MİLLİ SAVUNMA BAKANLIĞI'NIN TÜRK ORDUSUNU YANLIŞ TANIMLAMASI DURUMU

Milli savunma bakanlığı, Chp'li bir milletvekilinin bir Tv kanalında, tank paleti fabrikası, Türk ordusu ve Katar konusundaki bir sözü nedeni ile dedi ki '7 iklim 3 kıtada at süren ecdadımızın torunları olarak; şanlı Ayyıldızımızın aşkıyla yüce devletimizin emrinde, asil milletimizin hizmetindeyiz'.

Açık ki o Chp'li milletvekilinin konuyu yanlış tanımlaması gibi Milli savunma bakanlığı'nın da Türkiye'deki Türk ordusunu tanımlaması yanlıştır.

Msb'nin(Milli savunma bakanlığı'nın) o tanımı Türk ordusunu da, Türkiye'yi de ya 'Öteki ülkelerin topraklarında gözü olan, pekçok ülkeyi ya da dünyayı işgal etmek ve haraça(haraca) bağlamak isteyen' olarak anlaşılmasına ya da öyle bir amaçı(amacı) olmuş olan Cengiz Han'ın imparatorluğu ve ordusu, ve Osmanlı imparatorluğu ve ordusu ile kendini özdeşleştirdiğini ya da eşitlediğini düşünmesine neden olabilir ya da olacaktır.

Öncelikle şu anlaşılmalı ki Türkiye cumhuriyeti ordusu ile, Osmanlı ordusu da, Cengiz han ordusu da farklı ve nitel olarak da zıt özelliklerdir çünkü Cengiz han ordusunun da, Osmanlı ordusunun da temel amaçı dünyayı elegeçirmek idi iken Türkiye cumhuriyeti ordusu 'Önce bilim ve ahlak' diyen Atatürk'ün de dediği gibi 'Önce bilim ve ahlak' ordusudur, ve yine 'Vatanda barış, dünyada barış' diyen Atatürk'ün de dediği gibi hiçbir ülkeyi işgal etmek, haraça bağlamak istemeyen bir ülkenin, devletin hiçbir ülkeyi işgal etmek ve hiç bir ülkeyi haraça bağlamak istemeyen ordusudur.

Msb o sözünün sonunda bir de Türkiye ordusu için 'Etkin, caydırıcı, saygın' demiş. Msb'ye sormak gerekir; öz bebek kardeşlerini, öz çocuk kardeşlerini, öz annelerini, öz babalarını bile öldürtmekten çekinmemiş, karılarından başka cariye adı altında, çocuk yaşlarda pekçok kadını olan sultanların Osmanlı hanedanlığı denilen dünyasını; ve milyonlarca insanı öldürttüğü için, bir Arab alimine bile 'Cengiz han ile tanışmış olmaktansa dünyaya hiç gelmemeyi isterdim' dedirtecek kadar zalimliği, zulümü ile ünlenmiş Cengiz han'ı baştaçı etmekle nasıl saygınlık kazanacak?

Anlaşılan ki felsefeye, bilime, ve 'Din bilim, ahlak, vicdan, merhamet, medenilik' demektir diyen Din hadisileri'nin tanımladığı dine aykırı olduğu için insanlığa da aykırı olan siyaset özelde Türkiye'ye, genelde ise dünyaya, insanlığa, sorunlara yanlış bir dünya sunmaktadır.

Gerçek ki Türkiye cumhuriyeti ordusu yalnızca Mustafa Kemal Atatürk, Türkiye cumhuriyeti devleti ordusu, ve 'Bilim, ahlak, vicdan, merhamet, barış' olmakla kendini tanımlar ve övünür. Türkiye cumhuriyeti devleti'nin de, ordusunun da amaçı 7 iklim, 4 kıtada at koşturmak yani savaşmak yani silah atmak değil Türkiye'ye ve dünyaya, insanlığa, Atatürk'ün de dediği gibi 'Bilim, ahlak, vicdan ve barış' sunmaktır.

'Önce bilim ve ahlak' diyen Atatürk'ün Türkiye cumhuriyeti devleti milleti kuşkusuz ki insanlığa örnektir, önderdir ancak öyle ise Türkiye'de genelevler, barlar, pavyonlar, bikinili/mayolu çıplak pılajlar(plajlar), sıtriptiz(striptiz) kulübüleri, gece kulübüleri, sex shoplar, zina serbestliği, eşcinsel evlilik serbestliliği, eşcinsellik serbestliği, toplumsal alanlarda ahlakdışı moda serbestliği, ahlakdışı ünlüler, ahlakdışı medya ne arıyor?

Gerçek ki bu topraklarda asillik varsa o da Muhammed gibi 'Önce bilim, ahlak ve vicdan' diyen, başkalarının vatanlarında gözü olmayan Muhammed gibi başkalarının vatanlarında gözü olmayan Atatürk ile başlamakta.

Zaten 'Türk' demek 'Önce ahlak ve vicdan' demektir. Başkalarının topraklarında gözü olmak da ahlaka ve vicdana aykırılıktır; öyle ise bakın, bu topraklarda ne zaman başkalarının topraklarında göz olmamıştır? Kuşkusuz ki Atatürk ile, Türkiye cumhuriyeti devleti ile.

