FATİH SULTAN MEHMET ÜNİVERSİTESİ'Nİ İNCELEMEM

Türkiye'deki üniversiteleri felsefe, mantık, bilim ve din açısından inceleyen yazı dizim var ancak uzunca bir süredir durmuştu.

Şimdiki üniversite incelemem Fatih sultan Mehmet' üniversitesi.

Herşeyden önce savım ki 'Vakıf üniversitesi' olan üniversiteler de, Özel üniversite' denilen üniversiteler de kapatılmalı, yasaklanmalı çünkü üniversite demek bilim demek, vakıflar ise ortada ki Osmanlıcılık, Arabçılık, siyaset, bilimdışılık gibi amaçlar yani bilimdışılık içindeler ya da demokrasi, laiklik, çağdaşlık, özgürlük diye ahlaka aykırı bir dünya amaçındalar(amacındalar). Eğitim de, sağlık da, savunma da, ekonomi de devlete ait olmalı; devlet de bilimsel ve ahlakçı olmalı; bu nedenle ki Muhammed de, Atatürk de 'Önce ilim(bilim) ve ahlak' dedi.

Bu üniversiteyi üç bölümde inceleyeceğim.

Birinci bölüm bu üniversitenin adının niceliği yani yazımı ile ilgili. Üçüncü bölüm adının niteliği yani içeriği yani anlamı ile ilgili. Üçüncü bölüm ise içeriği ile ilgili.

A- ADININ NİCELİĞİ, YAZIMI İLE İLGİLİ OLARAK:
1- 'Mehmet' değil 'Mehmed' olmalı.

B- ADININ NİTELİĞİ, ANLAMI İLE İLGİLİ OLARAK:
1- Üniversitenin adından da açık ki bu üniversitenin ya da bu üniversiteyi kuranların İslamiyet dini inançının nitel-soyut içeriği ya da dinin tanımı ile ilgili pek bilgileri ya da ilgileri yok yanı bu üniversite sırf siyasi amaçlı kurulmuş ya da bilimdışı ve dinin tanımını bilmeyenlerce ya da Osmanlıcılarca kurulmuş yani Atatürk, demokrasi, laiklik ve bilimsellik karşıtlarınca kurulmuş gibi görünmekte.

Neden?

Çünkü:
1- Dini tanımlayan Din hadisileri der ki 'Sultanlarla düşüpkalkan(düşüp kalkan) alimler bile hırsızdır.' yani İslamiyet dini inançı da, din de sultanlık gibi şeyleri dışlar, İslama ya da dine aykırılık sayar. Yani hem Müslüman, İslamcı olup hem de üniversitenin adını bu hadise aykırı olarak koymak ya cehalet ye siyaset ye kibirdir ki üçü de dini tanımlayan Din hadisileri'ne aykırıdır.
2- Sultan Fatih; 2 yaşındaki öz erkek kardeşini yani bir çocuğu öldürtmüş, ve kendisinden sonra da iktidara gelen sultanların kendi öz bebek kardeşlerini, kendi öz çocuk kardeşlerini bile öldürtmelerinin yolunu, önünü açmıştır ki ister devlet bekası için olsun, ister başka amaçla olsun bebek, ocuk öldürtmek de, öldürmek de Türklüğe de, İslamiyet dini inançına da, dini tanımlayan Din hadisileri'ne de, Muhammed'in kişiliğine de, bilime de, insanlığa da aykırıdır. Bu durumda açık ki bu üniversiteye, adını neden böyle koyduğunun; üniversitenin bu amaçının ne olduğu sorulmalıdır çünkü durum dine de, Türklüğe de, Müslümanlığa da, dinliliğe de, bilime de, insanlığa da, vicdana da, medeniliğe de, akıla mantığa da aykırı.

Öteyandan; bu üniversite ya da kurucuları ya da sahipleri 'İstanbul'un fetihi kıyamet alametidir' hadisini de bilmiyor olmalılar. Muhammed neden böyle birşey demiş olabilir? Bnun nedeni, büyük olasılıkla; Batı demek nefs yani hem en büyük cehalet olan, hem kötülüklerin nedeni ve amaçı olan, hem önce akılı, sonra da ahlakı ve vicdanı yok eden; hem de dinin en büyük düşmanı olan şey olmasındandır çünkü o zamanlar da Batı demek nefs, ahlaksızlık, akıldışılık, insanlıkdışılık, ve zenginlik demek idi. Bu hadisten bir de Muhammed'in yani İslamiyet'in fetihe de karşı olduğunu anlıyoruz ki Mekke'nin fetihi ile İstanbul'un fetihi farklı ve ilgisiz şeylerdir çünkü Mekke zaten Muhammed'in ve Müslümanların kendi vatanları idi, oysa İstanbul Türklerin de, Müslümanların da vatanı değildi.

