PARA DİN VE AKP

Şeyler arasındaki benzerlikleri anlamak kadar, şeyler arasındaki farklılıkları da anlamak gerekir ki bu duruma felsefede 'Karşıtların birliği ve savaşı' denilir. Bilimsellik, mantık şeylerin hem benzerliklerini hem de zıtlıklarını kapsar. Yani özeleştirisizlik de, sorgulamasızlık da yanlıştır.

Doğru ülke için de, doğru dünya için de önce mantık gerekir çünkü mantık felsefenin de, bilimin de, ahlakın da, dinin de başlangıçıdır(başlangıcıdır) çünkü mantık 'Doğru düşünmeye yönelim, doğru düşünmeye istek, doğru düşünmeye başlamak' demektir yani 'Doğruya giden yolun yarısı' demektir. Bu nedenle bir ülke önce mantık üzerine kurulmalıdır.

Akp başkanı Erdoğan 'Biz hiçbir zaman yatırımcının kimliğini sorgulamadık. Bunun rengi nedir, dini nedir sormadık. Çünkü paranın rengi, dini yoktur. Para paradır.' demiş.

Bu sözün mantıksal doğruluk değeri ve dinsel doğruluk değeri nedir?

Önce mantık açısından düşünelim:
1- Paranın rengi yok mudur, vardır; her ülkenin parası farklı renkler içerir. Kağıt Tl bile para miktarına göre farklı renklerdedir.
2- Paranın renginin olmaması paranın baştaçı, lider, önder yapılmasına, boyuneğilmesine(boyun eğilmesine) hak kazandırmaz. Yani birşeyin, rengi yok diye, hak yapılması yanlıştır. Suyun da rengi yok ancak her su sağlıklı değildir, her su içilmez, her su yasal değildir.

Şimdi konuyu din açısından düşünelim:
1- Paranın dini yok mudur? Kuşkusuz ki yoktur çünkü din insanlar yani ruh, beyin, kişilik içindir oysa para alışveriş içindir; ve para kağıt ya da metaldir zaten ki kağıdın da, metalin d, doğanın da, nesnelerin de, cansız varlıkların da zaten dini olmaz çünkü din ahlakı olan varlık yani insan içindir. Paranın dini yoksa ahlakı, vicdanı, dürüstlüğü de yoktur çünkü din demek ahlak, vicdan, dürüstlük de demek. Öyle ise ekonomi, ülke, devlet, vatan, millet, eğitim, hayat, hukuk yani herşey paraya göre asla düzenlenmemelidir.
2- Paranın dini, ahlakı yoktur ancak insanların vardır. Örnek ki cami yapımında, dine aykırı yollardan kazanılmış para kullanılmaz. Dini tanımlayan Din hadisileri'ne göre din 'Bilim, ahlak, vicdan, merhamet, dürüstlük, medenilik, tarafsızlık, adillik, nefssizlik' demektir yani paranın dini, ahlakı olmaz ancak insanın, toplumların, ekonominin, hukukun, eğitimin, demokrasinin, özgürlüğün, laikliğin, devletlerin olmalıdır.
3- Domuz eti de ettir ancak Müslümanlar yemezler.
4- Ahlaklı insanlar çocuklarına 'Ahlaklı yoldan para kazan, ahlaka aykırı yollardan para kazanma, ahlaka aykırı işler yapma, evine ahlaklı(doğru) yoldan para götür, Müslümanlar da 'Helal yoldan para kazan' derler yani 'Para paradır, nasıl kazanırsan, nereden kazanırsan olur' demezler. Yani, paranın dini yoksa, paranın da, parayı baştaçı etmiş ekonominin de, parayı baştaçı etmiş devletin de, parayı baştaçı etmiş ülkenin de, parayı baştaçı etmiş eğitimin de dinde yeri yok demektir.
5- Kumar parası da, dilenci parası da, uyuşturucu parası da paradır ancak devlet elkoyar(el koyar).

