ERKEKLER YERİNİ BİLSİN İMİŞ

Özeli anlamak için geneli de anlamak gerekebilir yoksa örnek ki Türkiye'deki olaylar yalnızca Türkiye'ye ait ya da rastlantısal ya da sıradan ya da masum şeyler sanılabilirler.

Akıldışı-ahlakdışı, küresel ve derin bir güç dünyaya akıldışılık ve ahlakdışılık yaymak için uğraşmakta; bunun için de araç ak genelde modayı, turizımı(turizmi), cinselliği ve astrolojiyi, özelde ise yetişkin insan dişisi kitlesini, daha özelde ise yetişkin insan dişisi kitlesinin ünlülerini kullanmakta. Aynı şey Türkiye'ye de, Türkiye'de de yapılmakta çünkü o merkez biliyor ki bir toplumun yetişkin insan dişisi çökertilirse o toplum da çökertilir.

Bu akıldışı-ahlakdışı, küresel ve derin güç herşeye, her konuya yetişkin insan dişisini, özellikle de ahlakdışı yetişkin insan dişisini sürmektedir; ve serbestliği özgürlük olarak yutturmaya çalışmaktadır oysa özgürlük ancak bilimsellik ve ahlak ile olur; açık ki o güç insanlığın ve ülkelerin en zayıf halkası olarak yetişkin insan dişisini görmektedir ki bu açıdan, bundan 20 yıl kadar önce, Abd'de 'Alışveriş sırasında bayanların zekalarının %70 düştüğünü' açıklayan bir araştırmanın da boşuna yapılmadığı olasılığı oluşur ki ortalıkta Mağara dönemi gibi sütyen-külot, açıçıksaçık giysilerle, yarıçıplak, pirsinglerle, dövmelerle dolaşmak da pek de akıllıca birşey değildir.

Yani, açık ki dünyaya da, Türkiye'ye de yetişkin insan dişisi ve cinsellik üzerinden sinsi bir saldırı var çünkü cinsellik henüz insanlığın en büyük zaafı durumunda; bu nedenle ki zina, fuhuş, ensestlik, esrar, çıplaklık dahil hertürlü ahlaksızlığın serbest olduğu Abd'de bile saatte 1 porno filım(film) çekilmekte imiş yani hertürlü ahlaksızlığın serbest olduğu Abd'deki Amerikalılar bile cinselliğe doymamışlarsa öteki ülkeler nasıl doyacaklar?

Bu nedenden dolayı Türkiye'de de yetişkin insan dişisi üzerinden bir örgütlenme ve eylem akımı ve akını başladı ki başı da ahlakdışı ünlüler çekmekte, ve amaç da ahlakdışılığı savunmak, korumak; bu nedenle ki örnek ki türbanlı bayan öldürüldüğünde hiç tepki gösterilmiyor ancak cinsel sunumlu giysili bayanlar öldürüldüklerinde hemen tepki gösteriliyor çünkü yayılmak, egemenleştirilmek istenilen şey, o akıldışı-ahlakdışı-küresel-derin merkezin isteği doğrultusunda akıldışılığı, bilimdışılığı ve ahlakdışılığı yaymak. Bu bağlamdaki sivil toplum örgütüleri ve bayanlar nedense hiç akıldışı-ahlakdışı modaya, akıldışı-ahlakdışı turizıma(turizme), akıldışı-ahlakdışı medyaya, akıldışı-ahlakdışı ünlülere, akıldışı-ahlakdışı mekanlara, akıldışı-ahlakdışı eğlencelere, eşcinselliğe, sex shoplara, sıtriptz(striptiz) kulübülerine, okullarda ve üniversitelerde moda serbestliğine, bay-bayan karışık masaj salonularına, bay-bayan karışık sıpor salonularına, akıldışı-ahlakdışı Batıya ve bilimdışılık olan astrolojiye yani akıldışılığa ve ahlakdışılığa yani yetişkin insan dişisinin ahlakdışılık sömürüsüne hiç tepki göstermemekteler yani 21. yüzyılın en büyük kitlesel imha silahı ahlakdışı modadır; 21. yüzyılın en büyük siyasi partisi 'Ahlaksızlık partisi'; 21. yüzyılın en büyük ajanlığı ahlakdışılık yaymaktır.

