KEMAL KILIÇDAROĞLU'NA FEZLEKE FETÖ TUZAĞI MI?

Felsefe de, felsefeci de, felsefe ile ilgilenenler de, edebiyat da, edebiyatçılar da, edebiyat ile ilgilenenler de, pısikoloji(psikoloji) de, pısikiyatırlar(psikiyatrlar) da, pısikologlar(psikologlar) da, pısikoloji ile ilgilenenler de, bilimciler de, bilimle ilgilenenler de, bilime meraklı olanlar da siyaset ve ekonomi ile ilgilenmek zorundalar yoksa kafasını kuma gömen devekuşu türü şeyler olurlar çünkü siyaset de, ekonominin özel sektör için yönetilmesi de yanlış ve kötü şeylerdir; ve felsefenin de, edebiyatın da dünya, ve evren(kainat) yanında bir de vatanı olmak zorunda; bu nedenle yalnızca bilgiküpü(bilgi küpü), kültürlü değil zeki de olmak zorundalar. Gerçek ki devlet, vatan, ülke, dünya yönetimi siyaset ve kapitalist işi değil Muhammed'in de, Atatürk'ün de dediği gibi 'Bilim ve ahlak' işi olmalıdır.

Chp genel başkanı Kemal Kılıçdaroğlu için Tbmm'ye fezleke verildi.

Bu durum pekçok artniyet yanında bir de Fetö tuzağı olmak durumunda olabilir.

Şöyle ki: Chp genel başkanı Kılıçdaroğlu açık ki cılız, titrek, ve ürkek bir ses yapısı türü, ve küçük kütlesi ile; uzun boylu, sıporcusal(sporcusal), ve gür sesli Akp genel başkanı Erdoğan karşısında pek pısırık bir görünüm ve durum oluşturmak durumu içinde görünmekte; bu durum da Fetö'nün işine gelmiyen bir durum olabilir. Bu durumda olasılık ki Fetö Chp genel başkanlığını Kılıçdaroğlu'ndan kurtarıp yerine göz ve kulak dolduran birini geçirtip Erdoğan'a karşı dişli bir rakip yaratmak istiyor olabilir ki Deniz Baykal açık ki bu konuda Kemal Kılıçdaroğlu'ndan üstündü ancak olasılık ki Deniz Baykal döneminde Deniz Baykal'ın Erdoğan karşısında gözsel ve sessel büyük bir rakip olması o zaman 'Fetö' olmayan 'Fe'nin işine gelmediği için Deniz Baykal'ın ayağı cinsel bir kumpas ile kaydırılmış olabilir, ve şimdi de Fetö o zaman yaptığının zıttını yapmak istiyor olabilir.

Eğer bu olasılık doğru ise Chp'nin başına Kılıçdaroğlu'ndan daha pısırık görünen birinin değil Deniz Baykal türünde yani Erdoğan karşısında daha dişli, daha güçlü görünen; uzun boylu ve gür sesli, mırılmırıl konuşan birinin değil basbas bağırıp konuşan birinin geçeceği açıktır.

Yani, acaba Kemal Kılıçdaroğlu'ne fezleke yalnızca Chp'ye değil Akp'ye de tuzak mı?

Felsefe de, edebiyat da, pısikoloji de, bilim de vatanı dışlamamalı; kendilerine 'Bana dokunmayan yılan bin yaşasın' türü incirçekirdeği bir dünya kurmamalı; bu nedenle ki yalnızca insanı değil toplumu ilgilendiren her konu ile ilgilenmeliler.

Gerçek ki tek doğru devlet, vatan, ülke yönetimi Muhammed'in de, Atatürk'ün de dediği gibi 'Bilim ve ahlak' sistemidir.


Necdet Gürçiftçi
Hiçbir dini inançtan ve hiçbir siyasi partiden yana olmayan dinli ve bilge
İnternette yayınlandığı zaman: 17.4.21/05.14