KOTON'UN TÜRBANLI VE DİNE AYKIRI VE SAÇMA SAVLI REKLAMINI KINIYORUM

Ortalıkta; mini etekli, tayt pantolonlu, mini şortlu, bikinili, mayolu yani ahlaka aykırı, ve üstelik de kendilerine 'Atatürkçü' diyen kimseler görülmekte, Atatürk 'Önce ilim(bilim) ve ahlak' demiş olmasına karşın. Ortalıkta bir de tuhaf türbanlılar görülmekte; başlarında türban, altlarında tayt pantolon, yüzlerinde birkarış(bir karış) makyaj gibi. Bu durum yalnızca Müslümanlarla sınırlı bir konu değil, örnek ki Batıda da hem ortalıkta bikini diye sütyen-külot gezenler, hem de boyunlarında Haç kolye olanlar var. Bunları kim yapıyor, moda yapıyor; modadan kim para kazanıyor, özel sektör; modanın bunları yapmasına kim izin veriyor; siyasi iktidarlar yani ülkeleri yönetenler. Yani durum açık ki 'siyasi iktidar-özel sektör ilişkisi'; bu akıl, mantık, vicdan, bilim ve ahlak tanımazlık durumu nedeni ile ki siyaset de, özel sektör de felsefeye de, bilime de, ahlaka da, dine de, insanlığa da aykırıdır; bu nedenle ki Muhammed de, Atatürk de 'Ülkeleri de, insanlığı da bilim ve ahlak yönetmeli' anlamında sözler söylemiş; örnek ki Muhammed 'Din bilim ve ahlaktır, bunlar yoksa din de olmaz; bilim Çin'de de olsa gidip öğrenin' demiş; Atatürk de 'Hayatta en doğru yol bilim ve ahlaktır; benim sözlerimle bilimin sözleri çelişirse beni değil bilimi dinleyin' ve 'Ahlaksız bir millet kalkınamaz' demiş.

Savım ve önerim ki reklamlar yalnızca ürünlerini tanıtmaya, satmaya çalışsınlar; toplumların, insanların beyinleriniyıkamaya(beyinlerini yıkamaya), toplumlara akılhocasılığı(akıl hocalığı), toplum mühendisiliği(mühendisliği), liderlik, önderlik yapmaya kalkmasınlar. Kapitalist ya da zengin olmak alim, alime, bilge, doğru insan yapmaz.

Peki siyaset buna neden tepki göstermemekte? Olası ki birileri toplumlara demokrasinin yalnızca akıldışılık ve ahlakdışılık yani nefs serbestliği ile geleceğini düşünmekte; birileri de toplumlara, akıldışılıkları ve ahlakdışılıkları gösterip 'Bakın ahlak, din eldengidiyor(elden gidiyor) dedirtip ya iktidar olmaya ya da iktidarını, egemenliğini korumaya çalışmakta. Yani, 21. yüzyılda, akıldışılık ve ahlakdışılık ya saflıktır ya tuzak.

Sanılmakta ki demokrasi ve laiklik serbestliktir, serbestlik de özgürlük demektir oysa demokrasi de, laiklik de, özgürlük de 'Önce bilime ve ahlaka uygunluk' yani önce bilim ve ahlak demektir ki bu nedenle de Muhammed de, Atatürk de 'Önce ilim(bilim) ve ahlak' dedi çünkü ahlak zekanın, akılın, mantığın, beyinin, ruhun, akıl-ruh sağlığının, medeniliğin, medeniyetin, insan olmanın, felsefenin, bilimin, demokrasinin, laikliğin, evrenin en üst nitel soyut aşamasıdır. Ahlaka zarar veren temel şey ise nefstir çünkü nefs hem en büyük cehalettir, hem kötülüklerin hem nedeni hem amaçıdır, hem de önce akılı, mantığı, sonra da ahlakı ve vicdanı yok eder; ve açık ki dünyada, insanlığa nefs pompalamaya çalışan bir merkez bulunmakta.