'Sosyal medya' denilen şeyde birileri 'Erkekler yerini bilsin' diye birşey başlatılmış. Açık ki Türkçede sorunlu olan kimseler olmalı çünkü 'Erkekler yerlerini bilsin' ya da 'Erkekler yerlerini bilsinler' olmalı idi. Açık ki ahlak zekanın, akılın, mantığın, beyinin, ruhun, demokrasinin, laikliğin, felsefenin, bilimin, özgürlüğün, medeniliğin, medeniyetin, insanlığın, dünyanın en yüksek nitel aşaması olduğu için ahlaka aykırılığın mantıklı ve tutarlı olması da beklenilemez.

Bunlar bir de 'Bayan değil adın' diye tutturdular. Yani Türkçeden yoksun oldukları gibi mantıktan da yoksunlar çünkü Türklerde ve Müslümanlarda 'kadın' demek yalnızca bekaretin bitmesi değil bekaretin evlilikle bitmesi ve ahlak, onur, gurur, edeb, erdem de demektir oysa bunlar 'kadın'ı yalnızca cinsel organ olarak yorumlamaktalar çünkü akılları hep cinsellikte, cinsiyette yani biyolojik yapıda yani ilkellikte.

Neden 'Erkekler yerlerini bilmeli? Ortalıkta, herkesin içinde bikini diye sütyen-külot dolaşan, mini şort diye külotla dolaşan, tayt pantolon diye cinsel tahrikçi yani utanmazca dolaşanlar, medyaya her gün açıksaçık, cinsel sunumlu, cinsel tahrikli, utanmazca pozlar veren ünlüler yetişkin insan erkekleri mi yoksa yetişkin insan dişisileri mi? Televizyona 'uzman' bayan çıkmış; yüzünden önce memeleri ortalıkta; pısikolog(psikolog) çıkmış, yine memeleri dekolte, kafası pirsing, kolları dövme içinde.

Yetişkin insan dişisi türü bilmeli ki yetişkin insan dişisine taciz yalnızca bir kişiliktir yani taciz edilen yetişkin insan dişisi ile sınırlıdır ancak ahlakdışı giyimle yetişkin insan dişisi türü sayısız yetişkin insan erkeğini cinsel olarak, sayısız Türk ve Müslüman insanı da ruhsal yani ahlaki olarak taciz etmektedir. Tuhaf bir mantık ki ortalıkta açıksaçık, cinsel organ gibi, maganda gibi dolaşmak; medyaya cinsel nesne gibi pozlar vermek taciz sayılmıyor da bu akıldışı-ahlakdışı duruma tepki göstermek ya da kapılmak taciz sayılıyor. Açık ki ahlakdışı giyim 'haksız fiil' ve 'haksız tahrik' suçudur hukukta. Yani yalnızca ahlaktan değil akıldan, mantıktan da uzaklaşmak isteyen bir yetişkin insan dişisi türü, o akıldışı-ahlakdışı, küresel ve derin merkezin de desteği ile hem suçlu hem güçlü görünmeye çalışmaktadır.

Sokakta, çıplak bir yetişkin insan erkeğinin arkasına hiçbir yetişkin insan dişisi takılmaz ancak sokakta, çıplak bir yetişkin insan dişisinin arkasına sayısız yetişkin insan erkeği takılabilir. Unutulmamalı ki porno denilen onursuzluğun da, genelev denilen kepazeliğin de temel sermayesi yetişkin insan dişisidir.

Yetişkin insan dişisine serbestlik, özgürlük, hak, hukuk gibi şeyler isteyen bu yetişkin insan dişisi kitlesi açık ki yetişkin insan dişisini mantığa ve ahlaka değil mantıksızlığa ve ahlakdışılığa doğru yönlendirmek, götürmek işlevi içindedir çünkü bu kitle çoğaldıkça hiçbir ülkede alime, bilge bayan sayısı çoğalmamaktadır ancak her ülkede ahlakdışı bayan sayısı çoğalmaktadır.

