İBRAHİM KALIN VE 'KENDİ HİKAYEMİZİ YAZMAK' KONUSU

Cumhurbaşkanlığı sözcüsü; saz çalabilen ve türkü söyleyebilen İbrahim Kalın demiş ki 'Bize yüz elli yıldır modernleşme adı altında başkalarının hikayeleri anlatıldı. Artık kendi hikayemizi yazma zamanıdır'.

Benim 'Felsefe diye felsefe bilimi değil; felsefe tarihi, mazisi; Batılı felsefecilerin hayatlarını öğretiyorlar' sözümü okumuş ve bu açıdan böyle bir söz söylemişse doğru söylemiş derim.

Ancak Akp'nin bilime ve dini tanımlayan Din hadisileri'ne aykırı durumundan yani Atatürk'e de, Muhammed'e de aykırı durumundan çıkan sonuç ki 'Kendi hikayemiz' pek de hayrlı birşey değil durumunda.

Savım ki Türkiye'nin de, insanlığın da kime ait olurlarsa olsunlar hikayelere de, masallara da gereksinimi yok.

Savım ki Türkiye'nin de, tüm insanlığın da, tüm dünyanın da 'Önce ilim(bilim) ve ahlak' diyen Muhammed'in de, 'Önce ilim(bilim) ve ahlak' diyen Atatürk'ün de dediği gibi yalnızca 'Bilim ve ahlak' egemenliğine, sistemine, yönetimine gereksinimi var ki bunun da öz bebek kardeşlerini, öz çocuk kardeşlerini, öz annelerini, öz babalarını bile öldürtmekten çekinmemiş; öteki halkların vatanlarını işgal etmek üzerine ekonomi ve var oluş kurmuş Osmanlı hanedanlığı'cısı; 'Önce bilim ve ahlak' diyen Atatürk düşmanlığı içindeki; vatanın, milletin, devletin, kamunun fabrikalarını, şirketlerini madenlerini, kaynaklarını, servetini özelleştirme adı altında özel sektöre yani kapitalist sömürgenlere satan; zinaya, eşcinselliğe, eşcinsel evliliğe, ahlakdışı modaya, ahlakdışı turizıma(turizme) ve ahlakdışı Avrupa birliği'ne üyeliğe karşı çıkmayan; adı sık sık yolsuzluklarla, haksızlıklarla, usülsüzlüklerle, hukuksuzluklarla, yasaya aykırılıklarla, keyfiliklerle, israfla, adaletsizliklerle anılmakta olan Akp ile yapılamayacağı, olamayacağı da açık.

Akp ne ile hikaye yazacak? Öz bebek kardeşlerini, öz çocuk kardeşlerini, öz annelerini, öz babalarını bile öldürtmekten çekinmemiş; öteki halkların vatanlarını işgal etmek üzerine ekonomi ve var oluş kurmuş Osmanlı hanedanlığı ile mi; bu vatanı ve milleti faşist Avrupa işgalinden kurtarmış, ve Muhammed gibi 'Önce bilim ve ahlak' demiş Atatürk'e düşmanlık ile mi; dini tanımlayan Din hadisileri'ne aykırı tarikatlar ve cemaatler ile mi; zina, fuhuş, porno, eşcinsel evlilik, çıplaklık, esrar, ensestlik, her ahlaka aykırılığın serbest olduğu Abd ile 'Bop eş başkanlığı' ile mi; hertürlü ahlaksızlığın serbest olduğu Avrupa birliği ile mi; din diye, şeriat diye, Din hadisileri'ni uygulamak yerine vahşi idamların, linçlerin dünyası olan, dini tanımlayan Din hadisileri'ne aykırı, sözde İslam dünyası ile mi; vahşet ülkesi Rusya, vahşet ülkesi İran ve vahşet ülkesi Çin ile birlikte olup Avrasya masalı ile mi? Yol; Muhammed'in de, Atatürk'ün de dediği gibi 'Bilim ve ahlak'a değilse yanlış yoldur, ve kötü yoldur da. Ne olmuş yanş Akp 'Kendi hikayemizi', 'Türkiye'nin hikayesi'ni yazmak için; düşünür(filozof), alim, alime, bilge; bilimsel ya da Din hadisileri'ci mi olmuş? 'Türkçe ile felsefe ve bilim olmaz; Türkçeyi terk edelim' diyen bir yoz siyasi parti nasıl olur da 'Türkiye'nin hikayesi'ni yazabilir? Türkiye'nin hikayesini Osmanlıca ya da Arabça ya da Farsça ya da Fıransızca/Fransızca ya da İngilizce mi yazacaksınız; bakın Akp yüzünden ortalık 'Hijyen, etik, aksiyon, aktivite, misyon, vizyon, plasman' gibi Batı sözcükleri doldu; aileler çocuklarına yabancı adlar koymaya başladılar; zina, eşcinsel evlilik serbest oldu; ülkede ahlaka aykırılığın bini bir para; bu mu 'Türkiye'nin hikayesi'ni yazmak?

Hikayeye değil; bilime ve ahlaka gereksinim var. Ve bunu yapabilecek hiçbir siyasi parti de yok Türkiye'de de, öteki ülkelerde de çünkü zaten siyaset cehalet ve nefs demektir; nefs de hem en büyük cehalettir, hem de kötülüklerin hem nedeni hem de amaçıdır.

Hikayeyi herkes yazar; önemli olan da, çözüm olan da Muhammed'in de, Atatürk'ün de dediği gibi 'Bilim ve ahlak' yazmak.

'Hikaye' değil; 'Bilim ve ahlak' de.


Necdet Gürçiftçi
Hiçbir dini inançtan ve hiçbir siyasi partiden yana olmayan dinli ve bilge


İnternette yayınlandığı zaman: 13.8.20/11.59


Başlık Kategori Yayın Tarihi
AN VE ZAMAN Felsefe 17.04.2021
Dostluk.. Felsefe 05.04.2021
ERDEMLİ OLMA VE ŞEREFLİ KAYBEDİŞ Felsefe 13.02.2021
PANTEİST SPİNOZA’NIN YETERSİZ TANRISI Felsefe 12.01.2021
SIRADAN MISIN Felsefe 02.08.2020