SEDA AKGÜL VE AKADEMİSYENLİĞİN SPOR BAĞIMLILIĞININ SOKAK BAĞIMLILIĞININ ÜNLÜLÜĞÜN ZİRVE VE ZIRVA HALİ

Açık ki moda akıla ve ahlaka uygun kişiler, toplumlar ve ünlüler değil akıla ve ahlaka aykırı kişiler, toplumlar ve ünlüler yaratmak peşinde. Ve açık ki bu durum bir rastlantı değil; açık ki bu durum porno, çıplaklık ve eşcinsellik ile birlikte olarak, akıldışı-ahlakdışı, küresel ve derin bir merkezin küresel yönlendirmesi yani genelde dünyayı, özelde ise ülkeleri akıldışı-ahlakdışı, küresel ve derin bir güç elegeçirmeye(ele geçirmeye) çalışmakta. Bu nedenle ülkelerin; özellikle de ahlak temeli üzerine kurulu ülkelerin gizli servislerinin bu durumu önemle dikkate almaları zorunluluğu vardır. Batı zaten akıldışılığa ve ahlakdışılığa batabileceği kadar battığı için, bu durum açık ki özellikle Türkiye gibi ahlak üzerine kurulu toplumlar için büyük bir sorun oluşturmaktadır, ve açık ki bu durum özellikle Türkiye gibi ahlak üzerine kurulu ülkelere saldırıdır. Batıda porno da serbest, ensestlik de serbest, çıplaklık da serbest, eşcinsel evlilik de serbest, çocuklarla evlilik de serbest, evli eşleri seks için değiştirmek de serbest, gırup(grup) seksi de serbest, esrar da serbest; yani Batının yitireceği birşey kalmamış zaten. Yani bu durumda açık ki Türkiye'yi korumak tüm dünyayı, tüm insanlığı ve insanlığın geleceğini de korumaktır.

Akıldışı-ahlakdışı moda; biryandan akıldışı-ahlakdışı modaya, biryandan sıpora(spora), biryandan akıldışı-ahlakdışı turizım(turizm) türüne, biryandan akıldışı-ahlakdışı medyaya, biryandan akıldışı-ahlakdışı hayata, biryandan akıldışı-ahlakdışı eğlence hayatı türüne, biryandan akıldışı-ahlakdışı mekanlara, biryandan akıldışı-ahlakdışı sözde ünlülere bağımlılık yaratmaya, ve akıldışı-ahlakdışı hayatı egemenleştirmeye ve olağanlaştırmaya çalışmakta.

Gerçek ki zeka da, akıl da, mantık da, beyin de, ruh da, felsefe de, bilim de, sanat da insanları aptallıktan korumaz; insanları, toplumları ve insanlığı aptallıktan koruyacak da, kurtaracak da tek şey, dini 'Din ilimdir(bilimdir), ahlaktır, edebtir, utanmaktır, vicdandır, merhamettir, dürüstlüktür, adilliktir, tarafsızlıktır, nefssizliktir, inzivadır' diye tanımlayan Din hadisileri'dir, Din hadisileri'nin tanımladığı dindir; bu nedenle ki Din hadisileri 'Sultanlarla düşüpkalkan alimler de hırsızdır' ve 'En acıdığım insan cahiller içindeki alimlerdir' demekle bilimin ve alimliğin bile insanı nefssizlik ve ahlak olmadan aptallıktan koruyamayacağını da, kurtaramayacağını da belirtmiş olmakta. Bu nedenle ki ilkokuldan, üniversite sona kadar öğretimde ve eğitimde egemen ve amaç olması gereken şeylerden biri de nefssizlik ve ahlaktır.

