SİYASET YASAKLANSIN SİYASİ PARTİLER KAPATILSIN

Siyaset yasaklansın, siyasi partiler kapatılsın.

Neden?

Açıklayayım:

'Siyaset' sözcüğünün kökeni olan 'Siya' sözcüğü Farsça 'Siyah' ile aynı köke sahip, ve 'siyah' da 'kara' demek yani siyah akın(beyazın) karşıtıdır yani karanlıktır; bu durumda da 'siyaset' 'karanlık, karanlık işler, karanlık dünya, karanlık amaçlar' durumu olmakta; bu nedenle ki 'siya' ile başlayan insan adı da yok, 'siyami' diye erkek adı varsa da ve 'Siyami: Oruç tutan, oruçlu, kendini tutan, kendini her türlü kötülüklerden tutan' diye tanımlanmış ise de doğrusu 'siyami' değil 'sıyami'dir yani birinci 'i'sizdir yoksa eski adı Siyam, yeni adı Tayland olan devlet İslami açıdan kutsal bir ülke durumunda olurdu.

Yani açık ki 'siya' kökü istenilmeyen bir sözcük ki siyanür de 'siya' ile başlıyor.

'Politika' sözcüğü ise 'siyaset' sözcüğünün eşanlamlısı sanılsa da gerçekte bu iki sözcük farklı anlamlara sahiptir çünkü 'poli' sözcüğü 'çok, çoklu' anlamlarına gelmekte oysa 'siyaset' sözcüğünde böyle bir anlam yok. 'Politika' sözcüğü 'çoklu yol' anlamındadır oysa 'siyaset' sözcüğü 'siyaha yani kötüye giden yol' anlamındadır. Bu nedenle ki siyaset de, politika da hükümdarlarca da uygulanmış şeylerdir.

Siyaset sözcüğü zaten doğruluk açısından anlamsızlık durumundadır, politika sözcüğü ise devletler bilime yani bilimle yönetilmeye ve ahlaka sırtçevirdiklerinden, bilime ve ahlaka doğru çoklu yol durumu değil yanlışa ve kötüye yani bilime ve ahlaka aykırılığa doğru çoklu yol, yollar durumundadır ki bu nedenle 'politika'cı Batıda zina, fuhuş, porno, eşcinsel evlilik, çıplaklık, ensestlik, uyuşturucu, astroloji, medyumluk, falcılık gibi bilime aykırılıklar da, ahlaka aykırılıklar da serbest durumda.

Peki, 'politika' sözcüğü 'çoklu yol' demekse politika ile yönetilen Batı neden kötü, yanlış yolda?; bunun temel nedenlerinden biri Batının 'politika'ya 'bilim' ve ahlak'ı eklememiş olması, biri de siyasi parti adlarındaki 'party/parti' sözcüğüdür ki 'parça, parçalamak, parçalanmak, parçala' gibi anlamlara gelmekte yani örnek ki 'A politikası' yerine 'A partisi' denilmesidir; yani Batının 'çoklu yol'unda bilimle yönetilmeye de, ahlakla yönetilmeye de yer yoktur yani açık ki Batıda 'çoklu yol' bilime ve ahlaka aykırı çok yol üretmek anlamındadır, bu nedenle ki korona salgınında bile Batıda bilime ve ahlaka yani insanlığa aykırı durumlar yaşanmakta, koronaya karşı bilimsel önlemlere bile isyan edilmekte.

Gerçek ki siyaset demek siyasi parti durumuna getirilmiş yani 'hükümdarın siyaseti'nden, çok sayıda partinin siyasetine yani 'Tekli hükümdarlıktan' 'Çoklu hükümdarlık'a, 'Kılıçlı/Fermanlı hükümdarlık'tan 'Kıravatlı(Kravatlı)/Yasalı hükümdarlık'a geçilmiş, buna da saçma biçimde 'demokrasi' denilmiş oysa demokrasi 'Bilimcilik ve ahlakçılık' demektir. Yine gerçek ki siyaset demek 'siyasi partiler ile toplumu bölmek, parçalamak, ve bölünenleri de birbirlerine düşman etmek' durumudur yani 'siyaset' de olsa, 'politika' da olsa bilimsellikten, ahlakçılıktan, ve insanilikten uzaklıktır; bu nedenle ki siyaset/politika 1., ve 2. dünya savaşı'larını çıkarmaktan çekinmedi, 3. dünya savaşını çıkarmaktan çekinmez de.