Yani doğrusu ki insanlar parayı da, öteki herşeyi de sorgulamalıdır, ve para için, geçim için, ekmekparası(ekmek parası) için herşeyi yani ahlaka, vicdana, merhamete, medeniliğe, dürüstlüğe, adilliğe yani kısaca dine yani Din hadisileri'ne aykırı şeyleri yapmamalıdır. Gümrüklerde bile paralar ve mallar sorgulanmaktadır.

Bu nedenle ki dine ya da ahlaka aykırı ülkeler ile keyfi ticaretler yani bilim, teknoloji, sağlık dışı yani insanlık için zorunlu olmayan işler yapmak; örnek ki öyle ülkelerden gıda, giyecek, oyuncak, sigara, içki, meyva(meyve), sebze gibi şeyler almak dine de, ahlaka da aykırıdır. Bu nedenle ki Din hadisileri'ne ya da ahlaka aykırı ülkelerden bilim, teknoloji ve sağlık açılarından zorunlu olmayan şeyler ithal edilmemelidir. Bu nedenle ki Türkiye Avrupa birliği'ne de asla katılmamalıdır.

Muhammed de, Atatürk de 'Önce bilim(ilim) ve ahlak' dedi. Yani, parada da, ekonomide de, hayatta da 'Önce bilim ve ahlak' geçerlidir, gereklidir ve doğrudur.

Yani paranın rengi vardır, ancak din, ahlak, vicdan gibi şeyler zaten doğada da yoktur, bu gibi şeyler insanda, toplumlarda, devletlerde, ekonomilerde, hukukta, demokraside, laiklikte, özgürlükte, eğitimde yani helaya ya da çöpe gidecek şeylerde değil beyinde, ruhta, mantıkta olmalıdır.

Açık ki Akp dünyası yalnızca demokrasiye, laikliğe, Atatürk'e değil mantığa ve dine de aykırı bir yoldur ki zaten doğru demokrasi de, doğru laiklik de, Atatürk de 'Önce bilim(ilim) ve ahlak' demektir ki 'Bilim ve ahlak'a aykırı yol ile doğru ülke de, doğru ekonomi de, doğru devlet türü de, doğru hukuk da, doğru dünya da, doğru hayat da olmaz.

Yani, ekonomi, devletler, vatanlar, toplumlar, demokrasi, laiklik, özgürlük, eğitim, hukuk 'Bilim ve ahlak'a yani dine aykırı olmamalıdır; Muhammed'in de, Atatürk'ün de dediği gibi 'Bilim ve ahlak'a uygun olmalıdır. Yani, devletler şirket gibi değil, Muhammed'in de, Atatürk'ün de dediği gibi 'Bilim ve ahlak' gibi yönetilmelidir.


Necdet Gürçiftçi
Hiçbir dini inançtan ve hiçbir siyasi partiden yana olmayan dinli ve bilge

İnternette yayınlandığı zaman: 2.12.20/03.47


Başlık Kategori Yayın Tarihi
KORONA VE KÖYLER Sağlık 11.05.2021
KORONA MARKETLER VE PARA Sağlık 10.05.2021
NORMAL OLUNMADAN NORMALLEŞME OLMAZ Felsefe 09.05.2021
TÜRKÇEDE '-NA' EKİ MANTIKSIZLIĞI SAVIM Felsefe 07.05.2021
AL BAYRAK (ŞİİR) Şiir 06.05.2021
Başlık Kategori Yayın Tarihi
AN VE ZAMAN Felsefe 17.04.2021
Dostluk.. Felsefe 05.04.2021
ERDEMLİ OLMA VE ŞEREFLİ KAYBEDİŞ Felsefe 13.02.2021
PANTEİST SPİNOZA’NIN YETERSİZ TANRISI Felsefe 12.01.2021
SIRADAN MISIN Felsefe 02.08.2020