Canlıya ve Cansıza tapmak bir Şirktir..

İnsanlar diğer canlılar gibi birer aciz varlıklardır. Her Canlı fanidir. Fani oldukları için bu Dünyada bir yolcudur. Evet, hem aciz hem yolcu. Böyle gören ve düşünen bir kişi bir sığınak arar. Ona yardım eden, derdine çare olan, ona teselli olan bir sığınak. Doğru yolu bulan direk Yüce Yaradan olan Allaha yönelir. Başka bir dine bağlanan, yanlış bir harakette bulunmuşsa da Yaradanı biliyor ve ona kulluk etmeye çalışıyor. Başka bir dil ile; İnsanoğlu kendine herşeyin gücü yeten birini arıyor. Kendisini koruyan ve kurtaran birini. Allahı bilip ona kulluk eden iki grubu saydık. Diğeri ise Allahı bilmeyip doğru yolda olmayan olan bir grup. Eski ve şimdi zamanlarda "Müşrik" diye hitap edilen bir gruptan bahsediyoruz. Put, İnsanlar tarafından yapılmış ve ona karşı tapılmıştır. Ondan sonra gelen nesil bunu böyle görmüş, gördüklerini öğrenmiş ve böyle devam ettirmiştir. Puta tapmak bir ibadet olarak görülmüştür. Doğru ibadet bu adım olduğuna inanılmış, hayatlarını tapınakta geçirilmiştir. Ne kadar doğru bir puta tapmak? Bir insan düşünse; insan yapısı olan bir put, adı üstünde "İnsan Yapısı" beni korumaya, beslemeye, içirmeye vs. kadirmidir? Kendini bile bakmaya aciz olan, korumayan veya kurtaramayan nasıl olurda İlah olarak görülürebilir? Mantık bir düşünçe ile denilenecektir ki; "Buda Allahın yarattığı bir mahlukattır." Kul, kula bazı yerlerde ancak kendi gücünü yetecek kadar yardım edebilir. Tabi ki Cenabı Allah buna izin verirse bu durumda vuku bulabilir. Musibete, Felakete, Hastalığa vs. karşı güç yitiremez. Bir insan hasta olsa taştan yapılan o put şifa verebilir mi? Tehlike bir durumla karşı karşıya geldiğinde ona imdatına koşabilir mi? Kendini ileryecetecek kadar güçü olmayandan birşey istemek ne kadar doğru olabilir? İnsan yapısı olan bu putlar insanların emeği ile ortaya koyulmuştur ve istenildiği zamanda imha edilebilir. Put, bu tespitlerle de İnsandan daha aciz olduğunu bir daha kanıtlanmıştır. Buna rağmen ona tapmaya direnen, "haşa" Allahtan başka ilahlar da olduğunu inanan ve ömür boyu bu inançla yaşayan kendini affedilmeyen bir duruma düşürmüş olur. Putlar hakkına Yüce Yaradan Kelamında şöyle buyurmuştur:

Siz ve Allahın dışında taptıdığınız şeyler cehennem yakıtınız. Sizler oraya gireceksiniz. Eğer onlar birer ilah olsalardı oraya (cehenneme) girmezlerdi. Halbuki hepsi ( tapanlar da tapılanlar da) orada ebedi kalacaklardır. (Enbiya, 98-99.Ayet)

Şirkin ne kadar çirkin bir fiil olduğunu bu ayet ile şahit oluyoruz. Aklımıza şirk gelince sadece put ile ibaret olduğunu unutmamalıyız. Şirk ile bezenmiş putlar var olduğu gibi bunun bir zamanında şirk ile bezenen insanları da vardı. Mesela; Hazreti Musa (a.s.) Peygamberin zamanında kendini ilah sanan ve Firavun diye tanılan bir adam yaşıyordu. Kendisinin çok mala mülke sahip, askerleri çok ve güçlü, hizmetçileri çok olup etrafında pervane ve uzun ömürlü olduğu için şımırıp böyle bir mertebeye kendini itmistir. Cenabı Hakkı tanımıyordu ve kendisine kulluk etmeye yanaşmıyordu bile. Kendini kibire bile bile sevkedip elinde bulunduğu şeylere güveniyordu. Fakat Güzel Allahımız bu hususta Yüce Kelamında şöyle buyurmuştur:

O inkar edenler (varya), onların ne malları, ne de evlatları, onlara Allah'a karşı hiçbir fayda sağlamayacaktır. Onlar ateş halkıdır; orda edebi kalacaklardır. ( Meryem Suresi 116. Ayet) 

