ECE ERKEN'DEN YİNE SAÇMASAPANLIK SAVIM

Açık ki dünyada bir güç akıldışılık yanında ahlakdışılığı ve ahlaka aykırı kimseleri de, toplumlarının tepelerine, ve insanlığın tepesine ünlü yapmak peşinde. Örnek ki abd'ye bakın; bir tane bile ahlaka uygun, insanlığa doğru örnek, küresel bir ünlü bayan bulamazsınız.

Ece Erken. Beyaz Tv adlı Akp yandaşı, yoz Tv kanalında sabahları, topluma akıl hocası konumunda, gözlerini belerte belerte, bir kahraman havasında, topluma doğru ve iyi örnek tutumunda hopladı zıpladı. Sonra görüldü ki henüz evli bir bayla aşk yaşamakta imiş. Beyaz Tv'den alimlik, evliyalık, bilime uygunluk ve dine uygunluk bekleyecek değiliz de bu kanal da sanki akıla ve ahlaka aykırı görünen insanları ünlü diye ekranına çıkarmak peşinde gibi görünmekte; anımsadığım kadarı ile örnek ki Nihat Doğan, Rasim Ozan Kütahyalı, ve şimdi de Ece Erken; zaten bu Tv kanalının sabahları ekranına çıkardığı hatunlar adeta ahlaka aykırı moda defilesi sunar gibi giyimlerde olmakta yani hangisi bilime ve ahlaka örnek gösterilebilir de topluma akıl hocasılığı(hocalığı) yaptırılmaktalar? Zaten Amerikan sinemasının en barbar, en vahşi filımlarını(filmlerini) de bu yoz Tv kanalında izlemek olanaklı; bu durumlar rastlantı mı yoksa eşyanın tabiatı(doğası) gereği mi? Sonra da Chp'ye veryansın diyor.

Boşanma davası sürmekte olan yani henüz boşanmamış olan bir kişi ile 'Yasak aşk' denilen aşk türü yaşamış olan Ece Erken isimli; bilime ve ahlaka aykırı yani 'Önce ilim(bilim) ve ahlak' diyen Muhammed'e de, Atatürk'e de yani dine de, Türklüğe de aykırı sözde ünlü 'Hatamdan vazgeçtim, o kişiden ayrıldım' demiş ancak bu konudaki sözleri onun henüz hatasından ders almadığını göstermekte yani yine süttençıkmışakkaşık'lık(sütten çıkmış ak kaşıklık) peşinde.

'Hatamdan döndüm' sözüne ek olarak demiş ki 'Hırsızlık yapmadım, dolandırıcılık yapmadım, sizler gibi; siz aynaya bakın, kendinizden utanın.'. Yani yasak aşkı konusunda da başkalarını suçladı, 'Hatamdan döndüm' dediğinde de başkalarını suçlamakta. Yani kendisini eleştireceğine, kendisini eleştirenleri kötülemekte. Acaba ünlü olmak için mantıksız olmak mı gerekli?

Hırsızlık yapmamış da, kimseyi dolandırmamış da; üstelik de 'Sizler gibi' diyor yani ya yalnızca hırsızlara ve dolandırıcılara sesleniyor ya da kendisini eleştiren herkes sız ve dolandırıcı diyor. Anlamıyor ki onu suçlayan, kötüleyen, olumsuzlayan kimseler yalnızca dolandırıcılar ve hırsızlar değil; onu suçlayan şey akıl, mantık, ahlak, vicdan, dürüstlük, medenilik, felsefe, bilim, din, insanlık gibi şeyler. Yani sanki dünyadaki yanlış, kötü, utanç verici şeyler yalnızca hırsızlık ve dolandırıcılık, yani zina, ahlaka aykırı giyim gibi şeyler ahlaka aykırı değil, utanç verici değil, yanlış değil, kötü değil; yani sanki bu ülkede dünyada insanlara 'Hırsızlık ve dolandırıcılık yapma da ne yaparsan yap' diyen bir güç varmış gibi; yani ahlakı, edebi, terbiyeyi, utanmayı, dini, doğruyu, iyiyi, akılı, mantığı yalnızca hırsızlık ve dolandırıcılık yapmamak ile sınırlayan zavallı, geri, ilkel, sığ, incirçekirdeği(incir çekirdeği) ve nicel bir mantık türü. Ya, bu nasıl bir ünlülük türüdür, nasıl bir mantıktır böyle ki bir de televizyonlara, toplumlara baştaçı edilmektedir; insanlık yalnızca ahlakını değil akılını da yitirmiş olmalı ki zaten ahlak giderse akıl da gider, bu nedenle ki Muhammed de 'Din utanmaktır da, utanmak yoksa din de olmaz' demiştir. Açık ki ünlülerden önce medya kendine gelmelidir, bilime ve ahlaka gitmelidir.

Hem 'Hatamdan döndüm' demiş hem de kendisini eleştiren, yaptığını kötüleyen insanlara karşı yine haksızlık etmekte; yanlışını eleştiren, kötüleyen insanları kötülemekte, suçlamakta, onlara 'Aynaya bakın, kendinizden utanın' demekte. Yani yine mantıksızlık. Yani açık ki henüz yine de hatalarından vazgeçmemiş.

Yani bu kadına 'Ünlü' denildi, medyada mevki-makam verildi ancak açık ki kadın zinanın ahlaka, vicdana, dine, Türklüğe, Müslümanlığa, insanlığa, sevgiye, aşka, evliliğe aykırı birşey olduğunu bile henüz anlamamış durumda ki bu da medyanın da akıl, mantık ve ahlak olarak yozluğunu göstermekte yani 'Ünlü olsun da ne olursa olsun, nasıl olursa olsun' yoz mantığını.