Açık ki merkezi Abd'de olan akıldışı, ahlakdışı, küresel ve derin bir etkinlik dünyaya akıldışılık ve ahlakdışılık egemenleştirmeye çalışmakta çünkü açık ki bunca ısrarlı ve genel akıldışılık-ahlakdışılık-utanmazlık-saçmalık rastlantı ve masumluk olamaz; ve, açık ki bu merkez, amaçları için de genel araç olarak cinselliği ve yetişkin insan dişisi cinselliğini kullanmakta; özel olarak da akıldışı-ahlakdışı moda, akıldışı-ahlakdışı medya, astroloji, medyumluk, pirsing, dövme, yaşam koçluğu, akıldışı-ahlakdışı sanat, akıldışı-ahlakdışı ünlü gibi araçları kullanmaya çalışmakta; birileri de bilmeden de olsa buna alet olmakta.

Bu nedenle ki hem 21. yüzyılın en büyük ajanlığı ve ahlakdışılığı modadır, hem de bu nedenle akıldışı-ahlakdışı modanın temel amaçı yetişkin insan dişisini genelde cinsiyetini ve cinselliğini, özelde ise cinsel bölgelerini dışavurmaya, belirtmeye, vurgulamaya yani ahlaka, dine aykırılığa yani utanmamaya yöneltmek amaçına girmiş durumda;

Bu nedenle ki reklamlar(tanıtımlar) yalnızca mal, ürün, hizmet satmaya yani para kazanmaya değil toplumların beyinleriniyıkamaya(beyinlerini yıkama), algı operasyonu, toplum mühendisliği denilen şeyleri de yapmaya yönelim içine girmekte. Yaptıkları ya da yapmak istedikleri şey; Muhammed'in de, Atatürk'ün de dediği gibi 'Önce bilim ve ahlak' olsa ne ise ancak açık ki bunlara zıt, aykırı durumlar, amaçlar.

Bu nedenle ki reklamlarda 'Saçmalamak'ı öven sözler bile söylenilmekte; ve özellikle de akıldışı-ahlakdışı, yoz ünlü türü oynatılmakta yani hem saçmasapan sözler hem de akıldışı-ahlakdışı ünlüler toplumlara akılhocası(akıl hocası), lider, önder yapılmaya çalışılmakta.

Açık ki ülkemizde de birileri o küresel merkezin etkisine kapılmış durumda; örnek ki düşünür(filozof), alim, alime, bilge, bilimci olmayan ünlülerden de oluşan yani sırf ünlü ve siyasi iktidar yandaş oldukları için 'Akil insan' yapılan kişilerin de içinde bulunduğu 'Akil insanlar' liderliği; ve pekçok Tv reklamı.

O reklamlardan biri de Koton'un, internette gördüğüm bir reklamı. O reklamda; ikisi yetişkin insan dişisi, biri de yetişkin insan erkeği, üç genç var; soldaki yetişkin insan dişisi mini etekli ve uzun sarı saçlı, ortadaki yetişkin insan dişisi türbanlı, sağdaki yetişkin insan erkeği de parmaklarında takılar, boyununda(boynunda) kolye olan biri.

Bu tanıtımda sorun ortadaki türbanlı da, ve tanıtımın 'Sılogan/Slogan' da denilen sözünde. Türbanlının kapşonlu tişörtünün kolunda İngilizce bir yazı var; ve öyle oturtulmuş ki bacak arası yani vagina bölgesi yani üregenital bölgesi meydanda olacak biçimde bacaklarını açmış yani mini etekli bayan ayakta ancak türbanlı bayan bacaklarını açacak, üregenital bölgesini açıkta bırakacak, vurgulayacak, gösterecek biçimde oturtulmuş.

Burası konunun özelde türbanlıları, genelde ise Müslümanları ilgilendiren özel yönü.

Konunun bir de tüm toplumu, ülkeyi ve tüm insanlığı ilgilendiren yönü var; reklamın sözü. Reklamdaki yazı diyor ki 'Şimdi herkese saygı moda'. Açık ki bu söz o akıldışı-ahlakdışı-küresel-derin merkezin amaçlarına uygun bir söz ki medyadaki durumdan bu sözün yalnızca Koton'a ait olmadığı, medyanın da topluma bu sözü öğretmeye çalışmakta olduğu görülmekte.

