Ve İnsan (8)

..........   “O halde sen hanîf olarak bütün varlığınla dine, Allah insanları hangi fıtrat üzere yaratmışsa ona yönel ! Allah’ın yaratışında değişme olmaz. İşte doğru din budur; fakat insanların çoğu bilmezler. / Bütün gönlünüzle O’na yönelin, O’na saygısızlıktan sakının, namazı kılın ve şirke sapanlardan, dinlerini parçalayıp her bir grubun kendindekini beğendiği fırkalara ayrılanlardan olmayın” (Rum, 30/30-32). 

 

              Sözlüklere baktığımızda fıtrat; “ilk yaratılış hali, temiz ve aslî tabiat” anlamına gelir, beşerî varlığın Allah’ın yaratma fiili sonucunda ortaya çıkan başlangıçtaki saf ve aslî halini ifade eden ahlâk ve psikoloji ile ilgili bir terimdir.

              Kur’an’da ve Hz. Peygamber’in hadislerinde fıtrat kelimesinin, insan kişiliğinin çevre etkilerinden bağımsız olarak var olan özünü ve bütün insanlar için ortak ve genel olan oluşum ve gelişim kapasitesini belirtmek üzere kullanıldığı görülür. Tek tek her bir insanın geliştirdiği kişilik özellikleri bu ortak fıtrattan beslenir.

               İslâmî öğretiye göre insanın ilk yaratılış durumu, temiz ve günahsız, gelişme ve olgunlaşmaya hazır ve elverişli, insan olmanın ve insanca yaşamanın gerektirdiği bütün imkân ve özellikleri bünyesinde taşıyan bir potansiyel tamlığa sahiptir. İnsan fıtratında Allah’ın varlığını ve birliğini tanımaya doğru tabii bir eğilim vardır. Hatta İslâm âlimleri genellikle, bu eğilimin ilk yaratılış anında insanla Allah arasında yapılmış temsilî sözleşme ile ilintili olduğu kanaatindedirler.

             Din duygusu insan fıtratının temel bir özelliği olmakla beraber, bu kendiliğinden uyanıp gelişmez. Zira insanda hazır bir Allah inancı değil, onu bu inanca götürecek kabiliyet ve imkânlar vardır. İnsan kendi iç dünyası veya dış âlem üzerinde derinlemesine bir araştırma ve düşünmeye koyulduğunda buna ulaşabilme ihtimali olacaktır. Bununda tek çaresi Hz. İbrahim (a.s) kendini araması gibi, kişi kendini bulursa zaten fıtrat ekinini eken sahibini bulur, İnsan, çaresizlik ve sıkıntı içinde bocaladığı bir anda bu duygunun belirtileri açıkça gözlenir. Fakat bu tabii eğilimin kişilik çapında yapılanması ve kalıcı bir özellik halini alması, içtenlikle ortaya konacak ciddi bir arayış ve çabayla birlikte, uygun bir çevrede gerçekleşebilir. Yani fıtrata meyilli insanın özünü ve insanı asıl kişiliğini tanımlayan kaynaklara yönelmeyle gerçekleşir, hal böyle iken başka kaynaklar sadece vakit ve zaman kaybı olarak değerlendirilir kim bilir belki de insanın kendini bulmasını engeller…


Başlık Kategori Yayın Tarihi
Hüzün Yaşam 09.08.2020
Açık kibir-GIzli kibir Yaşam 08.08.2020
Sessizliğin Arka Kapısı Yaşam 09.11.2016
Ve İnsan (7) Yaşam 13.04.2016
Ve İnsan (6) Yaşam 12.04.2016
Başlık Kategori Yayın Tarihi
Tüm Yanlışlar Gibi Unutulacak Bir Dışa Vurum Yaşam 02.05.2021
ÜLKEMİZDE KADIN İŞÇİLER Yaşam 31.03.2021
KAÇAK DUYGULAR Yaşam 11.03.2021
DOSTLUK... Yaşam 07.02.2021
Milli Yol Yaşam 02.02.2021

Bu yazıya ilk yorumu siz yazın.