Yani, siyaset 'kötülüğe giden tekli yol', politika da 'kötülüğe giden çoklu yol' anlamı durumunda; bu nedenle ki siyaset ya bilimdışı dünya ya ahlakdışı dünya ya bilimdışı-ahlakdışı dünya, ya bilime-ahlaka-insanlığa aykırı diktatörlük türü ister yani siyasetten de, politikadan da insanlığa hayr yok durumu, seçimler boşa durumu.

Demokrasi de, laiklik de 'Bilim ve ahlak' demektir çünkü demokrasiyi ve laikliği isteyen ilk halk bilimsellik isteyen ahlaklı halk türü idi. Bu nedenle ki Muhammed de, Atatürk de 'Önce bilim(ilim) ve ahlak' dedi, istedi.

Muhammed Arabistan'ı siyasetle de, siyasi partiler ile de yönetmedi; 'Bilim ve ahlak' isteği ile yönetti. Atatürk ' Cumhuriyet halk partisi' değil 'Halk fırkası' kurdu. Chp'nin 6 ok'undan biri olan 'Laiklik' 'Önce bilim ve ahlak' demektir oysa günümüzdeki Chp zina, eşcinsellik, eşcinsel evlilik, bikini/mayo diye ortalıkta sütyen-külotluk serbestliği dahil akıldışı-ahlakdışı moda serbestliğini, akıldışı-ahlakdışı Ab üyeliğini bile destekler durumda, demek ki günümüz Chp'si 'laiklik'in ne olduğunu ya unutmuş ya bilmemek durumunda yani 'laiklik' akıldışı-ahlakdışı-insanlıkdışı Batıya benzemek de, ahlakı dışlamak da, dini dışlamak da değil 'Önce bilim ve ahlak' demek, 'Bilime ve ahlaka aykırılığa karşıtlık', ahlakçılık, ve din demektir çünkü din Muhammed'in, dini tanımlayan Din hadisileri'nin dediği gibi 'Bilim, ahlak, vicdan, merhamet, adillik, dürüstlük, güvenilirlik, tarafsızlık, medenilik, sakinlik, nefssizlik, israfsızlık' demektir ki laiklik ve demokrasi böyle bir tanıma sırtçeviremez; ahlak ise tanımladığım gibi 'Zekanın, akılın, mantığın, beyinin, ruhun, akıl-ruh sağlığının, demokrasinin, laikliğin, özgürlüğün, medeniliğin, insanlığın, evrimin, ve evrenin soyut nitel tek zirvesi' demektir ki demokrasi ve laiklik bu durumda ahlaka da sırtçeviremez; yani demokrasi ve laiklik tanımı 'Bilim' ve 'Ahlak'a bakılıp değil akıldışı-ahlakdışı Batıya özenilip ve bakılıp yapılmakta. Gerçek ki dinin ve ahlakın bu tanımları durumuna demokrasi de, laiklik de, bilim de, insanca dünya da sırtçeviremez yani gerçekte laiklik dine karşı değil dini inança yani bilimdışılığa karşı yapıldı oysa din demek bilim demektir yani din ve dini inanç farklı şeylerdir yani laikliğin Engizisyon'da gördüğü şey din değil dini inanç idi.

