DENİZ GEZMİŞ'İN İSİMİ PARKTAN KALDIRILMALI SAVIM

Tüm siyasi partiler yani siyaset gibi Chp de akıl-mantık açısından tuhaf bir durumda.

Dinci geçinen Akp'nin nasıl ki dini tanımlayan Din hadisileri ile ilgisi yoksa; kendini Atatürkçü olarak tanımlayan Chp'nin Atatürk ile ilgisi yok gerçekte.

Chp yönetimindeki İstanbul büyükşehir belediyesi 'Deniz Gezmiş parkı' verdiği bir parkı açacakmış. Yani, Chp 'Önce ilim(bilim) ve ahlak' diyen Atatürk'ün dediği gibi bilime ve ahlaka sarılmak yerine; 'Türk birliği'nin birgün mutlaka gerçekleşeceğine inanıyorum' diyen Atatürk'ün dediği gibi, Avrupa birliği yerine 'Bilim ve ahlak içindeki bir Türk birliği' peşinde koşmak yerine; yapa yapa, bir parka Deniz Gezmiş'in isimini koymakta, Deniz Gezmiş'in arkasına sığınmaktadır.

Chp öyle akıldışı, mantıkdışı yani keyfi bir durumda ki, örnek ki Chp'li Chp'li Öztrak 'ASkp hükümetini darbe ile değil seçim ile devireceğiz' diyen, Abd başkan adayı Joe Biden'a tepki gösterip 'Erdoğan'ın değirmenine su taşımaktan vazgeç' demiş oysa Chp'li bir belediyenin bir parka 'Deniz Gezmiş' adını vermesi Akp'nin değirmenine Biden'dan daha çok su taşır.


Savım ki kamusal alanlara da, kamusal kurumlara da sultan, padişah, hükümdar, siyasetçi, kapitalist ve akıldışı-ahlakdışı sanatçı/ünlü adları koyulmamalıdır. Halkın ya da toplumun bir kişiyi sevmesi; o kişinin baştaçı yapılması için yeterli değildir; baştaçı yapılan kişi bilimsel ya da ahlaklı ise onu baştaçı yapmak anlam, doğruluk, hak kazanır, bu nedenle akıldışı ya da ahlakdışı ya da bilimdışı ya da bilim düşmanı ya da demokrasi düşmanı ya da laiklik düşmanı ya da Atatürk düşmanı ya da ahlak düşmanı ya da barbar, vahşi, vicdansız kişilerin ya da ünlülerin isimlerinin toplumsal alanlara da, kamusal alanlara da koyulması yanlıştır.

Deniz Gezmiş vatansever ya da yurtsever de olsa, Atatürkçü de olsa, Abd karşıtı da olsa, iyi biri de olsa; ülkesi ya da vatanı ya da toplumu ya da insanlık için doğru ve iyi birşey yapmış da olsa isimi toplumsal alanlara da, kamusal alanlara da koyulmamalıdır ya da koyulmuşsa kaldırılmalıdır.

Neden?

Çünkü bu kişi eğer bilimci ya da akademisyen ya da düşünür(filozof) ya da alim ya da bilge ya da bilim-ahlak için yazar ya da bilim ve ahlak ile anılan bir sanatçı ya da bilim ve ahlak ile anılan bir ünlü olsa idi sorun yoktu ancak bu kişi silah, terör, Thko ile anılan bir kişidir yani felsefe, bilim, ahlak, din gibi topluma ya da insanlığa örnek şeylerle anılan biri değildir oysa gençliğin de, toplumun da, insanlığın da felsefe, bilim ve ahlak olarak doğru örneklere gereksinimi var; bu nedenle ki Atatürk bile 'Benim sözlerimle bilimin sözleri çelişirse beni değil bilimi dinleyin' dedi ki bu 'Benim hayatım, benim yaptıklarım, benim zevklerim ile ahlak çelişirse beni değil ahlakı dinleyin' de demektir çünkü Atatürk yalnızca 'Önce bilim' demedi, 'Önce ahlak' da dedi.

Deniz Gezmiş kendisinin de yanlış yolda olduğunu anlamış ve kardeşine, idam edilmeden önce vasiyet olarak şunu demiş: 'Bilimle uğraş, bilimci ol, benim gittiğim yol yanlış.'.

Gerçekten de; kendisini 'Atatürkçü' olarak tanımlamasına karşın Deniz Gezmiş ve yandaşları Atatürk'ü anlamadılar çünkü Atatürk'ü yalnızca 'Emperyalistlere karşı savaşan bir insan' olarak düşündüler oysa Atatürk gerçekte 'Önce bilim ve ahlak' idi; bu nedenle ki öldürülen Anzac askerleri için 'Onlar da bizim evladlarımız' dedi yoksa gerçekte onlar da emperyalistlerin araçları idiler yani Atatürk'ün temel, öz özelliği 'Emperyalizıma(Emperyalizme) karşı olmak değil; bilimcilik ve ahlakçılıktır' ancak görülmekte ki özelde Chp'de, genelde ise Atatürkçülerde ne bilimsellik var, ne ahlakçılık çünkü sigaraya, içkiye, toplumsal alanlarda ahlakdışı giyime, ahlakdışı pılajlara(plajlara), eşcinselliğe, zinaya karşı bir amaçları yok.

Açık ki ne Müslümanlar dini tanımlayan Din hadisileri'ni yani Muhammed'i anlayabilmişler, ne de Atatürkçüler Atatürk'ü anlayabilmişler; Müslümanlar Muhammed'e aykırı, Atatürkçüler Atatürk'e aykırı, ezbere bir hayat içindeler.

Yani adam kendini kendisi yanlışlamışken siz onu nasıl doğrularsınız?

Çözüm siyaset de, özel sektör de, sevgi de, aşk da, Avrupa birliği de, İstanbul sözleşmesi değil; çözüm 'Bilim ve ahlak'.


Necdet Gürçiftçi
Hiçbir dini inançtan ve hiçbir siyasi partiden yana olmayan dinli ve bilge
İnternette yayınlandığı zaman: 20.8.20/13.45