Bu kadın bir de, 2019 kasımında kendisine sosyal ortamda 'Azıcık giyinseydin' diyen izleyicisine 'Takipten çıkın, ahlakınıza uygun sayfalarda gezinin. Yazın çekilmiş fotoğrafımı paylaşırken size hesap vermeyeceğim tabii ki.' demiş biri ki mantıksızlığı zaten bu sözünde de açık çünkü hem bilime ve dine uygun insan başkalarına da hesap verir yani başkalarına yönelik sorumluluk içinde olur hem de mevsim yaz diye sütyen-külot ortalığa çıkmaz yani egemeni, efendisi mevsim, mekan, ortam gibi şeyler değil bilimin ve dinin erdemleridir. Yani topluma hem 'Size hesap vermeyeceğim tabiki' diyor hem de sabahları televizyona çıkıp topluma akıl hocasılığı yapıyor; bil ki bu toplumun da bilimin ve dinin erdemlerini hiçe sayanlardan alacağı akıl da yok yani bilimde de, din de 'Bana ne, sana ne, kime ne, sen kimsinki, sana mı hesap vereceğim' gibi yaklaşımlara asla yer yok; bilim de, din de hesap vermektir de zaten.

Evet; ey medya ve ey ünlüler; Muhammed'in de, Atatürk'ün de dediği gibi 'Önce ilim(bilim) ve ahlak'.

Türkiye de, tüm dünya da bilime, akıla ve ahlaka aykırı kimselere ünlü demeyi de, onları baştaçı etmeyi de bırakmalıdır. Ve; Muhammed de, Atatürk de 'Önce bilim ve ahlak' dedi.

İzleyicisine 'Ahlakına uygun sayfalarda gezin' diyen Ece Erken'in ahlakına uygun mu acaba zina? Felsefeye, bilime, ahlaka, dine, Türklüğe, dinliliğe, Müslümanlığa ve insanlığa uygun değil de. Açık ki 'Ahlakına uygun sayfalarda gezin' sözü, sözün eleştiri konusu durum ile düşünüldüğünde ahlakı dışlamaktır, 'Ben ahlakı dışlıyorum' demektir ki ahlak da dinin en önemli iki koşulundan biridir ki öteki de 'Din ilim(bilimdir), bilim yoksa din de olmaz, bilim Çin'de de olsa gidip öğrenin, alimin uykusu bile cahilin ibadetinden üstündür' sözlerinden de anlaşılacağı gibi, bilimdir. Zaten bu kişinin ahlakı dışlama durumu evli bir bayla ayıp, ahlaka aykırı, dine aykırı, insanlığa aykırı, vicdana aykırı, dürüstlüğe aykırı, medeniliğe aykırı aşkından da ortadadır ya da bellidir.

Akıllı insanlar hukukun, ortamın, koşulların, olanakların verdikleri herşeyi almazlar; yalnızca bilime ve ahlaka uygun şeyleri, ve bilime ve ahlaka uygun olarak alırlar. Yani hukukta ya da Türkiye'de, zinanın suç olmaması da, ahlaka aykırı giyimin suç olmaması de gerçekler ve doğrular açısından belirleyici değildir, olamaz da. Bakın, Abd'de porno da, esrar da, ensestlik de, toplu seks de serbest. Gerçekleri ve doğruları devletler ya da siyasi iktidarlar ya da siyasetçiler değil Muhammed'in ve Atatürk'ün de dediği gibi bilim ve ahlak belirler yalnızca.

Bu arada; ahlakı küçümseyenlere ya da dışlayanlara da ahlakın tanımını söyleyeyim: Ahlak zekanın, akılın, mantığın, beyinin, ruhun, felsefenin, bilimin, demokrasinin, laikliğin, medeniyetin, medeniliğin, hukukun, özgürlüğün, insan olmanın, insanlığın, insani dünyanın en nitel aşamasıdır. Yani ahlaktan da, bilimsellikten de asla uzak olmamak gereklidir.

Açık ki yoz dünyada ünlüleri ünlü yapan şey bilimde ve ahlakta ünsüzlükleridir.


Necdet Gürçiftçi
Bağımsız, özgür, bilimsel, tarafsız; hiçbir dini inançtan ve hiçkimseden yana olmayan dinli ve bilge
İnternette yayınlandığı zaman: 11.4.20/00.28


Başlık Kategori Yayın Tarihi
KORONA MARKETLER VE PARA Sağlık 10.05.2021
NORMAL OLUNMADAN NORMALLEŞME OLMAZ Felsefe 09.05.2021
TÜRKÇEDE '-NA' EKİ MANTIKSIZLIĞI SAVIM Felsefe 07.05.2021
AL BAYRAK (ŞİİR) Şiir 06.05.2021
İSTANBUL MEDİPOL ÜNİVERSİTESİ İNCELEMEM Felsefe 05.05.2021
Başlık Kategori Yayın Tarihi
AN VE ZAMAN Felsefe 17.04.2021
Dostluk.. Felsefe 05.04.2021
ERDEMLİ OLMA VE ŞEREFLİ KAYBEDİŞ Felsefe 13.02.2021
PANTEİST SPİNOZA’NIN YETERSİZ TANRISI Felsefe 12.01.2021
SIRADAN MISIN Felsefe 02.08.2020