Gerçek ki İslamiyet dini inançını da, dini de, Muhammed'i de anlamak, öğrenmek için önce dini tanımlayan Din hadisileri'ne bakmak zorunludur.

Yani yalnızca adına bakmakla bile bu üniversitenin Türklükle de, Müslümanlıkla da, dinle de, bilimsellik ile de ilgisinin olmadığı düşünülür.

Yani, düşünün ki bu üniversitenin daha kapısında, girişinde adına bakılınca; sultanların öldürttükleri bebeklerin, çocukların çığlıkları, acıları, gözyaşları, kanları gözönüne gelir, durumu bilenler açısından. Yani, ben, beni sınavsız da alsa, ayda 10 bin Tl maaş da verse, böyle bir üniversiteye ne öğrencilik, ne akademisyenlik yaparım.

Gelelim 3. bölüme.

C- ÜNİVERSİTENİN DURUMU:
1- Reklamları: Bu üniversitenin internetteki tanıtımlarında(reklamlarında) görülmekte ki bu üniversite Osmanlıcılık ve İslamcılık taslamasına karşın, başları açık, uzun uzun saçlı, belli ki saçlarını kendilerine tabu, amaç, fetiş, övünç, gurur, onur edinmiş gibi görünen, saç bağımlısı gibi görünen öğrenci bayanlar da var; şampuan şirketilerinin(şirketlerinin) televizyondaki akıldışı, saç bağımlılığı, saç takıntısı ve saç fetişi yaratan tanıtımlarının etkisinde kalmış ki üniversite demek önce akıl-ruh sağlığı demektir ki saç teşhirciliği de, bebeklerin-çocukların öldürülmesine hoşgörü ile bakmak da buna aykırıdır.

Bu üniversitenin internet sitesinin başında 'Merak ettiğin herşey burada' yazıyor. O zaman sormalı; Türklükte de, İslamiyet'te de, dinde de, bilimde de, insanlıkta da bebek ve çocuk öldürtmek/öldürmek yok iken, Fatih ve sonraki sultanlar neden öz bebek kardeşlerini, öz çocuk kardeşlerini bile öldürtmüşler, ve bu üniversite böyle bir töreyi yaratan sultanın adını neden adı yapmıştır; ve 'Devlet bekası' diye bebekler, çocukları öldürten Osmanlı hanedanlığı devleti yok olmuşken, öz bebek kardeşlerini, öz çocuk kardeşlerini öldürtmeyen Avrupa devletleri neden şimdi ayaktadır? Sitenin başında bir de 'Hikâyene başla' yazıyor; öncelikle şunu derim ki üniversite demek hikaye yazmak, hikaye değil bilime ve insanlığa hizmet yeridir ki bu sözün, Akp'li cumhurbaşkanı sözcüsü Akp'li kişinin 'Kendi hikayemizi yazacağız' sözü ile ilginç bir benzerlikte. Neyin hikayesini yazacaksın; Osmanlı'nın mı demokrasinin ve laikliğin mi; bilimin mi, dini inançın mı?