Açık ki akıldışı-ahlakdışı, küresel ve derin güç ülkelere ve dünyaya akıldışılık, bilimdışılık, ahlakdışılık yaymak için en başta ahlakdışı-ahlakdışı modayı, astrolojiyi, medyumluğu, akıldışı-ahlakdışı bilgisayar oyunularını, akıldışı-ahlakdışı medyayı, akıldışı-ahlakdışı magazin yayınılarını, pornoyu, akıldışı-ahlakdışı reklamları, akıldışı-ahlakdışı sinemayı, akıldışı-ahlakdışı müzik kıliplerini(kliplerini), akıldışı-ahlakdışı turizımı(turizmi) ve farkında olmasalar da akıldışı-ahlakdışı ünlüleri kullanmakta; bu nedenle de bu güç ülkelerde akıldışı-ahlakdışı ünlüler yaratmak için didinmekte. Bu akıldışı-ahlakdışı, küresel ve derin gücün merkezi Abd'de gibi görünmekte; bu nedenle ülkelerin, devletlerin toplumlarında, ülkelerinde, medyada yükseltilmiş ya da yükseltilmekte ya da yükselmekte olan, özellikle de Abd dolaşmış akıldışı-ahlakdışı ünlü tiplerine dikkat etmeleri yararlı olur. Dünyayı, ülkeleri ve insanlığı akıldışı ve ahlakdışı bir duruma getirmek amaçlı akıldışı-ahlakdışı, küresel ve derin bir merkezin yönlendirmesi sonuçu ülkemizde de akıldışılık ve ahlakdışılık baştaçı yapılmaya çalışılmakta, buna uygun moda ve ünlülük anlayışı geliştirilmekte. Bu nedenle de Abd'de de, ülkemizde de 'ünlü' denilen ya da 'ünlü' yapılan kimselere bakılırsa bilime aykırı ve ahlaka aykırı kimseler oldukları görülmekte. Bu nedenle de Abd'de de bilime ve ahlaka uygun ünlü türü bulunmamakta.

Akp yandaşı televizyonlar bilimle, din ile çelişkili kişileri 'Ünlü' diye saçmasapan insanları ekranlarına çıkarıyorlar, baştaçı ediyorlar; sonra da akıldan, mantıktan, dinden, demokrasiden, önderlikten söz ediyorlar.

Örnek ki göğüs dekolte ile İslami söyleşi yapan sunucular mı ararsınız, akademisyenle göğüs dekolte ile corona söyleşisi yapan sunucular mı ararsınız, eşcinsel sunucu mu ararsınız, evli adamla aşk yaşayan mı ararsınız; yani akıldışı, bilimdışı, dine aykırı ne ararsanız var. Sonra da hem bu sunucular hem de onları ekrana çıkaranlar Osmanlıcılık, İslamcılık, ve Rabia işareti taslarlar.

Bilime ve en azından giyim olarak ahlaka aykırı sözde 'Ünlü'lerin bir de televizyon kanalılarına çıkarılıp topluma akıl verdirilen, akılhocasılığı(akıl hocalığı) yaptırılan türü var; bu yayın türünün zirve bir örneği de Beyaz Tv denilen yoz Tv. Bu Tv kanalında sabahları, en azından giyim olarak dine aykırı bayanlar çıkarılıp topluma türlü konularda akılhocasılığı yaptırılmakta; öyle ki bu kanal bazan bu kendi akılhocasılarını kendisi işten çıkarmak zorunda kalmakta; örnek ki Nihat Doğan, Ece Erken. Şimdi de Seda Akgül diye bir sözde ünlüsü gündem oldu ancak bilime aykırı olarak gündem oldu, üstelik corona salgını ile ilgili olarak.

Corona salgını gerçekte, açık ki 'Sokak bağımlılığı'nı ve 'Sıpor(Spor) yapma bağımlılığını da açığa çıkaran bir turnusol kağıdı gibi durumda. Sokak bağımlılığı; evi hapishane, evde yaşamayı hapishanede yaşamak gibi; evin dışını ise özgürlük, mutluluk olarak görmek sanısının takıntı, saplantı durumunu almış halidir.

Evi hapishane gibi görmek, evin dışını, sokakları özgürlük gibi görmek bağımlılık, takıntı, saplantı, sanı, cehalet ve nefstir; ve böyle bir durum ancak evi felsefeye, bilime, dine, kitaplara kapalı insanlar için gelişir yani evini değil de sokakları sevmek çözülmesi gereken bir sorundur. Ben evden on yıl çıkmasam umurumda olmaz ki zaten de zorunlu nedenle dışında hiç çıkmam çünkü sokaklar felsefe, bilim ve Din öğretmez; evim ise bir üniversite gibi. Evlerinde doğru dünyayı kuramayan kişiler evlerinin dışında doğru dünyayı hiç kuramazlar; bu nedenle insanların, evlerine ve evlerinde ne yaptıklarına bakmak, onlar konusunda doğru düşünce edinmeye çok yararlı olur.