Dünyanın, baştançıkarma(baştan çıkarma) araçı genelde yetişkin insan dişisidir; bu nedenle ki Tv'deki saç şampuanı tanıtımları(reklamları) bile yetişkin insan dişisinin yetişkin insan erkeğini baştan çıkarması konuları ile doludur.

Televizyonda bile görmektesiniz; Türk sanat müziği söyleyen bay sanatçılar boğazlarına kadar kapalılar iken bayan sanatçılarda dekolte içindelik sıkça görülmektedir. Televizyonda, haber sunucusu baylar yaz, kış, boğazlarına kadar kapalılar iken bayan haber sunucusularında kışın bile dekolte giyenler görülmektedir; televizyonların haber saatilerine(saatlerine) bakın, göğüs dekolteli bayan sunumcularla dolmakta; öyle ki televizyonda, dini söyleşileri bile meme çatalını bile gösteren göğüs dekolte ile ya da mini etek ile sunan bayan sunumcular olmakta. Sokaklarda, mini şort denilen külotla, popolarının kenarları bile gösteren şeyler dolaşan bayanlar var ki böyle bir duruma bugüne kadar yetişkin insan erkeği türünde rastlanmadı bu ülkede.

Ortalığa ahlakdışı giysilerle, ve akıldışı makyajlarla, akıldışı takılarla, pirsinglerle, dövmelerle, akıldışı-ahlakdışı modalarla çıkıp, 'Erkekler yerini bilsin' demek hem gülünçtür hem mantıksızlıktır hem de ahlaklı bir ülke anlayışına ve ahlaklı bir dünyaya, ahlaklı bir insanlığa karşı, farkında olunmasa da akıldışılık ve ahlakdışılık yanında ajanlıktır.

Yani tarih de, olaylar da kimin yerini bilmesi gerektiğini açıkça göstermekte.

Yani açık ki yerini asıl bilmesi gereken yetişkin insan dişisi türüdür.

Unutulmamalı ki gerçek ahlak geleneksel anlamındaki gibi tabu, gelenek, görenek değildir; zekanın, akılın, mantığın, beyinin, ruhun, felsefenin, bilimin, özgürlüğün, demokrasinin, laikliğin, medeniliğin, medeniyetin, insan olmanın, insanlığın, dünyanın en üst nitel aşamasıdır; bu nedenle ki yalnızca Muhammed değil, Atatürk de 'Önce ilim(bilim) ve ahlak' dedi. Din de Marx'ın sandığı gibi 'Halkın afyonu' değil; dini tanımlayan Din hadisileri'nin dediği gibi 'Bilim(ilim), ahlak, vicdan, merhamet, dürüstlük, tarafsızlık, adillik, güvenilirlik, medenilik' gibi özelliklerdir.

Açık ki 21. yüzyılın en büyük silahı akıldışı-ahlakdışı moda, ve yetişkin insan dişisidir. Yani açık ki ikisi de artık masum değil yani ahlakdışı hiçbirşey masum değil.

Açık ki 21. yüzyılı da, ülkeleri de korumak genelde akıldışılığa ve ahlakdışılığa, özelde ise akıldışı-ahlakdışı modaya, ve yetişkin insan dişisi türüne karşı dikkatli olmaktan geçecektir.

Bir ülke de, dünya da üzerinde yaşayan herkesin değil; bilimsellik ve ahlak içindeki insanlarındır yani bilimi ve ahlakı koruyanlarındır yalnızca çünkü bilim korunmazsa dünya, ahlak korunmazsa insanlık yok olur. Koruyanla, korumayan bir olmaz.

