SÜRÜ TOPLUMLARINDA CORONAYA KARŞI SÜRÜ BAĞIŞIKLIĞI UMUDU

'Sürü bağışıklığı' denilen şey 'Bilenler bilmeyenlere öğretsinler' durumu gibi birşey değil yani 'Hastalığı yenenler, öteki hastalara bağışıklık kazandırırlar' gibi birşey değil; örnek ki yalnızca yoksulları öldüren bir hastalıkta, yoksulların ölmesine gözyummak, örnek ki yalnızca Zencileri öldüren bir hastalık da Zencilerin ölmesine gözyummak gibidir yani toplumu topluma kırdırmak gibi birşeydir. Yani 'Sürüden geriye birşeyler kalsın da, gerisi önemli değil' demektir. Yani 'Sürü gibi yaşayalım, sürü gibi ölelim'dir yani hayvanlara yani doğaya özenmektir; bu nedenle ki sürü bağışıklığı uygulaması evrim düşmanlarının dünyasına aittir.

Corona salgınına karşı; akıldan, mantıktan, bilimsellikten, vicdandan, ahlaktan uzak insanlar 'Sürü bağışıklığı' diye birşey uydurmuşlar. Bunun sonuçunda(sonucunda) da zorunlu olarak, çok sayıda ölüm oluşmuş.

Adı üstünde, 'Sürü bağışıklığı' sürüde olur yani hayvanlar da oysa bilim de, teknoloji de, insan olmak da, özgürlük de doğaya boyuneğmekle(boyun eğmekle) değil doğaya karşı isyan ile de başlar. Yani insan evirim(evrim) geçirip doğadan da, hayvan olmaktan da uzaklaşmak, ve varlığını da, doğayı da, dünyayı da, evreni de rastlantılardan çıkarmak, uzaklaştırmak zorundadır yani doğanın, dünyanın, evrenin rastlantılarını yenmek ve kendi insanca var oluşunu doğaya, dünyaya ve evrene egemen yapmak zorundadır.

Sürü bağışıklığı açık ki 'Sürü toplumu' denilen toplumun, kafayapısının(kafa yapısının) bilim ve teknoloji üretmek emeği ve para yerine işi rastlantıya, belki de bilimdışı bir inanç yapısına bırakmak yönelişidir. Bilimi, teknolojisi ve parası yoksa ne yapacak bu kafayapısı; 'Ölen ölür, kalan sağlar bizimdir' diyecek; olsa olsa ölenlere bir de kutsal törenler yapacak yani yeter ki bilime, teknolojiye ve çözüm üretmeye para gitmesin.

Siyaset bilim, ahlak, özgürlük, insanlık, demokrasi ve laiklik değildir; bilime, ahlaka, özgürlüğe,  insanlığa, demokrasiye ve laikliğe aykırılıktır çünkü özgürlük, insanlık, demokrasi ve laiklik zaten bilime ve ahlaka uygunluk üzerine kuruludur ancak bakın ki siyaset hertürlü bilimdışılığa ve hertürlü ahlakdışılığa izin veren bir cehalet ve nefstir yani siyaset takım elbise giymiş, kıravat(kravat) takmış hükümdarlıktır gerçekte ki bu nedenle ki siyaset ile yönetilmekte olan pekçok ülkede hükümdarlık da var.

Sürü bağışıklığı cehaletin, mantıksızlığın, tutarsızlığın zirvelerinden biridir; örnek ki okullarda öğrenciler kendi hallerine bırakılıp 'Öğrenen öğrenir, öğrenmeyen sınıfta kalır' mı deniliyor yani eğitim, öğretim rastlantıya mı bırakılıyor yoksa öğretmenler ile her öğrenciye eğitim mi veriliyor? Açık ki 21. yüzyılda siyaset insanlık için utançtır; kişinin dünyadan, felsefeden, bilimden haberi yok; seçmenlerden gerekli oyu aldı diye seçiliyor; böyle saçmalık olmaz; demokrasi seçmenlerin seçtiği değildir, bilimin ve ahlakın seçtiğidir yoksa demokrasi denilen şey Nazilerin iktidarına bile yolaçar(yol açar) çünkü hiçbir düzen kendiliğinden asla doğruya, insancalığa, mantıklılığa gitmez; bu nedenle ki doğada da, evrende de doğru arayışı, insancalık, mantıklılık yoktur; doğanın ve evrenin mantıksızlığını örtmek için de dini inanç, felsefe, bilim, teknoloji gibi şeyler ortayaçıkmıştır(ortaya çıkmıştır).

Siyasetçiler nasıl ki seçimlerde her oya özen gösteriyorlar; sağlık konusunda da her insana özen göstermek zorundalar.

Yani, sürü bağışıklığı yöntemini insanlığa uygulamak cehaletten, mantıksızlıktan, ahlaksızlıktan, vicdansızlıktan, bilimdışılıktan öte bir de açıkça hayvanlıktır, hayvanlara özenmektir, insanlığı hayvanlaştırmaya çalışmaktır ki zaten insanı hayvandan ayıran en önemli şey de ahlaktır ancak ne yazık ki siyaset ahlaka aykırı herşeyi serbest bırakmakta, örnek ki Abd'de zina, fuhuş, eşcinsel evliliği, eşcinselliği, çıplaklığı, ensestliği, esrarı, astrolojiyi, medyumluğu serbest bırakmıştır yani Abd akıllı olmak için değil akılı yok edecek herşeyi yapmak için uğraşmaktadır ki sürü toplumunda da başka türlüsü olmaz zaten.

Yani, siyaset ile yönetilmek hükümdarlıktır yani sürü toplumu olmaktır zaten. Siyaset toplumun çıkarlarını değil özel sektörün çıkarlarını ve kendi çıkarlarını öne alır çünkü siyaset zaten özel sektörün egemenliğidir; insanlığın, bilimin ve ahlakın değil.

Sürü toplumu değil; Muhammed'in de, Atatürk'ün de dediği gibi 'Bilim ve ahlak' toplumu olmak zorunlu ki böyle bir toplumda siyasete de, özel sektöre de, bilimdışılığa da, ahlaksızlığa da yeryoktur(yer yoktur) zaten.

Sen insansın; sürü gibi düşünme, sürü gibi yaşama, sürü gibi olma; Muhammed'in de, Atatürk'ün de dediği gibi 'Bilim ve ahlak' ol.


Necdet Gürçiftçi
Bağımsız, özgür, bilimsel, tarafsız; hiçbir dini inançtan ve hiçkimseden yana olmayan dinli ve bilge
İnternette yayınlandığı zaman: 5.6.20/17.24


Başlık Kategori Yayın Tarihi
KORONA MARKETLER VE PARA Sağlık 10.05.2021
NORMAL OLUNMADAN NORMALLEŞME OLMAZ Felsefe 09.05.2021
TÜRKÇEDE '-NA' EKİ MANTIKSIZLIĞI SAVIM Felsefe 07.05.2021
AL BAYRAK (ŞİİR) Şiir 06.05.2021
İSTANBUL MEDİPOL ÜNİVERSİTESİ İNCELEMEM Felsefe 05.05.2021
Başlık Kategori Yayın Tarihi
AN VE ZAMAN Felsefe 17.04.2021
Dostluk.. Felsefe 05.04.2021
ERDEMLİ OLMA VE ŞEREFLİ KAYBEDİŞ Felsefe 13.02.2021
PANTEİST SPİNOZA’NIN YETERSİZ TANRISI Felsefe 12.01.2021
SIRADAN MISIN Felsefe 02.08.2020