KADIN FAŞİZMİ KURAMIM- 2

Kadın faşizmini (faşizimini) genelde erkekler, özelde ise ahlaksız, onursuz, psikopat (pisikopat), sosyopat, yoz, tutarsız erkekler kurar; bayanlar ise buna katılırlar, bunu destekler ve güçlendirirler.

Kadın faşizminde bayanlar hep erkeklerce ve düzence mağdur edilen, acı çektirilen, haksızlığa uğratılan, kötü yola düşürülen, özgürlükleri yok edilen, mal durumuna getirilmiş, kadınlığı ve insanlığı yok edilmiş insan türü olarak gösterilir. Erkekler de, özellikle köylü, emekçi, yoksul erkekler de bayanları mağdur eden, ezen, aşağılayan durumunda gösterilir. Buna göre; bayanların başına gelen her kötülükten erkekler ve düzen suçlu, sorumludur.Törelerden, aile baskısından, mahalle baskısından, çevre baskısından, tutucu aileden, cinsel baskıdan ve bunların, kadınlara yönelik saldırı olduğundan söz edilir. Ve moda, cinsel serbestlik, varlıklı erkekler, açık saçık giyimler, pisikopat, sosyopat, ahlaksız yaşam, medya, mankenlik, fahişelik, ahlaksız ama ünlü sanatçılar, eskortluk, kapitalistlerle olmak, gece kulüpleri, barlar örnek yaşam olarak gösterilir.

Kadın faşizminde kapitalizime, faşizme, törelere, töre suçlarına bilimsel açıdan değil bayanlara yönelik oldukları için karşı çıkılır. Kadın faşizminde evlilik, aile boş, gereksiz, yanlış şeyler olarak gösterilir.

Öte yandan bayanlar; Tv kanallarında, spor(sipor) karşılaşmalarında; erkeklerin bile yapmamaları gereken en ağır, en vahşi, en acımasız, en insanlıkdışı sporlara, yarışmalara yönlendirilirler, sokulurlar. Öyle ki artık kadın faşizminde; bayanların halter kaldırmaları, beden geliştirme yapmaları, boks yapmaları, güreşmeleri, döğüş sporları ve karşılaşmaları yapmaları günlük, sıradan, doğal işler sayılır. Yani kadın faşizmi; sözde bayanları baskıdan, işkenceden, zulümden, insanlıkdışılıktan kurtarmak ister gibi görünür ve konuşurken öte yandan onları en insanlıkdışı, vahşi, barbar alanlara yönlendirir, sokar. Abd’deki ‘Gladyatör‘ yarışmasına bayanlar katılmaktadır ki çok vahşi, insanlıkdışı bir şeydir. Yine Amerikan döğüş karşılaşmalarına bayanlar katılmaktadır.

Kadın faşizminde bayanlar bu açıdan, bedensel ve ruhsal olarak çok vahşi, insanlıkdışı sporlara sokulurken öte yandan da ‘Playboy’ gibi dergilerle ve sözde moda ve kadın dergileriyle de bedensel ve ruhsal olarak en ahlak, onur ve insanlıkdışı ilkelliklere, barbarlıklara sokulur. Abd’de ‘Model’ demek; genelde, para karşılığı seks yapan, demektir. Geçen yıl, Batılı, sözde ünlü bir kadın manken ‘Ben bir fahişeyim ’ yazılı bir kağıt bırakarak kendini öldürmüştü. Yine Abd’de 13 ya da 16 yaşlarında matematik profesörü olan bir bayan, şimdi Abd’de yaklaşık on yıldır fahişelik yapmaktadır. Kadın faşiziminde fahişelik bir meslek sayılır çünkü kapitalist, sömürgeci ruh, bunun karşıtını, bunsuzluğu düşünemez çünkü kendisi de toplumları, ülkeleri en acımasız, en vahşi biçimlerde sömürmekte, gerekirse dünyayı kana ve baruta boğmaktadır. Kadın faşizmi olan ülkelerde uyuşturucu kullanma yaşı da, fuhuş yaşı da onlu yaşlara, öyle ki altına bile düşer. Kadın faşizimi olan ülkelerde bol bol bayan ve çocuk güzellik yarışmaları; bayanlara ve çocuklara yönelik yarışmalar düzenlenir. Tv reklamlarında genelde hep bayanlar ve çocuklar kullanılır.

