ÜNİVERSİTEDE İNŞAAT MÜHENDİSLİĞİ FAKÜLTESİ VE HUKUK FAKÜLTESİ OLMAZ SAVIM

Cehalet ne sözcüklere özen gösterir, ne tutarlılığa; kafasına ya da nefsine ya da çıkarlarına göre davranır. Mantığın dünyası gibi mantıksızlığın dünyası da sonsuz ve sınırsızdır yani mantıksızlık kendikendine yok olmaz. Cehalet her yaptığını doğru sanır.

Siyaset de, özel sektör de cehalettir.

Üniversite demek için önce bu sözcüğün anlamına bakmak gerekir. Üniversite sözcüğünün Türkçe anlamı 'Evrensel' demektir ki bu da 'Bilim' ile birliktedir yani evrene boşboş bakmak içerikli değil. Yani üniversite demek evren, bilim ve insanlık demektir. Yani üniversite hem insanlık için, hem de bilim için üretim yapar. Yani üniversite önce 'Felsefe' ile başlar ancak felsefe tarihi/mazisi/geyiği/laklakı değil, felsefe bilimi.

İnşaat mühendisliğinin fakülte olması yani üniversite kavramı içinde yer alması üniversite kavramına aykırıdır yani yanlıştır. Neden? Çünkü inşaat bilimle ilgisi olmayan birşeydir; yalnızca bilimin ve teknolojinin sonuçlarından yararlanan birşeydir yani inşaat mühendisliği bilime birşey vermez, inşaat mühendisliğinin amaçı bilim değil inşaat yapmaktır. İnşaat mühendisi ne yapar; gider bir inşaat şirketinde yani kapitalistinde ya bir mütahitin(müteahhitin) yanında ya da bir kamu kurumunda yani sisteme, düzene ait bir işte çalışır yani inşaat mühendisinin amaçı(amacı) bilime hizmet değildir oysa üniversite demek bilim, bilim demek de bilime hizmettir; bu nedenle ki zaten bugün inşaat mühendisilerinin yaptıkları inşaat işini dün ilkokul mezunu inşaat ustasıları yapıyordu. Yani örnek ki Türkiye'deki İzmir ilinde yapılan bir apartmanın Abd'deki insanlara ne yararı var; oysa bilim heryerde insanlığa ve bilime yararlıdır; örnek ki İzmir'de bir dağ köyünde bir fizikçinin fizik çalışmasının sonuçları hem fizik bilimine, hem de tüm insanlığa yararlıdır oysa aynı köyde bir inşaat mühendisinin yaptığı muhtarlık binası ne bilime ne insanlığa yarar sağlar. Yani örnek ki bir bina 5 katlı da, 10 katlı da yapılabilir; bir arsaya apartman da, iş yeri de, okul da, park da yapılabilir, binayı kırmızıya da, maviye de, sarıya da boyayabilir, yani yapılsa da yapılmasa da bilime yani gerçeklere ve doğrulara bir katkısı olmaz yani inşaat işi keyif işidir, bilim ise keyif işi değil gerçekleri ve doğruları bulmak işidir.

Hukuk fakültesi de aynı durumda çünkü var olan durumu ile hukuk da bilim değil çünkü yasaları yani hukukları siyasetçiler yapıyor ya da yaptırıyorlar; ve bilime ve insanlığa göre değil, çıkarlarına göre yapıyorlar, yaptırıyorlar; bu nedenle ki bir de 'Evrensel hukuk' diye birşey türemiş, hukuku bilim yapmak yolunda bir yönelim olarak. Yani örnek ki bilimde '4X8=57' yazılamaz ancak hukukta siyasetçiler birşeyi isterlerse suç yapabilirler, isterlerse serbest yapabilirler oysa üniversite demek bilim demektir, bilim demek de mantık, tutarlılık ve ciddiyet demektir.

Bu nedenle savım ki inşaat mühendisliği, hukuk, mimarlık, işletme, turizım(turizm), otelcilik, aşçılık, demircilik, marangozluk, hayvancılık, muhasebe, sanat, medya, gazetecilik, reklamcılık, moda, çocuk bakıcılığı, hayvan bakıcılığı, öğretmenlik gibi bilim, alimlik, alimelik değil de meslek, iş, para kazanma yolu öğreten şeyler üniversite kavramı, dünyası ve çatısı içinde yer alamazlar; bunlar ancak 'Yüksek meslek lisesi' olabilirler.

Yani 'Üniversite okumuş, bitirmiş' denilen insan; felsefe, bilim, bilimsellik, ahlak, ahlakçılık, nefssizlik, kuramcılık(teorisyenlik), yüksek genel kültür, evrensellik, insanlığa hizmet, inziva, alimlik, alimelik, bilgelik, erdem ve soyutluk içinde olmalı. Yani gerçek, doğru üniversite de, üniversite okumak da, üniversite bitirmek de öyle kolay şey değil.

Biryerde bilime hizmet yoksa orada üniversite yoktur; bir üniversitede ahlak yoksa o üniversite yanlış üniversitedir.


Necdet Gürçiftçi
Hiçbir dini inançtan ve hiçbir siyasi partiden yana olmayan dinli ve bilge
İnternette yayınlandığı zaman: 20.8.20/13.32

(Öteki yazılarım 'siir-defteri.com' sitesinde okunabilir)