Keyfi olarak sokağa çıkan insan ne yapar; nefs alışverişi yapar, sıpor adı altında gösteriş yapar, moda adı atında gösteriş yapar, gezmek adı altında elalemin mekanlarını/mağazalarını/iş yerilerini gezer, kendini başka insanlara gösterip mutlu olur; yani keyfi olarak sokağa çıkmakla yapılan iller bunlar yani saçmasapan şeyler yani sanrı, halüsinasyon gibi yani gerçeklere, doğrulara sırtdönmüş, bencil, sorumsuz, nicel, tikel, incirçekirdeği(incir çekirdeği) bir hayat. Türkiye'de; geçenlerde, iki günlük sokağa çıkma yasağı sona erince, sabahın erken saatinde sokağa fırlayıp bir Avm'nin önünde beklemekte olan kişi 'Avm'lerde gezmeyi çok özledim' demiş; 65 yaş üstü kişilere sokağa çıkma izini verilince bazıları da çocuk parkına koşup salıncak binmiş; Abd'de de geçenlerde, akıldışı-ahlakdışı bir sözde ünlü, sırf sıpor yapmak için, karantina uygulaması olmasına karşın bir sıpor salonunu açtırmıştı çünkü belli ki beden/kas/sıpor bağımlılığı, nefs bağımlılığı, gösteriş bağımlılığı, cinsellik bağımlılığı ve dünya bağımlılığı içinde yani bedenini, duyularını, nefsini, dünyayı henüz aşamamış ki bunları yapabilseydi zaten ünlü yapılmazdı yani ünlü olmak için akıldışı ve ahlakdışı olmak zorunluluğu var, Abd ya da Batı merkezli dünyada yani felsefe, bilim, ve Din hadisileri merkezli olmayan dünyada.

İnsanlar artık felsefede, bilimde, ve Din hadisileri'nde gezmeyi özlemeliler yoksa bilimdışı siyaset çaldırır, ahlakdışı ünlülük oynatır toplumları, ülkeleri.

Bilime ve ahlaka sırtdönmüş ünlülük durumu açık ki toplumumuza da, insanlığa da yanlış, kötü, zararlı örnek olmaktadır. Bu nedenle televizyonda magazin yayını türü şeyler yasaklanmalıdır.

Seda Akgül diye bilime ve dine aykırı, sözde ünlü biri ki internette dine aykırı pekçok fotoğrafı var ki kendini Osmanlıcı ve İslamcı olarak tanıtan, gösteren Beyaz Tv nasıl oluyor da bu kadını da bir de akılhocasılığı konumunda ekranına çıkarmış hayret etmeli ancak gerçek ki hayret etmemeli çünkü görünen ki bu kanalın hali bu kanalın bilimsellikle de, dini tanımlayan ve 'Din bilimdir(ilimdir), ahlaktır, edebtir, vicdandır, tarafsızlıktır, dürüstlüktür, adilliktir, medeniliktir, nefssizliktir' diyen Din hadisileri'nin tanımladığı din ile de ilgisinin pek olmadığını göstermekte çünkü bilime ve dine aykırı kimselerle magazin yayını yapmaktan başka bir de mutlak Akp'cilik ve mutlak Chp düşmanlığı yapıp Din hadisileri'nin 'Tarafsızlık, adillik, vicdan, medenilik ve dürüstlük' ilkelerine aykırı düşmekte, demiş ki 'Coronadan ölmeyi tercih ederim. Yetkililere yalvarıyorum; ne olur 4 günlük sokağa çıkma yasağıyla bizi evlere bağlamayın. Beden ve ruhu ayıramazsınız. Artık şunu mu dedirteceksiniz; ‘Ya korona canımı alsın daha iyi’ Ben bunu demek üzereyim. Ben coronadan ölmeyi tercih ediyorum, tamam mı kardeşim?'.