'Şimdi herkese saygı moda' imiş. Öncelikle 'moda' nedir; akıldışı-ahlakdışı moda durumu açık ki akıldışılık ve ahlakdışılıktır yani nefstir, nefs ki hem en büyük cehalettir, hem kötülüklerin nedeni ve amaçıdır(amacıdır), hem de önce mantığı, sonra da ahlakı ve vicdanı yani özeleştiriyi ve utanmayı yok eder; örnek ki ortalıkta bikini, mayo diye sütyen-külot; mini şort diye külotla; tayt pantolonla, mini etekle, açıksaçık giysi ile, daracık giysi ile; yani yetişkin insan erkeğini tahrik ve taciz edecek giysilerle gezmek ki bu durumun cinsel suçlara da, yetişkin insan dişisine karşı şiddete de olumlu katkıda bulunmakta olduğu açıktır. Yani açık ki akıldışı-ahlakdışı moda toplumlarda yalnızca akıldışılığı ve ahlakdışılığı değil suçları da arttırmakta olabilir.

'Herkese saygı'. 'Herkese saygı' ne demek? Yani bilimdışı şeylere inananlara da, ahlaka aykırı giyinenlere de, ahlaka aykırı yaşayanlara da, ahlaka aykırı yaşayanlara da yani tam da genelde o akıldışı-ahlakdışı küresel merkezin, özelde ise akıldışı-ahlakdışı modanın istediği şey; yani 'Önce bilim ve ahlak' diyen Muhammed'e, dine, ve 'Önce bilim ve ahlak' diyen Atatürk'e, demokrasiye, laikliğe, özgürlüğe aykırı, zıt birşey yani açık ki ülkeye akıldışılık, bilimdışılık, ahlakdışılık pompalamak durumu.

Bu nedenle ki genelde akıldışı-ahlakdışı moda, özelde ise Koton giymek 'Önce bilim ve ahlak' diyen Atatürk'e de, 'Önce bilim ve ahlak' diyen dine de, 'Önce bilim ve ahlak' diyen demokrasiye de, 'Önce bilim ve ahlak' diyen laikliğe de, 'Önce bilim ve ahlak' diyen özgürlüğe de, 'Önce ahlak demek' olan Türklüğe de, 'Önce bilim ve ahlak' diyen akıl-ruh sağlığına da, 'Önce bilim ve ahlak' diyen insanca dünyaya da aykırı bir durumdur.

Yani, utanmak yoksa yalnızca ahlak değil; Atatürk de, demokrasi de, laiklik de, özgürlük de, din de, akıl-ruh sağlığı da, mantık da, medenilik de, insanca olmak da olmaz.

'Herkese saygı' değil; 'Bilimsel ve ahlaklı olan'a saygı. 'Modaya saygı' değil; bilime ve ahlaka saygı.


Necdet Gürçiftçi
Bağımsız, özgür, bilimsel, tarafsız, hiçbir dinden olmayan dinli ve bilge
İnternette yayınlandığı zaman: 14.11.20/06.42


Başlık Kategori Yayın Tarihi
KORONA VE KÖYLER Sağlık 11.05.2021
KORONA MARKETLER VE PARA Sağlık 10.05.2021
NORMAL OLUNMADAN NORMALLEŞME OLMAZ Felsefe 09.05.2021
TÜRKÇEDE '-NA' EKİ MANTIKSIZLIĞI SAVIM Felsefe 07.05.2021
AL BAYRAK (ŞİİR) Şiir 06.05.2021
Başlık Kategori Yayın Tarihi
AN VE ZAMAN Felsefe 17.04.2021
Dostluk.. Felsefe 05.04.2021
ERDEMLİ OLMA VE ŞEREFLİ KAYBEDİŞ Felsefe 13.02.2021
PANTEİST SPİNOZA’NIN YETERSİZ TANRISI Felsefe 12.01.2021
SIRADAN MISIN Felsefe 02.08.2020