İSTANBUL SÖZLEŞMESİ YANDAŞLARINA GÖRE TÜRKİYE'DE ATATÜRKÇÜ TÜRK MÜSLÜMAN ORANI %7 İMİŞ

İstanbul sözleşmesi yandaşları kendilerini haklı göstermek ve toplumu da yanıltmak için taklalar atmakta.

İstanbul sözleşmesi ne? Zinanın, eşcinsel evliliğin, pornonun, çıplaklığın, 14 yaşındaki çocuklarla cinsel ilişkinin, kadın sütünden peynirin; fahişeleri erkek, müşterileri kadın olan genelevin; çırılçıplak soyunulan Tv yarışmasının; esrarın bile serbest olduğu, akıldışı, ahlakdışı Avrupa birliği'nin düzeni. Yani böyle bir düzen 'Önce ahlak' demek olan Türklere de, 'Önce ahlak' demek olan Müslümanlara da çözüm, ilerleme getirecekmiş. Şizofreninin siyasi hali olsa gerek.

Açık ki akıldışı, ahlakdışı, küresel, derin, ve Abd-Avrupa-İsrail üçgeni merkezli bir merkez dünyaya akıldışılık ve ahlakdışılık egemenleştirmeye çalışmakta; bunun için de moda, astroloji, sinema, Tv dizisi, müzik, medya, reklam, sıpor(spor), festival, yarışma, bilgisayar oyunu, oyuncak, sivil toplum örgütü, kadıncılık(feministlik), ünlü gibi araçları da kullanmakta.

İstanbul sözleşmesi yandaşı ve sözde Atatürkçü bir gazete İstanbul sözleşmesi konusunda bir anket yayınladı. Ankete göre; toplumun ancak %7'si İstanbul sözleşmesi'ne karşı imiş.

Bu durumda açık ki Türkiye'deki Atatürkçü oranı da, Müslüman oranı da, Türk oranı da %7 olmakta bu durumda çünkü Atatürk de, Müslüman da, Türk de 'Önce ahlak' demek; bu nedenle ki Muhammed de, Atatürk de yalnızca 'Önce bilim' demedi, 'Önce ahlak' da dedi. Yani gerçek ki bu durumda, ahlaka aykırılık Atatürkçülük de, Müslümanlık da olmuyor çünkü Avrupa birliği ahlaka aykırı biryer yani Avrupa birliği'ne katılmak Atatürkçülüğe de, Muhammedçiliğe de aykırı birşey. Yani bu durumda demek ki yetişkin kitlenin %93'ü Atatürkçü de, Müslüman da, Türk de değil.

Akıl var, mantık var; sanki kadına şiddet de, kadın cinayeti de Türkiye'de yasak, suç değil de İstanbul sözleşmesi ile yasaklanacak, suç olacak; sanki Ab'de ve Abd'de kadına şiddet ve kadın cinayeti yok da yalnızca Türkiye'de var.

Açık ki genelde Avrupa birliği yandaşlığı, özelde ise İstanbul sözleşmesi yandaşlığı yalnızca ahlaka, dine, Türklüğe ve insanlığa değil akıl-ruh sağlığına, bilimselliğe, mantığa ve dürüstlüğe de aykırı.

Gerçek ki Türkün dünyası da, dinlinin dünyası da, insanlığın dünyası da, Türkiye'nin dünyası da, dünyanın dünyası da genelde Batı, özelde Avrupa değil Muhammed'in de, Atatürk'ün de dediği gibi 'Bilim ve ahlak' olmalı.

Türkiye'ye de, Ab'ye de, Abd'ye de, insanlığa da, dünyaya da İstanbul sözleşmesi değil Muhammed'in de, Atatürk'ün de dediği gibi 'Bilim ve ahlak' sözleşmesi gerekli ki bu sözleşme olursa zaten dünya insanca olur.

Çözüm cinsiyette de, cinsellikte de değil 'Bilim ve ahlak'tadır. Peki, İstanbul sözleşmesi yandaşları 'Bilim ve ahlak' istiyorlar mı, Ab istiyor mu?

Açık ki İstanbul sözleşmesi'nin amaçı 'Bilim ve ahlak'a aykırılığın egemenleştirilmesidir.

Açık ki Avrupa sözleşmesi yalnızca Türkiye'ye değil insanlığa, insanca dünyaya da ihanettir.


Necdet Gürçiftçi
Bağımsız, özgür, bilimsel, tarafsız, hiçbir dinden olmayan dinli ve bilge
İnternette yayınlandığı zaman: 24.11.20/05.37

 

(Öteki yazılarım 'siir-defteri.com' sitesinde okunabilir)


Başlık Kategori Yayın Tarihi
DİNSİZ AŞK İSTEME (ŞARKI SÖZÜ) Şiir 13.05.2021
TÜRKİYE'NİN VE DÜNYANIN RABİA İŞARETİ YERİNE HAMSE İŞARETİNE GEREKSİNİMİ VAR SAVIM Felsefe 12.05.2021
KORONA VE KÖYLER Sağlık 11.05.2021
KORONA MARKETLER VE PARA Sağlık 10.05.2021
NORMAL OLUNMADAN NORMALLEŞME OLMAZ Felsefe 09.05.2021
Başlık Kategori Yayın Tarihi
AN VE ZAMAN Felsefe 17.04.2021
Dostluk.. Felsefe 05.04.2021
ERDEMLİ OLMA VE ŞEREFLİ KAYBEDİŞ Felsefe 13.02.2021
PANTEİST SPİNOZA’NIN YETERSİZ TANRISI Felsefe 12.01.2021
SIRADAN MISIN Felsefe 02.08.2020