Kadında hem Din hadisileri açısından cehalet ortada ki Din hadisileri 'Önce ilim(bilim) ve ahlak' diyor ki kadının internette dine aykırı pekçok fotoğrafı var, hem de felsefel açıdan cehaletı ortada çünkü 'Beden ve ruhu ayıramazsınız' diyor oysa insanca insanlığa giden yol da, dine giden yol da, felsefeye giden yol da, düşünürlüğe(filozofluğa) giden yol da, alimliğe giden yol da, alimeliğe giden yol da, bilgeliğe giden yol da ruh ile bedenin ve dünyanın ayrılması üzerine de kuruludur çünkü beden niceliktir ve dünya kölesidir, ve beyin ile beden birbirleri olmadan var olamazlar ancak beden beyini, beyin de bedeni egemenliği altına almaya çalışır, ve egemenliği beden kazanırsa beden egemeni tür, beyin kazanırsa beyin egemen tür oluşur ki sıpor(spor) beden egemen tür yaratırken bilim de beyin egemen tür yaratır yani 'Beden ile ruhu birbirinden ayıramazsınız' demek gerçek ki ruhun bedenin ve dünyanın yani cehaletin ve nefsin yani niceliğin ve aldanışın ruha egemen olmuş halidir ki bu durum özgürlük değil ancak serbestlik yaratır çünkü özgürlük bilime ve ahlaka uygunluktur yani beden değil beyin işidir.

Şimdi, bu kadınla ilgili bazı medya haberlerine bakalım:
1- Seda Akgül'ün hastahaneden kaçması haberi-(tivitrend)-9-4-2020-Ama hastanede kalmaya dayanamamış, sabah kaçmış gelmiş. Bir de programa çıkıyor raporu olmasına rağmen. Artık nasıl bir topuklamaysa kaçarken kolundaki katateri bile unutmuş, kolunda iğneyle dolaşıyor. Bu kadar düşüncesiz bilinçsiz olmak da marifetister gerçekten. Doktorlar bas bas bağırıyor acil işiniz yoksa hastaneye gelmeyin, virüs kaparsınız diye uyarıyorlar. Hani kötüydün gittin ama ne diye kaçıyorsun bir de programa çıkıyorsun. Kendini düşünmüyorsun madem başka insanları düşün. Allah akıl fikir versin, marifet gibi de anlatıyor. Seda Akgül'ün canlı yayında itiraf ettiği olaydır. Söylemezsem Olmaz programında magazin yorumculuğu yapan Seda Akgül rahatsızlığı yüzünden dün gece hastanelik olmuş. Hasta yatağında çekilen bir fotoğrafını paylaşıp korkutmuştu. Acaba korona mı falan derken, öğrendik ki şikayetleri başkaymış. Şöyle diyor paylaşımda: 'Bana dün akşam bebekler gibi bakan sevgili dostum Gülten Aşıcıoğlu’na çok teşekkür ederim. Korona değilim ama hepiniz gibi evham yaşıyorum. Eklem ağrısı ve baş dönmesi ile gittim. Şu anda iyiyim. Yayında görüşürüz.'.
2- KOLUNDAKİ İĞNEYLE KAÇTI-(Super haber)-(9-4-2020-Bugün Söylemezsem Olmaz programının canlı yayınında açıklama yapan Akgül, 'Dün sopayla dövülmüş gibi hissediyordum ve hastaneye gittim. Geceyi hastanede geçirdim sabah da kaçtım. Aslında raporluydum. Kaçarken de kolumda katateri unutmuşum şu an kolumda iğne var. Huzurlu, temiz bir gece geçirdim. Serumu yeyince kendime geldim, şu an bomba gibiyim.' ifadelerini kullandı. Seda Akgül'ün kolunda unuttuğu iğne ise partneri Bircan Bali'nin ağzını açık bıraktı.
3- Seda Akgül rezil oldu ! Hile ortaya çıktı...-(Haber 3)-14-2-2019-Ezber bozan açıklamalarıyla gündeme gelen Seda Akgül yine olay oldu. Instagram'da yaptığı paylaşımlar ve ezber bozan açıklamalarla sık sık gündeme gelen Seda Akgül yine olay oldu. Akgül resmine yaptığı photoshopla gündemde... Sunucu Seda Akgül, yaklaşık iki hafta önce Tayland’ta tatildeydi. Phuket’te bulunan Akgül, 10 yaşından bu yana dost olduğu bir arkadaşıyla sosyal medya hesabından fotoğraf paylaştı. Aynı fotoğrafı arkadaşı da kendi hesabından paylaşınca, Akgül’ün yaptığı photoshop ortaya çıktı. Sosyal medyada paylaşılan bu iki resim gören herkese pes dedirtti. Akgül de photoshop yaparak rezil olan ünlülerin arasına girdi.İşte olay olan fotoğraflar.
4-Seda Akgül'den 'yok artık' dedirten paylaşım! (Vatan)-(3-4-2017)-Geçtiğimiz yıla, verdiği kilolar ve 4 ay süren evliliğiyle damga vuran Seda Akgül yaptığı paylaşımla herkesi şoke etti. İşte Seda Akgül'ün sosyal medyayı sallayan paylaşımı...   Evinde çekilmiş seksi bir kareyi yoruma kapalı bir şekilde paylaşan Seda Akgül, fotoğrafın altına şunları yazdı: 'Arkamda ne saklı acaba?'.
5- Seda Akgül bombaladı: 'Siz kadınlıktan emekli olun'-(Haber 3)-(22.4.2019)-Sosyal medyada seksi pozlarıyla olay yaratan Seda Akgül, kendisini eleştirenlere ateş püskürdü. Sosyal medyada seksi pozlarını paylaşan ve zaman zaman da bu pozlar yüzünden eleştirilen sunucu Seda Akgül patladı. Akgül kendisini eleştiren kadınları hedef aldı. Sunucu Seda Akgül bir süredir Tayland'da tatil yapıyor, buradan geçtiği videolar ve fotoğraflarla takipçilerin ilgisini çeken Akgül, aynı zamanda hemcinslerinin paylaşımlarına yaptığı bazı yorumlara da bir hayli kızgın. Sosyal medya hesabını aktif olarak kullanan ve çıktığı egzotik tatile dair çok sayıda paylaşıma imza atan Seda Akgül bu defa hemcinslerine göndermede bulundu. Yaptığı paylaşımları kıyasıya eleştiren kadınlara çektiği bir selfie üzerinden seslenen Seda Akgül şu satırları paylaştı: 'Yukarıdan selfie çekince zayıf ama kısa çıkıyor. Tercih sizin! Örümcek beyinlilere örümcekli mesaj… Gariptir ki çoğu kadın! Siz kadınlıktan emekli olun, ben ölene kadar kendimi sevip beğeneceğim.'.
6-  Seda Akgül , erkeklerle ilgili yaptığı bir tespit yüzünden Twitter aleminin diline düştü-(Samsun Son haber)-(8-10-2019)-Akgül'ün Twitter'da gündem olan tespiti ise şöyleydi: ''Erkek sadece yaşlanır ama asla olgunlaşmaz. O çocuk ruhunu, dürtülerini, testosteron hormonunu dizginlemen mümkün değildir. Sadece hareketleri yavaşlar. Bir erkek eğer aldatmıyorsa aldatamadığı içindir. Twitter kullanıcıları, bu enteresan tespite kayıtsız kalamadı ve 48 yaşındaki ünlü sunucuyu, adeta topa tuttu.
7- Seda Akgül: 'Erkekler fotoğraf atıyor'-(Haber 3)-(18-2-2019)-'Bana sosyal medyadan vücut çalışıp, fotoğraf gönderip 'kahve içelim mi?' diyen yüzlerce erkek var.'.
8-İşsiz kalan Seda Akgül bikinili paylaşım yaptı-(Haber konseyi)-(27-7-2018)-'Ünlü sunucu Seda Akgül bu defa Instagram hesabından bikinili fotoğraflarını paylaştı. Akgül havuza atlarken çekildiği pozlarını 'Spora bayılırım.. Tanıyanlar bilir' notuyla paylaştı.'.