Yetişkin insan dişisine özgürlük diye akıldışı-ahlakdışı-insanlıkdışı serbestlik; erkek egemenliğine karşı olmak diye erkek egemenliğine en utanmazca biçimde köle olmak; kadın hakları diye de bayların yaptıkları her işi yapmak yani yetişkin insan erkeğine benzemek, özenmek, köle olmak, çömez olmak, uşak olmak, güdümlü olmak öğretilmektedir. Ülkemizde moda 'medenilik' diye başlamıştı çünkü moda bol, uzun, dekoltesiz, çiçekli, ahlaka uygun giysiler sunuyordu ancak sonra ortalıkta sütyen-külot dolaşmaya geldi; sigara da ülkemize önce 'ilaç' diye getirildi, öyle ki eczahanelerde satıldı, bazı doktorlar sinirliliğe ve kansızlığa karşı 'ilaç' diye sigara yazdı. Düşman çok sinsi, parmağını kaptırırsan kolun da gider; bu nedenle ki siyasi partiler de, hükümet de, Mit de akıldışılığa ve ahlakdışılığa karşı savaş açmak zorundadır. Unutmayın, Batı 'canavar' olarak saldırmıyor artık, 'masumluk' görünümü içinde saldırıyor, bunu da moda, cinsellik ve yetişkin insan dişisi ile yapıyor. Batı yetişkin insan dişisini aile, yuva kurmak, toplumun temeli olarak değil; aileyi yok etmek, yuva yıkmak, ülke yıkmak için kullanmakta; bu nedenle ki Abd'de zina, fuhuş, eşcinsel evlilik, çıplaklık, porno, ensestlik, eş değiştirmek, toplu seks, ahlakdışı mekan, esrar gibi ahlaka aykırı herşey serbest yani o akıldışı-ahlakdışı, küresel ve derin merkez modayı ajanlık, yetişkin insan dişisini ise insan olarak değil mayın olarak kullanmak istiyor; düşünün ki 'Falan yerde 1 tabak kuru fasülye ve 1 tabak pilav parasız veriliyor' denilse kaç kişi gider; kimse kuru fasülye ve pilav satmak için milyonlar harcamaz ancak genelevler kurmak için milyonlar harcayanlar vardır, kimse kuru fasülye ve pilav yemek için Avrupa'ya ya da Asya'ya gitmez ancak seks için gidenler vardır, dolandırıcılara bakın, paraları barlarda, pavyonlarda, otellerde kadınlar ile yemeye koşuyorlar, kuru fasülye-pilav yemeye değil; 'Falan yerde seks parasız' denilse kaç kişi gider; anlayın yani 'Yuvayı dişi kuş yapar' sözünün anlamını, 'Aile toplumun en temel birimidir' sözünün anlamını, 'Bir toplumun ahlakı da, seviyesi de bayanlarının ahlakı ve seviyesi kadardır' sözünün anlamını, ve 'Cennet annelerin ayakları altındadır' sözünün anlamını. Yani 'Zinayı erkek yapınca suç olmuyor da, kadın yapınca neden suç oluyor?' deyip serbest bıraktıran tuhaf, akıldışı, ahlakdışı mantık acaba 'Cinsel tacizi erkekler yapınca suç oluyor da cinsel tacizi ahlaka aykırı giysilerle bayanlar yapınca neden suç olmuyor?' diye neden düşünmüyor ve toplumsal alanlarda ahlaka aykırı giyimin yasaklanmasını neden istemiyor? Evet, açık ki yalnızca Türkçeden değil, mantıktan da uzaklar çünkü nefs akılı da, ahlakı da, akıl-ruh sağlığını da yok eder.

Yani 'Erkekler yerini bilsin' ile denilmek isteniyor ki 'Biz ortalıkta çırılçıplak dolaşalım, erkekler bizi rahatsız etmesin.' ancak unutulmamalı ki çıplaklık da, cinsel sunum da ilkelliktir, barbarlıktır, vahşiliktir, medeniyetsizliktir, köleliktir, ve topluma da, kişinin kendikendisine de saygısızlığıdır yani ahlaka saygı yalnızca topluma değil, kişinin kendisinin kendisine de saygısıdır.