Kibir, aynı zamanda da insanı inkara da sürükleyebilir. İnkar etmenin cezası ne kadar kötü olduğunu Allahu Teala Ayetinde ifade etmiştir. Kibiri kendisine adet etmiş olan sahıs, Allahtan geldiğini ve tekrar ona döneceğini unutabilir, unutmasa bile böyle önemli bir meseleyi çok umursamaz. Bir küçük Kuşu düşünerek ve desek; "Bu Canlı, bir şehri hükmetmeye gücü yeter" Buna kim inanır? Buna kim hak verebilir? Peki, Insanoğlu nasıl oluyorda bu dünyayı hükmetebildiğini diyebiliyor? Yoktan var eden kim olduğunu bilseydi övülmeye kendisi değil Allah (c.c.) olduğunu bilirdi ve kibre yanaşmazdı. Bu hal Mevlayı bir an olsun unutturabilir. Bir unutsa Insanoğlu, Şeytan istediği gibi onu oynatabilir. Çünkü Şeytan da kibir etmiştir ve Hz. Adem Babamıza secde etmemiştir. Onun izinde gidenleri, hele işin içinde kibir olunca bir ayrı sever ve kibri artırmak için İnsanın yanından ayrılmaz. Firavun da onun yoluna uymuş, kendini ve onun arkasında olan adamlarını da helake sürükledi. Bununla ilgili bir Ayeti Kerime de Şanı yüce olan Allah (c.c.) şöyle buyurmuştur:

İsrailoğulları’nı denizden geçirdik. Firavun ve askerleri saldırı ve düşmanlık amacı ile peşlerine düştüler. Sonunda Firavun boğulmanın eğişine geldiğinde, “İsrailoğulları’nın inandıkları ilahtan başka ilah olmadığına inandım, ben de O’na teslim olanlardan (müslümanlardan) biriyim ” dedi. Şimdi mi aklın başına geldi? Daha önce Allah’a hep karşı gelmiş ve bozgunculardan biri olmuştun. “Bugün senden sonra geleceklere ibret osun diye cansız vücudunu bozulmaktan kurtaracak, onu sahilde bir tümseğe atacağız. Gerçi insanların çoğu bizim ibret verici belgelerimizin farkına varmazlar.

(Yunus Suresi, 90-92. Ayet)

İşte herşey ortada. İnsana sığınılmaz çünkü kendini beğenmiş ve büyüklük taslamıştır. Puta sığınılmaz kendinin yararı bile olmadığı bir varlık olduğu için. Başlarına büyük birşey geldiğinde kendini kurtaracak mecalleri yoktur. Bu Dünyada ve Ahirette herşeyi güç yitirip yardım edemezler. Bazı durumlarda Insan; Insana faydası dokunabilir. Buda ancak Allahu Teala nasip ve takdir etmiş ise vuku bulur. Onun dışında izin vermediği müddetçe hiç kimsenin kimseye zerre kadar yardım ulaşamaz. Dünyada zenginliğin ve güçün fazla olması "Beni kimse yıkamaz" anlamına gelemez. "Ben Atalarımdan böyle gördüm" diyemez: Bu durum Insanı kurtarmaz. Ancak kendini hüzüne ve felakete sürükler. Hayatı kolaylaştıran bazı Icatlar biz İnsanoğlu kullanmaktayız. Daha nasıl kolay olabilir diye halen yapım aşamasındayız. Herşeyi deneyip zoru yok etmeyi çalışmaktayız. Bu hal böyle iken, hayatı daha da kolaştıran ve daha da rahat ettiren çok yüce olan Allaha neden sığınmayalım ve ondan yardım talep etmeyelim? Ona sığınmamakla kendimize ancak zoru cağırmış oluruz. Öyle bir zorluk ki, insana Dünyada rezilliği, Ahirette pişmanlığı iletir. Acizliğimizi kabul ettiğimiz gibi Cenabı Allahın tek ve yüce oluşunu kabul etmeliyiz. Bir başka Ayeti Kerime de Allahın var olduğunu tekrar ispatlar. Şöyle ki; 

"Allahtan başka dost edinenleri Allah daima gözetlemektedir. Sen onlara vekil değilsin." 

(Şûrâ Suresi 6. Ayet)


Selam ve Dua ile..

 


Başlık Kategori Yayın Tarihi
Benim sevgili Atam Abdülhamid Han Şiir 18.07.2021
Haklarını helal etsinler.. Şiir 26.05.2021
Dünya dedikleri.. Şiir 24.05.2021
Güzel Filistinim.. Şiir 16.05.2021
Islam güzel ahlaktır.. Genel 25.01.2021
Başlık Kategori Yayın Tarihi
OKULA BAŞLAMA YAŞI 12 OLSUN ÖNERİM Eğitim 29.07.2021
KORONA SALGINI YÜZYÜZE EĞİTİME KARŞI VİCDANİ RED HAKKI YARATIR SAVIM Eğitim 12.06.2021
UÇUŞ ESNASINDA NÜKLEER RADYASYON Eğitim 14.05.2021
Evde Geri Dönüşüm Eğitim 11.05.2021
Psikoloji Eğitimleri - Psikolog Marketi Eğitim 09.04.2021

Bu yazıya ilk yorumu siz yazın.