Bu kadının özgeçmişi de çok ilginç: 'Seda Akgül (d. 17 Haziran 1971[1][2], Ankara), Türk sunucu ve yazardır. TED Ankara Koleji ve Hacettepe Üniversitesi Edebiyat Fakültesi İngilizce bölümlerini bitirdikten sonra Türkiye Cumhuriyeti Başbakanlığı'nda mütercim tercümanlık eğitimi alarak görev yapan Seda Akgül, İsveç Üniversitesi'nin bursu ile Brüksel'de Avrupa Birliği Gazeteciliği okumuş, Amerikan sivil toplum örgütlerinin seçimi ile 2004 yılında Geleceğin Toplum Lideri olarak Washington’da staj görmüştür. TRT sınavlarını kazanarak spikerliğe başlayan Seda Akgül, kuruluşundan itibaren TV 8’de görev almıştır. Avrupa Birliği'ne Doğru ve Savaş Bağdat Yolunda gibi dış politika programlarını hazırlayıp sunmanın yanında uzun yıllar yaptığı ana haber bülteni spikerliği ile de tanınmaktadır. Işık Üniversitesi’nde 2004-2007 arasında İngilizce verdiği medya dersleri ile de akademisyenlik görevini devam ettirmiştir. TV 8 ekranlarında, hafta sonu sabah kuşağında Erken Baskı isimli programı hazırlayıp sunarak, eleştirmenlerin ve izleyicilerin beğenisini toplayan Seda Akgül 17 Eylül 2012 tarihinde yeni yayın döneminde Star TV'ye geçerek sabah haber kuşağı programı sunmaya başlamıştır. Ağustos 2014'te kanaldan ayrılmış ve bir reality show sunmak için Kanal D'ye geçmiştir. 2016 yılında Avram Habib ile evlendi. 2016 Temmuz'da boşandı. Halen KanalD ekranlarında Kısmetse Olur isimli reality show programını sunmaktadır. Dişilik mi Kişilik mi ve Ruh Öküzü mü Ruh İkizi mi isimli iki adet çok satan kitabın yazarıdır.'.