Gerçek ki demokrasi demek siyaset, siyasi parti, siyasetçi demek değil 'Bilim ve ahlak' demektir; laiklik demek 'Devlet işleri ile dinin ayrılması' demek değil 'Devlet işleri ile dini inançın ayrılması' demektir. Bu durumda gerçek ki demokrasi siyasetsiz, siyasi partisiz, siyasetsiz, ve seçimsiz olmalı yani demokraside yönetim 'Bilim ve ahlak'ın elinde, egemenliğinde olmalı; bunun için de öncelikle üniversiteler 'Bilim ve ahlak'a uygun yapılmalı yani üniversitelerde bilimdışı şeylere inanan, akıldışı-ahlakdışı giyinen akademisyen de, öğrenci de olmamalıdır; ülkeyi üniversitelerin seçtiği akademisyen kişiler yönetmelidir, 'Bilim ve ahlak' egemenliği ülkenin heryerine yayılmalıdır; böylece ülke, ekonomi israftan da, sömürüden de, zarardan da, kötülükten de kurtulur, düşünün ki illerde ve ilçelerde hem belediye başkanı hem kaymakam var hem muhtar var, illerde bir de vali var yani 1 işi 4 kişi yapma durumu, yanlarında bir de çok sayıda memur, memure, yardımcı var; Tbmm'de 600 milletvekili var, bunların yardımcısıları var, ve bilimci de değiller, üstelik 'özelleştirme' adı altında devletin, vatanın, kamunun, toplumun fabrikaları, madenleri, kaynakları, servetleri yerli kapitalistlere ve yabancı kapitalistlere satılmakta; 81 il ancak 200 üniversite var çoğu da bilime, demokrasiye, laikliğe, dinin tanımına ve ahlakın tanımına aykırı durumda; yani hem israf hem zarar durumu oysa bu ülkeyi dinin tanımına, ve ahlakın tanımına uygun 10 bilimci bile daha doğru ve daha iyi yönetir.

Ülkeyi 600 siyasetçi yönetmekte, bunun için de maaş almakta ancak ne yazık ki ülke bilime ve ahlaka aykırılığa doğru gitmekte. Bu mu yani iş, ülke yönetmek? Muhammed de, Atatürk de 'Önce bilim ve ahlak' diyor ancak siyasetin dünyası da, kapitalistlerin dünyası da, ekonominin dünyası da, eğitimin dünyası da, medyanın dünyası da, turizımın(turizmin) dünyası da, sanatın dünyası da, ülkenin durumu da bu duruma aykırılık durumunda.

Bir de ne yazık ki anayasa yapacaklarmış oysa doğrunun tek bir anayasası var, o da Muhammed'in de, Atatürk'ün de dediği gibi 'Bilim ve ahlak'tır.

Görülmekte ki siyaset de, politika da ya bilime, ya ahlaka, ya da bilime ve ahlaka aykırılık durumu oysa Muhammed de, Atatürk de 'Önce bilim ve ahlak' dedi.

Doğrusu ki siyaset yasaklansın, siyasi partiler kapatılsın; Türkiye'yi de, tüm dünyayı da, Muhammed'in de, Atatürk'ün de dediği, istediği gibi 'Bilim ve ahlak' yönetsin; oylar siyasete de, politikaya da değil 'Bilim ve ahlak'a olsun.


Necdet Gürçiftçi
Hiçbir dini inançtan ve hiçbir siyasi partiden yana olmayan dinli ve bilge

İnternette yayınlandığı zaman: 14.2.21/11.15


Başlık Kategori Yayın Tarihi
KORONA MARKETLER VE PARA Sağlık 10.05.2021
NORMAL OLUNMADAN NORMALLEŞME OLMAZ Felsefe 09.05.2021
TÜRKÇEDE '-NA' EKİ MANTIKSIZLIĞI SAVIM Felsefe 07.05.2021
AL BAYRAK (ŞİİR) Şiir 06.05.2021
İSTANBUL MEDİPOL ÜNİVERSİTESİ İNCELEMEM Felsefe 05.05.2021
Başlık Kategori Yayın Tarihi
AN VE ZAMAN Felsefe 17.04.2021
Dostluk.. Felsefe 05.04.2021
ERDEMLİ OLMA VE ŞEREFLİ KAYBEDİŞ Felsefe 13.02.2021
PANTEİST SPİNOZA’NIN YETERSİZ TANRISI Felsefe 12.01.2021
SIRADAN MISIN Felsefe 02.08.2020