MİLLİ PİYANGO ÇEKİLİŞLERİNİ NEDEN YALNIZCA BAYANLAR YAPIYOR?

Farkında iseniz; 'Kadın hakları', 'Kadınlara özgürlük', 'Kadınların iş hayatına katılması', demokrasi, laiklik gibi adlar altında yetişkin insan dişisine verilen şey bilimsellik ve ahlakçılık değil de bilime ve ahlaka aykırılık yani açık ki 'Kadınlara özgürlük' adı altında, yetişkin insan dişisine verilen şey gerçekte özgürlük değil, düzene/sisteme ve yetişkin erkek egemenliğine daha da kölelik, üstelik de akıldışı-ahlakdışı moda, zina serbestliği, eşcinsellik serbestliği, çıplaklık serbestliği gibi ahlakı dışlamış olarak en utanmazca kölelik biçimi ile.

Yani gerçekte yetişkin insan dişisi daha özgür olmakta değil, daha köle olmakta. Eskiden 'Ev makinası/makinesi' olarak gerçekleştirilen yetişkin insan dişisi olmak, şimdi 'Cinsel makina, seks makinası' olarak gerçekleştirilmeye çalışılmakta oysa özgürlük demek 'Önce bilim ve ahlak' demektir yani 'Hürriyet, hürlük, serbestlik, freedom' gibi şeyler değil, yani 'özgürlük' sözcüğünün tek doğru anlamı Türkçededir, Türkiye'dedir ki insanlık bunu da Atatürk'e borçludur yani Türkler insanlığa yalnızca yoğurt, döner, şiş kebap gibi şeyleri değil özgürlük anlamındaki, dünyadaki tek sözcüğü, 'Özgürlük' sözcüğünü de armağan etmiştir.

Evet açık ki yetişkin insan dişisine 'Özgürlük, demokrasi, eşitlik' gibi adlar altına verilmeye çalışan şey gerçekte özgürlük değildir; iş gücü olarak sisteme yani ekonomik sömürüye, ve cinsellik olarak da yetişkin erkek cinselliğine yani cinsel sömürüye daha serbest ve daha çok sunumdur. Bu nedenle ki dünyada 'Kadın hakları, Kadınlara özgürlük, Kadınlara eşitlik' gibi şeyler yükseldikçe alimelik, yetişkin insan dişisinde bilimsellik ve ahlakçılık değil, bilimdışılık ve ahlakdışılık yükselmektedir; bu nedenle ki örnek ki Türkiye'de bundan 50 yıl önce kaç fahişe vardı, şimdi kaç fahişe var, üstelik de üniversite mezunu; Türkiye'de bundan 50 yıl önce, ortalıkta sütyen-külot dolaşan kaç bayan vardı, şimdi kaç bayan var, üstelik de üniversite mezunu; ancak 200 üniversite olan ülkemizde nedense tek bir alime bile yok, bu bir rastlantı mıdır; rastlantı değildir çünkü özel sektörün de, siyasetin de alimelere değil, iş gücüne ve ahlaka aykırılığa gereksinimi var çünkü zaten siyasetin ve özel sektörün kendisi bilime ve ahlaka aykırıdır.

Milli piyango idi adı. 'Yerliyiz, milliyiz' denildi, ve Milli piyango yerli kapitalist ve İtalyan kapitalist birliği bir ticari örgüte satıldı. Hani nerede kaldı, 'Milli piyango'nun adındaki 'Milli'lik de, övünülen Yerliyiz, milliyiz' de.

Peki neden Milli piyango çekilişlerini yalnızca bayan görevliler yapmakta? Neden içlerinde baylar da yok? Bayan demek alime demek mi, üstün ırk demek mi, saflık/temizlik demek mi; ortalıkta sütyen-külot dolaşılmakta iken? Açık ki yetişkin insan dişisinin cinsiyeti, cinselliği, cinsel çekimi sömürülmektedir; ve akıldışı Kadıncılık hareketi bu tür şeyleri 'özgürlük' sanmaktadır, saymaktadır.

Milli piyango çekilişlerini yapan görevliler yalnızca baylardan oluşsaydı 'Cinsiyet ayrımcılığı yapılıyor' yaygarası yapılırdı; peki görevlilerin tümü bayan iken neden 'Cinsiyet ayrımcılığı var' yaygarası yok? Açık ki Milli piyango çekilişlerini bayanlara yaptırmak cinsel sömürü, cinsel mutluluk amaçlıdır çünkü bayanların sütyen-külot gezdikleri bir ülkede bayan denilince akıla alimelik, bilgelik değil cinsellik gelir artık ancak. Milli piyango özel sektöre de satılmış artık; yani olasılık ki bundan sonra bikinili bayanlar da Milli piyango çekilişlerini yapabilirler.

Gerçek ki bayanın da, bayın da arkasında ya da kafasında bilim ve ahlak yoksa gidilen yol yanlıştır. Bu nedenle ki Muhammed de, Atatürk de 'Önce bilim ve ahlak' dedi. Peki kaç siyasi parti, kaç siyasetçi, kaç kapitalist, kaç ünlü 'Önce bilim ve ahlak' diyor; bunu Diyanet bile diyor mu acaba?

Evet, bilim ve ahlak amaçlı olmadığı için, yetişkin insan dişisine verilen şey gerçekte özgürlük değil; daha çok kölelik serbestliği.

Bilin ki bilim ve ahlak yoksa demokrasi de, laiklik de, akıl-ruh sağlığı da, özgürlük de, insanca ülke de, insanca dünya da, insanca toplum da, insanca insanlık da yoktur.

Bayan değilmiş de, kadınmış da; bilim ve ahlak yoksa bayan olsan ne yazar, kadın olsan ne yazar, insan olsan ne yazar, üniversite mezunu olsan ne yazar. Önce Amerika, Avrupa ve moda değil; önce bilim ve ahlak.

Yani açık ki 'Kadınlara özgürlük, Kadın hakları, Kadınlara eşitlik'in anlamları 'Alime, bilge olmak' değil; 'Topluma daha çok soyunmak, topluma daha çok çıplaklık, topluma daha çok cinsel sunum, topluma daha çok cinsel tahrik, topluma daha çok cinsel taciz' olmakta. Açık ki ortalıkta ahlaka aykırı giysilerle dolaşan bayanlar özgürlük değil ahlaka aykırılık serbestliği istemekteler gerçekte.


Necdet Gürçiftçi
Hiçbir dini inançtan ve hiçbir siyasi partiden yana olmayan dinli ve bilge

İnternette yayınlandığı zaman: 14.8.20/08.55

(Öteki yazılarım 'siir-defteri.com' sitesinde okunabilir)