Gerçekten de bu özgeçmişi okuyunca acaba magazin medyasındaki Seda Akgül ile bu özgeçmişteki Seda Akgül farklı kişiler mi diye düşünmek ve araştırmak zorunda kaldım, ancak ne yazık ki aynı kişi imiş ikisi de.

Kadın onca okumuş olması sonuçu(sonucu) ülkeye ve insanlığa alimelik yapacağına dine, ahlaka, Türklüğe, felsefeye, bilime, bilimselliğe, okumuşluğa aykırı görüntülerle, görünümlerle magazincilik yapıyor; internette cinsel sunum özelliği taşıyan, bedeni cinsel teşhir özelliği taşıyan pekçok fotoğrafı var. Bu mu yani 'Haydi kızlar okula', bu mu yani 'Okumak', bu mu yani 'Üniversite', bu mu yani 'Akademisyenlik'?

Gerçekte bu durum eğitimin felsefe, bilim ve ahlak üzerine kurulu olmamasının yanlış, kötü sonuçlarının da bir kanıtı olmakta oysa Muhammed de, Atatürk de yalnızca 'Önce ilim(bilim)' değil, bir de 'Önce ahlak' da dedi.

Yani, düşünün, kadın akademisyen, bir de kolunda kataterle hastahaneden kaçıp televizyona çıkıyor; sanki magazin yayını denilen saçmalık kaçıyor; sanki magazin yayını denilen saçmalık çok önemli bir halt, bilimsel bir yayın, akademik bir yayın.

Rtük akıldışılığın ve ahlakdışılığın televizyona çıkarılmasını yasaklamalıdır. Bu nedenle de önce akıldışı-ahlakdışı magazin yayınılarını, astroloji/medyumluk gibi bilimdışılık yaymaya-egemenleştirmeye çalışan yayınları, ve akıldışı-ahlakdışı kimselerin televizyonda topluma akılhocası durumunda kullanılmalarını yasaklamalıdır.

Okumak, üstelik de üniversite okumak, üstelik de akademisyen olmak bu ise eğitimin, okulların, üniversitelerin, akademisyenliğin ve devletin ne anlamı, ne önemi kalır? Toplumlar başlarını alıp gidebilirler ancak devlet Muhammed'in de, Atatürk'ün de dediği gibi bilim ve ahlak olmalıdır, bilimin ve ahlakın temsilcisi ve savunucusu olmalıdır oysa devlet yönetimindeki Rtük'ün denetlediği televizyonun haline bakın. Rtük ahlaka aykırı giyimli özel hayata sahip kimselerin televizyonda yayın yapmalarını yasaklamalıdır; özel hayat onlarınsa bu ülke de, medya hakkı da milletin. Ve devlet ahlaka aykırı giyimli özel hayatı olan kimselerin devlete ait kurumlarda, kuruluşlarda çalışmasını da yasaklamalıdır. 'Önce bilim ve ahlak' diyen Muhammed'e de, Atatürk'e de uyulmazsa Muhammed'in de, Atatürk'ün de, bu ülkenin de, bu devletin de, bu demokrasinin de, bu laikliğin de, eğitimin de, okulların da, üniveristelerin de, hukukun da, özgürlüğün de ne önemi kalır?

Ahlaka, edebe aykırı insanlar nasıl öğretmenlik, akademisyenlik, devlet memuruluğu, devlet memuresiliği, öğrencilik, ve medyada topluma akılhocasılığı yapabilmekteler? Bu durumda; 'Muhammed' diyen mabedlerin, 'Atatürk' diyen dillerin; okula gitmenin, üniversiteye gitmenin, okulların, üniversitelerin, eğitimin ne anlamı, önemi kalır?

