turizıma(turizme), akıldışı-ahlakdışı ünlülere, akıldışı-ahlakdışı medyaya, toplumsal alanlarda ahlakdışı giyim serbestliğine, zinanın suç olmamasına, genelevlere, eşcinselliğe, eşcinsel evlilik serbestliğine, akıldışı-ahlakdışı mekanlara tepki göstermemekte; eğer amaçı(amacı) gerçekten de yanlışa ya da kötüye karşı savaşım ise ya da amaçı Muhammedçilik ya da Atatürkçülük ise ki Dokuz ışık'taki ışıklardan biri de 'Bilimcilik', biri de 'Ahlakçılık'tır.

Öteyandan; Devlet Bahçeli Osmanlı sultanlarının, 'devlet bekası' savı altında; öz bebek kardeşlerini, öz çocuk kardeşlerini bile öldürtme saçmalığına, Türklüğe aykırılığına, Müslümanlığa aykırılılığına, dine aykırılığına, insanlığa aykırılığına, bilime aykırılığına, akıla aykırılığına neden tepki göstermemekte; bu durum da 'iğrenç ve ilkel suçlar' kapsamında değil mi acaba?

Devlet Bahçeli idam cezası istemine gerekçe olarak bir de demiş ki 'Mhp idam cezası meraklısı değildir ancak korku sınırını geçen suç ve suçlularla mücadelenin başarısı için başkaca bir seçenek olmadığı nettir'; açık ki Devlet Bahçeli pısikoloji(psikoloji) konusunda da birikimli değil çünkü Devlet Bahçeli'nin dediği tür suçları gerçekte deliler işler ki deli de ancak sarhoştan korkar; ancak Devlet Bahçeli'nin idam cezası isteği bir başka gerçeği de ortaya koymaktadır çünkü 'Dini inançın suçları önleyeceği' savını çürütmüş olmaktadır çünkü görülmekte ki tarikat ve cemaat örneklerinde olduğu gibi, üstelik de çocuklara yönelik cinsel suçlara tarikatlarda ve cemaatlerde de rastlanmakta ki araştırma yapılırsa cinsel suçları işleyenlerin alayının dini inançlı oldukları görülür büyük olasılıkla; yani açık ki Devlet Bahçeli'nin, idam cezası isteği, 'Dini inanç suçları önleyemez' de demek ki öyle ise okullarda din kültürü dersi neden veriliyor? Öteyandan; bu suçları işleyenler alayı da büyük olasılıkla Türk yani Türkiyeli de yani demek ki Türk olmak da işe yaramıyor. Yani açık ki Devlet Bahçeli hem kendi çelişkisini hem milliyetçiliğin çelişkisini hem dini inanççıların çelişkisini hem de sistemin çelişkisini farkında olmadan ortaya koymakta çünkü doğru çözüm Muhammed'in de, Atatürk'ün de dediği gibi yalnızca 'Bilim ve ahlak'ta.

Anlaşılan ki Devlet Bahçeli ya korona salgını ve dış sorunlar karşısında başarısızlığa düşmüş Akp iktidarını kurtarmaya ya da Mhp'ye oy toplamaya çalışmaktadır çünkü savı ne mantıklıdır, ne tutarlıdır, ne bilimseldir, ne gerçekçidir.

Gerçek ki hem şiddete karşı olup hem de idam cezasını savunmak, istemek şiddete karşı şiddeti istemektir yani toplumu şiddetten uzaklaştırmak isterken şiddete yönlendirmektir çünkü açık ki idam cezası istemek de şiddet yanlılığıdır.

Önerim ki Devlet Bahçeli suçlar konusunda bilimsel öneri üretmek istiyorsa 'ilkel ve iğrenç suçlar' dediği suçları işleyenlerin hangi dini inançtan, hangi milliyetten, ve Cumhur ittifakı-Millet ittifakı açısından hangi ittifak yanlısı olduklarını da araştırtmalıdır; ve devletin, ülkenin Muhammed'in de, Atatürk'ün de istediği gibi 'Bilim ve ahlak' üzerine kurulmasını istemelidir.

Devlet Bahçeli'ye önerim ki önce akıldışı-ahlakdışı modaya, akıldışı-ahlakdışı turizıma(turizme), akıldışı-ahlakdışı ünlülere, akıldışı-ahlakdışı medyaya, akıldışı-ahlakdışı mekanlara tepki göstermeli çünkü cinsel suçlar akıldışı-ahlakdışı şeylerdir, ahlaksızlıktır zaten; yani ülkedeki ahlakdışılığa tepki göstermeden, bir başka ahlaksızlığa tepki göstermek haklı olsa da mantıklı değildir.

Gerçek ki siyaset yanlış ve kötü yöne gidiyor çünkü ülkedeki astroloji serbestliğinden, zina serbestliğinden, eşcinsellik ve eşcinsel evlilik serbestliğinden, akıldışı-ahlakdışı moda serbestliğinden, akıldışı-ahlakdışı ünlü bolluğundan, turizımın akıldışı-ahlakdışı halinden, akıldışı-ahlakdışı mekan bolluğundan da belli olduğu gibi, Muhammed'in de, Atatürk'ün de dediği gibi, 'Bilim ve ahlak'a gitmiyor.

Devlet Bahçeli'nin bu hali açık ki siyasetin ve siyasetçinin çözüm olmadığının ve olmayacağının; tek çözümün Muhammed'in de, Atatürk'ün de dediği gibi 'Bilim ve ahlak' olduğunun da kanıtlarından biridir.


Necdet Gürçiftçi
Hiçbir dini inançtan ve hiçbir siyasi partiden yana olmayan dinli ve bilge
İnternette yayınlandığı zaman: 4.9.20/06.05


Başlık Kategori Yayın Tarihi
TEK DÜNYA SİSTEMİ Felsefe 03.07.2021
İslam niye doğru dindir? İslamofobi Felsefe 20.05.2021
AN VE ZAMAN Felsefe 17.04.2021
Dostluk.. Felsefe 05.04.2021
ERDEMLİ OLMA VE ŞEREFLİ KAYBEDİŞ Felsefe 13.02.2021