Kadın faşizmi olan ülkelerde fuhuş, ahlaksızlık, uyuşturucu tür maddeler, çıplaklık, moda, güzellik malları hızla yayılır. Bayanlar adeta kapitalistin sokaklarda gezen organik fabrikaları gibidirler; hep kapitalistler ve kapitalizim için işe yararlar, etkilerler, boy gösterirler...

Kadın faşizminde her işin başına bayanlar geçirilmeye çalışılır.

Kadın faşiziminde bayanlar arasında; saçlarını başka renklere, özellikle sarıya, kırmızıya, maviye, yeşile boyamak; dövme yaptırmak; abartılı takılar yaygınlaşır.

Kadın faşizmi bayanları erkekleştirir ama psikopat, sosyopat, saldırgan, tutarsız, bunalımlı, kibirli, külhanbeyi erkek türünden erkeklere benzetir. Öyle ki zamanla bayanların davranışları, sesleri, konuşmaları bile o tür erkeklere benzer.

Kadını var etmek, özgür etmek erekleriyle ortaya çıkar gibi görünen kadın faşizminin ereği gerçekte bayanları psikopat, sosyopat türü erkekleştirmek, insanlıktan çıkarmak, yozlaştırmak yani yok etmektir. Sözde; kadınlara haklar, özgürlükler vermek ereğiyle ortaya çıkan kadın faşizminin en doruk olduğu bir ülke olan Abd’de, bir gazetecinin ‘Neden gösterilerinizi çıplak yapıyorsunuz?‘ sorusuna, hayvan hakları savunma örgütü üyesi bir kadın şu yanıtı vermiştir: ‘Soyunmazsak medya gelmiyor’. İşte; kadınlara sözde haklar ve özgürlükler vermek savıyla ortaya çıkan kadın faşizminin gerçek yüzü ve ereği budur. Gerçekte kapitalistlerden başka türlüsü de beklenemez. Ne acı ki kapitalistlerin, kapitalizmin, sömürgeciliğin, yoz erkek egemenliğinin ürettiği bu kadın faşizmine genelde demokratlar, solcular ve özelde de bayanlar da araç olmaktadır.

Yine Abd’de, 2 yıl önce; ünlü bir erkek, ünlü bir kadın arkadaşını bırakıp gitmişti çünkü o fotoğrafta görüldüğü gibi, bayan arkadaşı çırılçıplak olarak ve dört ayak üstünde, yerdeki bir gazete üstünden, ağzıyla yemek yiyordu, eski sevgilisiyleyken; resimi çeken de eski sevgilisiydi. Yine Batıda; kadın sütünden peynir yapılmakta ve marketlerde satılmaktadır. Üstelik bir röportajda, bu işi yapanlardan biri olan bir adam yani sözde adam ki bir marketin de sahibidir, şöyle diyordu: ‘Karımın sütünden ve başka kadınların sütlerinden peynir yapıp marketimde satıyorum. Çok iyi gidiyor satışlar. Yakında karımın ve öteki kadınların sütlerinden yoğurt da yapacağım.’

Gerçekte bayanları gerçek aşağılayan, ezen, mal durumuna düşüren, insanlıktan çıkaran, kadın faşizminin kendisidir. Kadın faşizminde bayanlara sahte, ikiyüzlü, dönek, kişiliksiz, özsüz, ticari, sömürüsel bir nezaket, saygı, sevgi, övgü sunulur.

Genelde insanlara, özelde ise bayanlara önerim şu: Ahlakın, onurun ve tutarlılığın olmadığı yerden uzak durun.

Gerçek şu ki insanlık, insanca bir dünya kurmak istiyorsa, Batıyı yıkmak, yok etmek zorunda. Yoksa dünya deliler, pisikopatlar, sosyopatlar ve ahlaksızlar dünyasına dönecek. Demokrasi; faşizimi, insanlıkdışılığı yok etmez; faşizime ve insanlıkdışılığa dönüşür çünkü kapitalistlerin, tutarsızların, zevkçilerin elindedir, bilimsellerin, bilgelerin değil.


Necdet Gürçiftçi
2010-Eylül tarihinde internette yayınlandı.

(Öteki yazılarım 'siir-defteri.com' sitesinde okunabilir)