Ya, bir de bunlar 'Osmanlıcılık, İslamcılık, Arabçılık, Akp'cilik, 'Dindar nesil yetiştirmek', imamhatip savunuculuğu, Diyanet savunuculuğu, ilahiyat savunuculuğu, 'Rabia'cılık taslayan medya ancak açık ki dine aykırılık çalmakta, dine aykırılık oynamakta.

Türkiye'de ve tüm dünyada 'Ahlak devrimi' yapılmalı; ve Türkiye de, dünya da, Muhammed'in de, Atatürk'ün de dediği gibi 'Bilim ve ahlak'a sarılmalı artık.

Unutmayın; ev cahil için, köleliktir, hapishanedir; mantıklı insan ise üniversite gibidir, ve özgürlüğün dünyasıdır ve insanlığın ışığıdır. Evinin dışını değil, evini sev. Evde yaşamayı sevmiyorsan; neden ev sahibi, sahibesi olmak için çırpınıyorsun? Başkalarının mekanlarında mutlu ol olacağına kendi evinde mutlu ol. Açık ki evde yaşamayı sevmemek hem felsefeye, bilime ve dine uzanamamanın, hem de yalnızlığı aşamamanın da belirtisidir yani normal bir durum değildir; ve özel sektörün insanlara para harcatmak, para kazanmak için pompaladığı bir haldir; bu nedenle pısikoloji(psikoloji) bilimi 'Evde yaşamayı sevmeme' konusunda da çalışmalıdır, destek vermelidir.

Savım ki 21. yüzyılda ve sonrasında akıl-ruh sağlığının mantıklı olmak genel koşulu yanında bir de iki özel ölçütü olacak: Ahlak, ve  evde yaşamayı sevmek. Ahlaklı olun, ve evde yaşamayı sevin; bunun için de evinizi bir okul, üniversite, kütüphane, laboratuvar, dünyanın küçük bir kopyası gibi yapın. Bu nedenle ki Din hadisileri 'Gerçek insan ikidir: Alim ve öğrenci; bunların arasında olan insanda hayr yoktur' der. Yani ya alim, alime ol ya da öğrenci ancak bunların dışındaki bir hayata yönelme.

Yani 'Sokağa çıkmamaktansa ölmeyi yeğlerim' diyen, ve çocuklara, gençlere, öğrencilere ve topluma yanlış, kötü, zararlı örnek olabilen birini akademisyen yapmışsınız. Yanlış, kötü ve acı birşey olmalı. Bence eğitimi bilim ve ahlak ile yeniden eğitmeli.

İnsanlık yalnızca 'Vicdani red hakkı'nı değil; 'Bilimsel red hakkı'nı ve 'Ahlaki red hakkı'nı da kullanmalı artık.


İnsanlık bilimdışılığa, ahlakdışılığa, akıldışı-ahlakdışı ünlülere ve onları baştaçı yapan medyaya da bilimsel, ahlaki ve ruhsal tepki göstermelidir artık.

 

Necdet Gürçiftçi
Bağımsız, özgür, bilimsel, tarafsız; hiçbir dini inançtan ve hiçkimseden yana olmayan dinli ve bilge
İnternette yayınlandığı zaman: 12.5.20/12.49

 


Başlık Kategori Yayın Tarihi
AHLAKSIZLIK (ŞİİR) Şiir 14.05.2021
DİNSİZ AŞK İSTEME (ŞARKI SÖZÜ) Şiir 13.05.2021
TÜRKİYE'NİN VE DÜNYANIN RABİA İŞARETİ YERİNE HAMSE İŞARETİNE GEREKSİNİMİ VAR SAVIM Felsefe 12.05.2021
KORONA VE KÖYLER Sağlık 11.05.2021
KORONA MARKETLER VE PARA Sağlık 10.05.2021
Başlık Kategori Yayın Tarihi
AN VE ZAMAN Felsefe 17.04.2021
Dostluk.. Felsefe 05.04.2021
ERDEMLİ OLMA VE ŞEREFLİ KAYBEDİŞ Felsefe 13.02.2021
PANTEİST SPİNOZA’NIN YETERSİZ TANRISI Felsefe 12.01.2021
SIRADAN MISIN Felsefe 02.08.2020