TÜRKİYE'YE İSTANBUL SÖZLEŞMESİ VE Z KUŞAĞI İLE SALDIRI SAVIM

Türkiye'yi sağ-sol, milliyetçi-komünist yani gençlik ile; Alevi-Sünni yani dini inanç ile bölemeyenler ya da yok edemeyenler bu kez, 21. yüzyılda Atatürk düşmanlığı ile siyasi yoldan; akıldışı-ahlakdışı moda, akıldışı-ahlakdışı yoz ünlü türü, cinsellik, İstanbul sözleşmesi, Z kuşağı savı ile de ruhsal yönden saldırmaktalar.

Açık ki saldırı yöntemi bunlar olsa da saldırı araçı(aracı) bu kez yetişkin insan dişisi ve eşcinsellik yani cinsellik yani bilime, ahlaka, dine, Türklüğe, insanlığa, gerçeklere, doğrulara aykırı biçimde cinsellik.

Savım ki Abd dünyayı gerçekte para ile değil eğlence ile yönetmektedir; akıldışı-ahlakdışı Amerikan ünlüleri, sinema, müzik, moda, porno, bilgisayar oyunu, oyuncak, Tv yarışması, Tv yayını gibi şeylerle. Bu nedenle de Türkiye'ye eğlenmeyi en çok seven kitleler ile de saldırmakta ki bu da genelde gençler, özelde ise yetişkin insan dişisidir, bu nedenle akıldışı-ahlakdışı moda genelde gençleri, özelde ise yetişkin insan dişisini avuçunaalmaktadır(avucuna almaktadır), öyle ki yetişkin insan dişisi ortalıkta mini şort diye külotla, bikini/mayo diye sütyen-külotla dolaşmaktadır. Belli ki 21. yüzyılın temel küresel savaşı pısikoloji(psikoloji) bilimi ile yapılmaktadır ki bu da KKTc'li, Vamık adlı pısikologun Cia tarafından neden Abd'ye götürüldüğünü ve baştaçı edildiğini de açıklayabilir; belli ki Abd'nin 21. yüzyıldaki en büyük kuramcısı(teorisyeni) pısikoloji bilimidir. Peki ülkemizde, siyasetçiler bu konu ile hiç ilgiler mi; negezer(ne gezer), onların ne felsefe, ne pısikoloji bilimi, ne dini tanımlayan Din hadisileri ile ilgileri var, onların işleri güçleri siyaset, ekonomi ve didişmek.

Ülkemizde yalnızca yetişkin insan dişisine karşı şiddet ve cinayet varmış gibi İstanbul sözleşmesi neden, yani İstanbul sözleşmesi'nin yalnızca yetişkin insan dişisine karşı şiddette ve cinayete karşı durumu neden? Bu durum açık ki İstanbul sözleşmesi'nin gerçekte akıl, mantık, ve yetişkin insan dişisine yarar için değil de Türkiye'ye ve Türkiye toplumuna kötülük etmek için bir ajanlık etkinliği olduğu olasılığını sunmaktadır. Şiddete ve cinayete karşı neden felsefe, bilim, ahlak değil de yetişkin insan dişisi ve eşcinsellik yani cinsiyet ve cinsellik ilkelliği, geriliği ileri sürülmektedir, yoksa insanlar beyinleri ile değil de cinsel organları ile mi düşünmeye başladılar? Açık ki İstanbul sözleşmesi ahlaka, İslamiyet'e ve Türkiye'ye karşı acemice hazırlanmış bir ajanlık tuzağıdır. Ne yani; zinanın, fuhuşun, pornonun, çıplaklığın, uyuşturucunun serbest olduğu Avrupa birliği mi Türkiye'ye, yetişkin insan dişisine, şiddete, cinayete ve insanlığa çözüm olacak; kargalar bile gülerler buna.

Dünyaya, insanlığa akıldışılık, ahlakdışılık ve insanlıkdışılık egemenleştirmek isteyen küresel ve derin bir merkezin hem tüm insanlığa, hem de Türkiye'ye karşı en son küresel tuzağı 'Z kuşağı' savı. Açık ki 'Z kuşağı' savı ile genelde tüm insanlığa, özelde ise gençliğe, 'olması gereken' değil, 'olunması gereken' yani bu küresel merkezin amaçlarına uygun, bu küresel merkezin amaçlarına hizmet edecek; yaş yani yine biyoloji üzerine kurulu bir ruh durumu pompalanmaktadır. 'Z kuşağı' olarak pompalanmaya çalışılan şey açık ki bu kuşağın akıldışı-ahlakdışı-insanlıkdışı Amerikan ünlülerine ve modasına doğru yönlendirilmesidir. İnsanlığın tek bir doğru kuşağı vardır, o da 'Önce bilim ve ahlak' diyen Muhammed'in de, Atatürk'ün de dediği gibi 'Bilim ve ahlak kuşağı'dır, gerisi ya zırzop kuşağıdır ya zevzek kuşağı ya zombi ya zırdeli kuşağı.

Hem bu küresel merkez, hem de Avrupa açık ki zeka olarak oldukça düşük bir durumda çünkü ikisi de Muhammed'in de, Atatürk'ün de dediği gibi 'Bilim ve ahlak'a sarılmak yerine, gerek cinsiyet ve cinsellik olarak, gerekse yaş olarak biyolojiye sarılmaktadır.

Türkiye'ye de, tüm insanlığa da tek bir doğru yol, tek bir çözüm vardır, o da Muhammed'in de, Atatürk'ün de dediği gibi 'Bilim ve ahlak'tır. Bu nedenle ki bilime ve ahlaka aykırı herşey hem Türkiye'ye, hem insanlığa karşı ajanlıktır ve saldırıdır; pısikoloji bilimi açısından da ahlaka aykırı ve saldırgan bir deliliktir.

Muhammed'in de, Atatürk'ün de dediği gibi bilime ve ahlaka sarılın. Bilim ve ahlak ruhun da, akıl-ruh sağlığının da, Türkiye'nin de, insanlığın da tek doğru yolu, ve tek koruyucusudur. 'Ne mutlu Türküm diyene' sözü de 'Ne mutlu bilimselim ve ahlaklıyım diyene'dir.


Necdet Gürçiftçi
Hiçbir dini inançtan ve hiçbir siyasi partiden yana olmayan dinli ve bilge


İnternette yayınlandığı zaman: 14.8.20/07.02


Başlık Kategori Yayın Tarihi
AN VE ZAMAN Felsefe 17.04.2021
Dostluk.. Felsefe 05.04.2021
ERDEMLİ OLMA VE ŞEREFLİ KAYBEDİŞ Felsefe 13.02.2021
PANTEİST SPİNOZA’NIN YETERSİZ TANRISI Felsefe 12.01.2021
SIRADAN MISIN Felsefe 02.08.2020