ÂŞIKLAR

Sofrasında tahta kaşıklarını

Daldırır çorbasına tarlada bağda

Döker yürek yürek âşıklarını

Kâh biraz solda kâh biraz sağda

 

Anadolu Anadolu kurbanla dolu

Yağmur yağar toprak kokar patika yolu

Utangaç gençleri saygılı dürüst

“Gardaş” diyen “bacı” diyen hep sağı solu

 

Neşet yanar Gırşehir’de Veysel Sivas’ta

Anadolu boydan boya kavrulur yasta

Şurda bir baba durur işten atılmış

Şurda bir anneciğin yavrusu hasta

 

Âşık ise dertten anlar solgundur

Âşık ise erdemlidir olgundur

Ağlamaklı yalvarmaklı bir halde

Âşık ise gözün içi dolgundur

 

Dünyanın bir cennetine götürsen onu

Sıkılır arar yine Anadolu’yu

Al sana Hawaii, Paris, Londra

İstemem der verin Muş’u, verin Bolu’yu

 

Manisalı ol da vazgeç görelim

İzmit’in toprağına yüzüm sürelim

Trabzon’um, Urfa’m ya da Edirne’m

Malatya’m, Adana’m, Bursa’m, Tunceli’m.

 

Çalsın âşıkları yurdumda sazı

Çalsın çobanlar kavalı bazı

Söylesin âşıklar ciğerlerinden

Yurdumun her yeri hak eder nazı

 

                                          23 Mart 2012/YÜKSEL YILMAZ