Yani, Osmanlıcı Akp'nin Türkiye ordusu'nu Osmanlı'ya göre tanımlaması; o Chp'li milletvekilinin o sözünden daha yanlıştır da, daha kötülüktür de. Türkiye denilince de, Türkiye/Türk ordusu denilince de akıla yalnızca Atatürk, bilim, ahlak, vicdan ve barış gelmelidir, bunlara zıt şeyler değil.

Bir devletin, ülkenin, milletin, vatanın büyüklüğü sahip olduğu toprak miktarı ya da ekonomisi ya da ordusu ya da silahı ile değil; Muhammed'in de, Atatürk'ün de dediği gibi 'Bilim, ahlak, vicdan, medenilik ve barış'a sahipliliği ile ölçülür.

Gerçek ki siyaset yanlış ve kötü bir dünyada ve yolda. Yani açık ki kapitalist siyaset Türkiye'ye de, dünyaya da, insanlığa da asla çözüm olamaz çünkü kapitalist siyasetin amaçı alim, alime, bilge olmak değil iktidar olmaktır, özel sektör denilen kapitalistliğin yardımcılığını yapmaktır. Bu nedenle ki dünyada; Muhammed gibi, Atatürk gibi, 'Bilim ve ahlak' ülkesi, devleti, ekonomisi, dünyası isteyen tek bir siyasi parti yok.

Milli savunma bakanlığı öğrenmeli ki Türkiye cumhuriyeti ordusu toprak işgal etmekle ya da at koşturmakla ya da nicel özelliklerle değil; Muhammed'in de, Atatürk'ün de dediği gibi 'Bilim, ahlak, vicdan, medenilik ve barış' olmak ile övünür.

Açık ki Akp'nin dünyası başka; Türkiye cumhuriyeti devleti'nin, bilimin, ahlakın, dinin, insanlığın dünyası başkadır. Bu nedenle ki 2020'de, 30 Ağustos Zafer bayramı ile ilgili olarak, akıldışı-ahlakdışı Abd'nin, akıldışı-ahlakdışı müzik dünyasının akıldışı-ahlakdışı ürünlerinden olan, bir berduşluk kültürü olan, rap(rep) müzik ile tanıtım yapmak yanlışına ve kötülüğüne düşmüştür. Anlaşılan ki Milli savunma bakanlığı; 'Önce bilim, ahlak, vicdan, medenilik ve barış' diyen Atatürk'ün ve Türkiye cumhuriyeti devleti'nin dünyasına aykırı bir dünyayı doğru dünya sanmaktadır. Nedir ya, 'rap' denilen Amerikan müziği ile Türkiye ordusunu tanıtmak? Biryanda Osmanlı kafası, biryanda Amerikan kafası; bu mu yani doğru olan? Gerçek ki tek doğru olan kafa; Muhammed'in de, Atatürk'ün de dediği gibi 'Bilim, ahlak, vicdan, medenilik ve barış kafası'dır. İnsaf yani; hem 'Milli savunma bakanlığı' yani 'Milli' diyorsun, hem 'Türk ordusu' yani 'Türk' diyorsun, hem de Amerikan rap müziği ile kendini tanıtıyorsun; sonra bir de '7 iklim, 3 kıta' diyorsun; 7 iklim, 3 kıtaya Amerikan rap müziği ile mi gideceksin; siyaset işte bu denli akıldışı, mantıksız birşey.

Kuşkusuz ki bu durumlar bakanlığın değil, bakanlığı yönetenlerin durumudur.

Evet; önce Muhammed ve Atatürk yani 'Önce bilim ve ahlak'. Bilim ve ahlak yoksa herşey ya yanlış ya kötü demektir. Durum 21. yüzyılda bu işte; hem Türkiye'de, hem tüm dünyada.

Siyasete son; Muhammed'in de, Atatürk'ün de dediği gibi, 'Bilim ve ahlak'a egemenlik yoksa akıl da, insanlık da doğru yolu bulamaz.


Necdet Gürçiftçi
Hiçbir dini inançtan ve hiçbir siyasi partiden yana olmayan dinli ve bilge
İnternette yayınlandığı zaman: 6.12.20/08.57


Başlık Kategori Yayın Tarihi
AHLAKSIZLIK (ŞİİR) Şiir 14.05.2021
DİNSİZ AŞK İSTEME (ŞARKI SÖZÜ) Şiir 13.05.2021
TÜRKİYE'NİN VE DÜNYANIN RABİA İŞARETİ YERİNE HAMSE İŞARETİNE GEREKSİNİMİ VAR SAVIM Felsefe 12.05.2021
KORONA VE KÖYLER Sağlık 11.05.2021
KORONA MARKETLER VE PARA Sağlık 10.05.2021
Başlık Kategori Yayın Tarihi
AN VE ZAMAN Felsefe 17.04.2021
Dostluk.. Felsefe 05.04.2021
ERDEMLİ OLMA VE ŞEREFLİ KAYBEDİŞ Felsefe 13.02.2021
PANTEİST SPİNOZA’NIN YETERSİZ TANRISI Felsefe 12.01.2021
SIRADAN MISIN Felsefe 02.08.2020