Osmanlı'nın devlet bekası diye bebek ve çocuk öldürtmesini savunmanın Türklüğe ve dine aykırılığı

Sultan Fatih Mehmed'in fermanı ile Osmanlı hanedanlığı 'devlet bekası' savı ile, sultanların öz bebek kardeşlerini ve öz çocuk kardeşlerini öldürtme hakkı ya da serbestliği ya da buyuruğu verilmiş ya da Osmanlıcılar Osmanlı hanedanlığı'nın bu öldürmelerine böyle bir neden, gerekçe, kılıf uydurmuş; ne olursa olsun bu durum Türklüğe de, dine de, insanlığa da, mantığa da aykırıdır.

Neden aykırıdır?

Çünkü:
1- Bebek, çocuk öldürmek ya da öldürtmek Türklüğe aykırıdır, Türklüğe yakışmaz; 'Ben Türküm' demeye yakışmaz.
2- Bebek, çocuk öldürmek ya da öldürtmek dine de aykırıdır. Bu nedenle ki Muhammed Arabistan'ı yani devletin bekasını kendi çocuklarına, kendi torunlarına yani kendi soyuna değil, İslam'ın o dönem en ileri gelen kişilerine teslim, emanet etmiştir; bu nedenle ki Muhammed 'Alimler peygamberlerin varisleridir' demiştir. Öteyandan(Öte yandan) zaten sultanlık, hükümdarlık gibi şeyler dine aykırıdır; bu nedenle ki Muhammed 'Sultanlarla düşüpkalkan(düşüp kalkan) alimler bile hırsızdır' yani 'dinsizdir' demiştir ki buradan sultanlık, hükümdarlık gibi şeylerin de dine aykırı olduğu anlaşılmakta.
3- Osmanlı imparatorluğu devleti zamanındaki Avrupa devletleri, hükümdarları devlet bekası diye bebek kardeşlerini, çocuk kardeşlerini öldürtmemelerine karşın günümüzde de varlıklarını sürdürmelerine karşın sultanların devlet bekası diye öz bebek kardeşlerini, öz çocuk kardeşlerini, öz annelerini, öz babalarını, öz evladlarını bile öldürtmeleri Osmanlı imparatorluğu devleti, yine devlet bekası diye, özürlü, çelimsiz, cılız, hasta bebekleri öldüren Sıpartalılar(Spartalılar) gibi dünyadan yok olmuştur ki buradan da vicdana aykırı devlet türünün tarihte, dünyada yeri olmadığı görülmekte, açık ki Almanya da Hitler'i dışlamasa idi yok olacaktı.

Mısır firavunu da 'devlet bekası' diye yeni doğmuş bebekleri öldürtdü idi; doğru mu yaptı? Öyle ki bebek Mose'yi(Musa'yı) bile öldürtecekti. Açık ki bebek, çocuk öldürmek de, öldürtmek de; bunları savunmak da; Türklüğe de, dine de, insanlığa da, akıl-ruh sağlığına da aykırıdır.

Gerçek ki Osmanlı hanedanlığı devleti'nin temel yanlışı(hatası) hem dini tanımlayan, 'Din bilim(ilim/ilm), ahlak, vicdan, merhamet, medenilik' diyen Din hadisileri'ne ve Türklüğe de, insanlığa da, akıla da aykırı davranması, hem de devleti Muhammed'in de dediği gibi alimlere değil çocuklarına, torunlarına yani soyunasopuna(soyuna, sopuna) etmesidir, teslim etmesidir, bırakmasıdır, emanet etmesidir, düşünün ki küçücük çocuklar bile sultanlığa getirildi, ki Atatürk de zaten Osmanlı hanedanlığı'nın karşıtı yani 'Bilim, ahlak, vicdan, merhamet, medenilik' demektir.

Sonuç olarak ki Osmanlı hanedanlığı devleti'nin ne devlet bekası için bebekleri, çocukları, anneleri, babaları öldürtmesi doğrudur, ne de devleti alimler yerine soyunasopuna bırakması. Açık ki Osmanlı hanedanlığı'nın amaçı Türklük de, din de, vatan da, millet de değil, kendi iktidarı imiş. Bu nedenle ki Siyasi İslamcılık da, Osmanlıcı siyaset de akıl olarak da, Türklük olarak da, insanlık olarak da, din olarak da yanlıştır, bu nedenle de helak olmak ile sonuçlanır.

Bu nedenle ki Osmanlı hanedanlığı, sultanlık yandaşlığı insanlıksuçu(insanlık suçu), ve akıl-ruh sağlığı sorunu sayılmalıdır ki zaten cinayetleri, cinayet işleyenleri, cinayet işletenleri övmek, savunmak Türk ceza kanunu'na göre de suçtur. Bu nedenle ki genelde şiddete karşıtlık; özelde ise bebeklere, çocuklara ve aile içi şiddete karşıtlık Osmanlı hanedanlığı karşıtlığı da içermek zorundadır; ülkede genelde şiddete, özelde ise aile içi şiddete karşı olanlar Osmanlıcılığa da karşı olmak zorundalar.


Necdet Gürçiftçi
Hiçbir dini inançtan ve hiçbir siyasi partiden yana olmayan dinli ve bilge


İnternette yayınlandığı zaman: 17.8.20/09.44