Bu üniversitenin internet tanıtımlarında türbanlı yani İslamcı bayanlar da var ancak bunların nasıl olup da adı 'sultan' yani Din hadisileri'ne yani İslamiyet'e aykırı olan; ve bebeklerin ve çocukların öldürülmesi fetvasını çıkartan, ve iki yaşındaki öz bebek kardeşini de öldürtmüş bir sultanın adına sahip olan üniversiteyi İslam'la, dinle yanyana getirebilmekteler anlamak zor. Bu üniversitenin tanıtımlarında bir de dediğim gibi başı açık, saçları neredeyse bellerine kadar uzun yani kendilerini çağdaş sanan bayanlar da var ki onların da adında 'sultan' olan, ve bebeklerin ve çocukların öldürtülmesinin önünü açmış, ve iki yaşındaki öz bebek kardeşini bile öldürtmüş bir sultanın adının olduğu bir üniversiteyi çağdaşlıkla nasıl birleştirebilmekteler, bunu da anlamak zor; kuşkusuz ki tanıtımlarda 'çağdaş' takılmış bay öğrencilerin de.
2- Üniversitenin internet sitesine bakalım:
A- Üniversitenin internet sitesinde 'Değer verir' yazıyor. Peki neye değer verir? Sormak gerekir ki; örnek ki iki yaşındaki öz bebek kardeşini öldürten; bebeklerin ve çocukların öldürtülmesinin önünü açan bir sultanın adına sahip bir üniversite vicdana ve merhamete değer verebilir mi? Sultanlığı baştaçı eden bir üniversite demokrasiye, bilime, bilimselliğe, akıla, mantığa, zekaya, akıl-ruh sağlığına, felsefeye, Din hadisileri'ne, Türkçeye, ve Atatürk'e yani dine değer verebilir mi?
B- Sitenin 'ÜNİVERSİTEMİZ-KALİTE' bölümünde 'Misyon, vizyon, organizasyon, strateji, plan' yazıyor; bu sözcüklerin Türkçeleri yokmuş gibi, yani daha en başta görülmekte ki bu üniversite Türkçeye önem, değer vermiyor görünmekte; Türkçeye önem, değer vermemek Türkiye'ye ve bilime önem, değer nasıl verecek? 'KALİTE' bölümündeki 'Vizyon' bölümünde üniversite 'vizyon'unu şöyle açıklamış: 'Vizyonumuz, ürettiği bilgiyi ülke ve insanlık yararına kullanan, nitelikli araştırma ve geliştirme çalışmaları yapan, evrensel düzeyde eğitim veren yenilikçi bir akademik kurum olmaktır.'; bakın 'Bilimsel ve ahlakçı bir toplum ve ülke yaratmak; düşünür, alim, alime, bilge yaratmak' yok, kaldı ki adındaki durumdan dolayı bunları zaten nasıl yapabilir?

Üniversitenin 'Misyon' bölümüne göre 'Misyon'u şu imiş: 'Misyonumuz, eleştirel ve çözüm odaklı düşünebilen, bilgi, yetenek ve imkânlarını sürekli geliştiren, insani, ahlaki değerlere ve farklılıklara saygılı, üretken bireyler yetiştirmek, çok disiplinli araştırmalar ile medeniyet değerlerimiz ışığında bilim ve sanat dünyasına özgün katkılar sağlamaktır.'; bakın yine ' Bilimsel ve ahlakçı bir toplum ve ülke yaratmak' yok. 'Eleştirel ve çözüm odaklı' diyor ancak ' 'Bilimsel' demiyor, konunun 'Çözüm odaklı' yönü de olsa olsa özel sektöre yani kapitalistlere yani sisteme yani düzene hizmettir. 'İnsani değerlere saygılı' diyor; peki adındaki durumdan dolayı bu üniversite 'İnsani değerler'e nasıl saygılı olacak, ve 'İnsani değerler'e saygılı insanlar yetiştirecek acaba? 'Ahlaki değerlere saygılı' diyor; büyük olasılıkla 'ahlak'tan anladığı da kendi dini inançına(inancına), töresine, geleneğine, göreneğine, tabusuna ait şeylerdir yani 'Ahlak zekanın, akılın, mantığın, beyinin, ruhun, özgürlüğün, felsefenin, bilimin, akıl-ruh sağlığının, medeniliğin, insanlığın, evrimin, evrenin en üst nitel soyut aşamasıdır' tanımıma uygun ahlak değil de. 'Farklılıklara saygılı' diyor ki bunun içine eşcinsellik de, akıldışı-ahlakdışı moda, akıldışı-ahlakdışı giyinmek de, sigara da, içki de yani ahlaka aykırı herşey de girer ki bu durum da hem ahlaka, hem de dine aykırıdır yani bu açıklama büyük olasılıkla 'öğrenci çekmek' için olmalı ya da hukuka uygun görünmek için çünkü 'ahlak' ahlaka aykırı şeylere saygı göstermemeyi, karşı olmayı da içerir ve gerektirir.

Sitenin 'Değerlerimiz' bölümünde ise: '1- İnsani, ahlaki, manevi değerlere bağlılık, 2- Bilimsel ve akademik özgürlük, 3- Adalet, hak ve hakkaniyete riayet, 4- Liyakat, 5- Güvenirlilik, 6- Üretkenlik, 7- Paydaş memnuniyeti, 8- Katılımcılık, 9- Çözüm odaklılık, 10- Şeffaflık, 11- Toplum sorunlarına duyarlılık.' denilmiş. Bunların birkaçını eleştirmek isterim: Bu üniversite açık ki dini tanımlayan Din hadisileri'ni bilmediği gibi 'özgürlük' sözcüğünün anlamını da bilmiyor ve özgürlüğü 'serbestlik' ile karıştırıyor çünkü savım ki özgürlük 'Özde bilime ve ahlaka uygunluk' demektir ki 'sultanlık' yani Osmanlıcılık taslayan bir üniversite açık ki serbestlikle de, özgürlükle de çelişki içinde olur. 'riayet, liyakat' diyor, Türkçeleri yokmuş gibi ancak 'misyon, vizyon' demeyi de iyi biliyor. 'Güvenilirlik' diyor; peki iki yaşındaki bebek kardeşini öldürten, ve bebeklerin ve çocukların önünü açan sultanlığı, Osmanlı hanedanlığı'nı savunan, baştaçı eden, öven, onurlandıran, gururlandıran bir üniversiteye nasıl güvenilir; isim mi yoktu ülkede? 'Toplum sorunlarına duyarlılık' demiş; peki ülkeye demokrasi, laiklik, ahlakçılık, nefssizlik ve bilimsellik gerekli, ne olacak; bu üniversite bunların yanında olacak mı?

