ATATÜRK'ÜN HEYKELİ MADAM TUSSAUDS MÜZESİNDEN KALDIRILMALI SAVIM

İngiltere çok kurnaz bir devlettir çünkü felsefe ile olmasa da bilim ile birlikte çalışır; ve en önemsiz, gülünç sayılabilecek konularda bile bilimsel araştırmalar yaptırtır, dünyadaki herşeyi inceletir; sonra da sağladığı bilgileri dünyayı ve insanlığı kendi amaçları için yönlendirmek için kullanır. Yani Abd küresel kapitalizımın(kapitalizmin) silahı ise, İngiltere bilimidir; Abd küresel kapitalizımın ağızı ise, İngiltere de beyinidir. Bu nedenle ki Akp iktidarının bile Abd ile işi silah üzerine iken, İngiltere ile işi para konusundadır. Yani Abd haylaz bir çocuk gibi ise, İngiltere de onun annesi ve babası gibidir.

Bu nedenle yalnızca Abd'nin değil, İngiltere'nin de, burunsoktuğu(burun soktuğu) her konuda, her işte artniyet, kötülük aramak her devletin de, dünyayı anlamak isteyen herkesin de yapması gereken bir zorunluluktur ki buna Abd'de ve İngiltere'de eğitim de dahildir.

İngiltere'de, Madame Tussauds museum diye balmumu heykel müzesi var. Bu müze ilginç bir müze çünkü aralarında Amsterdam, Berlin, Hong Kong, İstanbul, New York, Sidney ve Tokyo'nun da bulunduğu yirmi dört şehirde şubesi varmış yani sanki müze değil banka şubesi ya da alışveriş mağazası.

Bu müzede; dünyaca ünlü kişilerin balmumu heykelileri(heykelleri) üretilip sergilenmekte ki bu durum tam da İngiliz kurnazlığı'na uygun bir durum; yani açık ki ülkelerin ünlü kişilerinin heykellerini yap, hem dünyanın ilgi merkezi ol, hem de ülkeleri onlara ait şeylerle ruhsal, kültürel, hayat amaçı, hayat örneği oluşturup, böyle böyle güdümüne, yönetimine, egemenliğine al, ülkelere toplum mühendisliği ve algı operasyonu yap, özellikle de ülkelerin gençlik kitlelerine. Bu müze hem İngiltere'de, heykellerini sergileyip, hem de heykellerini, şubeleri olan ülkelerde para ile sergileyip para kazanıyormuş yani açık ki amaç yalnızca sanat değil, İngiltere hayranlığı ve ilgisi yaratmak; o İngiltere ki Hindistan'ı işgal ettiğinde, İngiliz kumaşı'na rakip oldu diye, Hint kumaşı üreten yüzlerce Hintli dokuma ustasının ellerini kesen İngiltere, Afrika'daki sömürgelerinde de benzeri vahşet yaratan İngiltere, yani İngiliz centilmenliği denilen şey bir seri katilin sakinliği türü ya da yalnızca yatağaatılmak(yatağa atılmak) istenilen soylu bayanlara uygulanan birşey türü birşey olsa gerek.

'Madam' adından da anlaşılacağı gibi, müzeye adını veren kadın gerçekte İngiliz değil, Fıransız(Fransız) olsa gerek. Kadının ne olduğu, ne olmadığı önemli değil; önemli olan şey çağımızdaki İngiltere'nin bu müzeyi ne amaçla, hangi amaçla kullandığıdır. Bakın, ülkemizde de, henüz 16 yaşında olan bir lise öğrencisi kız çocuğu iken erotik sözde bir müzik kılibi(klibi) ile, ahlaka aykırı dünya için ünlü sayılan birinin de hemen heykelini yapmaya koştu; 2019 yılı döviz kuru üzerinden 1 milyon Tl maliyetli; bu parayı doğru, iyi, insanlığa doğru örnek şeyler için harcamak varken; yani müze şöyle düşünüyor olmalı: 'Bu kız Türkiye'de çok ünlü; müzemdeki heykelleri İstanbul şubemde sergilediğimde bunun 10 katını kazanırım.'; buradan da, 21. yüzyılda ünlü olmanın, ünlü yapılmanın hem kuralını hem de amaçını anlayabiliriz.

Türkiye için,özel olarak anlamlı olan şu: Bu müzede; ahlaka aykırı ne kadar sözde ünlü varsa, heykelleri var; örnek ki Rihanna, Miley Cyrus, Ketty Peri, Beyonce, Justin Timberlake, Madonna, Lady Gaga, Amy Winehouse, Jennifer Lopez, Whitney Houston, Michael Jackson, David Beckham, Ronaldo gibi. Mandela, Einstein, Muhammed Ali, Stephen Hawking, Picasso, Gandhi, Shakespeare gibi anlamlı kişilerin de heykelleri var ancak bu bizi ilgilendirmez; bizi ilgilendiren şey, ahlaka aykırı kimselerin heykellerinin olduğu bu müzede, Atatürk'ün de heykelinin olmasıdır. Düşünün; ahlaka aykırı kimselerin heykelleri ile, Atatürk'ün heykeli aynı yerde, aynı çatı altında, birlikte; Türkiye de, Türkler de buna razı olmamalıdır; yani düşünün bir de Atatürk'ün yanına, akıldışı-ahlakdışı giyimlerle kendini gösteren Aleyna Tilki isimli bir sözde sanatçının, sözde ünlünün heykeli olacak; açık ki gelecekte başkaları da olur yani Atatürk ile Aleyna Tilki'yi 'Türkiye' kapsamı içinde sunmak, 'Önce ilim(bilim) ve ahlak' diyen Atatürk için de, 'Önce ahlak' demek olan Türklük için de, 'Önce ahlak' demek olan Müslümanlık için de rencide edicidir; Aleyna Tilki''nin heykeli olmasaydı da, öteki, ahlaka aykırı hayatlı sözde ünlülerle Atatürk'ün heykelinin aynı yerde olması da aynı durumdur.

Düşünün ki bu müzede; porno oyuncusularının heykelleri de vardır ya da ileride olabilir.


Bu müzenin açık ki farkında olmasa da dünyada ve ülkelerde ahlaka aykırılığı desteklemekte olduğu; özellikle de çocuklara ve gençlere 'Ünlü ol da nasıl olursan ol, önemli olan şey ünlü olmaktır, ahlak mahlak değil' düşüncesi ve 'Ahlaka aykırılık olağan birşeydir; ahlaklı da, ahlaka aykırı da eşittir' düşüncesi aşılamakta olduğu da açıktır.

Bu nedenle; bu müzeden Atatürk'ün heykelinin kaldırılması gerektiğini söylüyorum. Ben bu müzede Atatürk heykelinin olmasını istemiyorum; bu müzede Atatürk heykelinin olmasını Atatürk için de, Türkiye için de, Türk için de, Müslüman için de rencide edici ve utandırıcı buluyorum.

Ahlak Batı için önemli değil ancak Atatürk için de, Türk için de, Muhammed için de, Müslüman için de, demokrasi için de, laiklik için de, özgürlük için de, bilim için de, felsefe için de, akıl-ruh sağlığı için de önemli çünkü savım ki ahlak zekanın, akılın, mantığın, beyinin, ruhun, felsefenin, bilimin, özgürlüğün, insan olmanın, insanlığın, medeniyetin en üst nitel aşamasıdır.


Necdet Gürçiftçi
Hiçbir dini inançtan ve hiçbir siyasi partiden yana olmayan dinli ve bilge


İnternette yayınlandığı zaman: 16.8.20/06:59