Televizyon kanalılarında(kanallarında) gördünüz işte; Ramazan ayı'nda din, iman taslayan kanallar şimdi bikinili, mayolu turistleri gösterip sevinç, mutluluk, müjde haberleri vermekte. Bu durum cehalet değil, açıkça ya üçkağıtçılık ya şizofrenidir.

Açık ki devletler toplumsal alanlarda ve medyada ahlakdışılığı yasaklamadıkça cinsel suç cezalarını arttırmak değil indirmek zorundalar çünkü yoksa suça ortak, destek, ve neden olmuş olurlar.

Ve tuhaf ki siyasi iktidar da, Diyanet de, tarikatlar da, cemaatler de, Akp yandaşı medya da, ülkedeki ahlakdışı modaya, ahlakdışı turizıma, ahlakdışı medya yayınlarına hiç tepki göstermemekte. Unutulmamalı ki ahlaksızlık yükseldikçe, yayıldıkça, egemenleştikçe, olağanlaştıkça, serbestlikçe demokrasi ve laiklik değil demokrasi ve laiklik düşmanlığı güçlenecektir ve kazanacaktır çünkü bu durum toplumun önemli bir bölümünde büyük ve şiddetli bir tepkiye neden olacaktır; bu tuzağa düşülmemelidir ki bugünler de bunun sonuçudur(sonucudur) zaten. Atatürk 'Önce ilim(bilim) ve ahlak' dedi ancak acaba neden Chp'nin Altı ok'unda 'Bilim' ve 'Ahlak' yok, Chp neden ahlakı da baştaçı yapmıyor da, demokrasi ve laiklik diye demokrasiye ve laikliğe ahlakdışılığı da ekliyor; örnek ki Chp zinaya, fuhuşa, eşcinsel evliliğe, toplumsal alanlarda ahlaka aykırı giyime, sigaraya ve içkiye karşı mı; çünkü ahlakdışılığa 'ahlak', sigaraya ve içkiye de 'bilim' karşı yani Atatürk'ün 'Önce bilim ve ahlak' dediği şeyler. Chp başkanı Baykal zamanında bir genel seçimde üzerinde 'Önce ahlak' yazılı kağıtlar dağıtılmışdı ancak sonra başına gelen ne oldu. açık ki dünyanın en zor üç şeyi var: Kitap okumak, sıpor yapmak ve ahlak; öyle ki ahlak, içeriği açısından, ahlakın da, bilimin de, akıl-ruh sağlığının da bileşkesi ve öncüsü, turnusol kağıdı durumundadır yani ahlak yoksa yalnızca ahlak değil bilimsel kafayapısı(kafa yapısı) da yoktur yani ahlak ilk ve genel ölçüttür.

Ülkenin tek sorunu ekonomi ve terör değildir; ahlakdışılıktır da.

'Türkçe ile felsefe ve bilim olmaz' diyen düşünce acaba 'Ahlaka aykırılık ile Türkiye olmaz' neden dememektedir?


Necdet Gürçiftçi
Bağımsız, özgür, bilimsel, tarafsız; hiçbir dini inançtan ve hiçkimseden yana olmayan dinli ve bilge
İnternette yayınlandığı zaman: 6.6.20/15.52


Başlık Kategori Yayın Tarihi
KORONA VE KÖYLER Sağlık 11.05.2021
KORONA MARKETLER VE PARA Sağlık 10.05.2021
NORMAL OLUNMADAN NORMALLEŞME OLMAZ Felsefe 09.05.2021
TÜRKÇEDE '-NA' EKİ MANTIKSIZLIĞI SAVIM Felsefe 07.05.2021
AL BAYRAK (ŞİİR) Şiir 06.05.2021
Başlık Kategori Yayın Tarihi
AN VE ZAMAN Felsefe 17.04.2021
Dostluk.. Felsefe 05.04.2021
ERDEMLİ OLMA VE ŞEREFLİ KAYBEDİŞ Felsefe 13.02.2021
PANTEİST SPİNOZA’NIN YETERSİZ TANRISI Felsefe 12.01.2021
SIRADAN MISIN Felsefe 02.08.2020