Bu üniversitenin 'AKADEMİK-FAKÜLTE' bölümünde ise şu fakülte de var: 'İslâmî İlimler Fakültesi'. Anlaşılan ki bu üniversite, Muhammed'in ya da İslamiyet'in 'ilim' sözcüğünden 'bilim'i anlattığını; 'İlim Çin'de de olsa gidip öğrenin' hadisinin de bu anlama geldiğini de, bilimde 'İslami bilimler/ilimler' diye bir bilim olmayacağını; bilimin başka şey, dini inançın başka şey olduğunu, bilimin dini inança zıt ve karşı olduğunu anlamamış durumda henüz; 'bilim' sözcüğü yeni türetilmiş bir sözcüktür, bu nedenle ki Atatürk de 'bilim' değil 'ilim' diyordu yani 'bilim'i anlatmak istemeyen 'ilim' yanlış yoldadır; bilime de, dine de aykırı yoldadır.

Bu üniversitenin, Türkçe konusunda, sözcük dışında bir başka sorunu da var: 'Şapkalı a/A'lar. Bu üniversite demek ki henüz Din hadisileri'ni, bilimin anlamını, demokrasiyi, laikliği, Atatürk'ü, Muhammed'i anlamamış olduğu gibi Türkçeyi de iyi anlamamış durumda çünkü 'Türkçede şapkalı harf yok'. Nedir yani 'İslâmî, vâkıf, imkân, hikâye ' gibi şapkalı harfler yazmaklar, Türkçeye duyarsızlık, Türkçeye saygısızlık, Türkçeye yabancı kültür pompalamak?

Bu üniversitenin kurucularına bakıldığında ise şunlar görünmekte: '1- Fatih Sultan Mehmet Han Vakfı, 2- Sinan Ağa bin Abdurrahman Vakfı, 3- Nurbanu Valide Sultan Vakfı, 4- Hatice Sultan Vakfı, 5- Abdullahoğlu Hacı Abdülaziz Ağa Vakfı' yani sultanlar ve ağalar; böyle üniversite, böyle bilim mi olur? Açık ki bu üniversite bilim, ve Din hadisileri amaçlı değil de Osmanlı, sultan, ağa, siyasi, ve dini inanç amaçlı. Cami ya da sebil çeşmesi değil ki bu bir üniversite; ne bu sultanlar, ağalar, hükümdarlar, beyler falan? Önce 'üniversite ve bilim' kavramlarına saygı.

Üniversite demek 'Sebil çeşmesi' demek değil ki içinde sultanlar, ağalar, beyler olsun; üniversite(üniversal) demek evren, bilim, bilimsellik, mantık, tutarlılık, insanlık, ahlak, sevgi, vicdan, merhameti, duygu, insancalık gibi şeyler demektir. Bu üniversitenin durumundan görülmekte ki bu üniversitenin bilim ile de, bilimsellik ile de, Türkçe ile de, demokrasi ile de, laiklik ile de, özgürlük ile de, insancalık ile de, dini tanımlayan Din hadisileri ile de ilgisi ya da yakınlığı tartışılmaya çok açık bir durumda. Açık ki bu üniversite gerçek, doğru üniversite kavramı ve anlamı ile ilgisiz bir üniversite; amaçı da bilimci, alim, alime, bilge yetiştirmek değil Osmanlıcılık, Arabçılık, demokrasi karşıtlığı, laiklik karşıtlığı, Atatürk karşıtlığı, ve siyaset yapmak gibi görünmekte.


Necdet Gürçiftçi
Hiçbir dini inançtan ve hiçbir siyasi partiden yana olmayan dinli ve bilge
İnternette yayınlandığı zaman: 20.8.20/13.40

(Öteki yazılarım 'siir-defteri.com' sitesinde okunabilir)