Tarihi Birinci Kaynaktan Okumak Gerekir

Türk milleti, son dönemlerde tarihine daha fazla ilgi duymaya başladı. Bu ilginin yükselmesinde, televizyon dizilerinin de etkisi mevcuttur. Hatırlayacağımız gibi, "Muhteşem Yüzyıl" dizisinin ilk bölümleri yayınlandığında büyük tartışmalar ve protesto gösterileri yapılmıştı. Tartışmalar oranında kitaplar da raflarda yerini almıştı. Bir anda kitapçıların raflarını süslemeye başlayan Kanuni ve Hürrem kitapları, akıllara "Bu yazarların herhalde yastık altında hazır kitapları var. Uygun zamanda piyasaya sürüyorlar" düşüncesini getiriyor. Yazdıklarını "tarih kitabı" olarak niteleyenler olduğu gibi, "tarihi roman" adıyla piyasaya çıkaranları da görüyoruz. Peşinen söylemek gerekir; tarih diziler ile öğrenilmediği gibi romanlar ile öğrenilmez. Tarih, tarih kitabından öğrenilir ve bu tarih kitabının niteliği de aynı nispette önemlidir. Eğer tarihi roman, olmamış veya olduğu şüpheli bir olayı (Örneğin Mihrimah Sultan ile Mimar Sinan'ın sözde aşkı) doğruluğu ispatlanmış gibi okuyucuya sunarsa, saf okuyucu bunu gerçek bir bilgi olarak kabul eder. Böylelikle tarihi Baltacı ile Katerina'nın sözde birlikteliği, haremde kaç kadın oluşu ve saray entrikalarından ibaret görmeye meraklı halkımızın zihnine bu olay kazınır. Bir münazara esnasında bunu gerçekmiş gibi ortaya koyar ve rezil olur. Tarih, tarih kitabından öğrenilir ve bu kitabın niteliği önemlidir. Hazır bilgiye erişmek, hazır yemek almak gibidir. Zahmetsizdir ve hızlıdır. Yorulmadan, çalışmadan erişilen yemek ne kadar tatlı gelse de içeriğini bilmediğimiz, ne katkı maddelerinin eklendiği nelerin çıkarıldığını bilmediğimiz bir yemeği yediğimizin de farkında olmamız gerekir. Tarihi hazır kaynaktan elde etmeye kalkmak da tıpkı bunun gibidir. Kişiliğine, objektifliğine güvenmediğimizi bir tarihçinin elinden çıkan tarihi bir kitabın, ele aldığı kişi ve konunun neresini tahrif ettiği neresini çıkarıp neresine eklediğini, ana kaynağı okumadan bilmemiz imkânsızdır. Bunun için, eğer objektifliğine güvenmiyorsak tarihçinin elinden çıkmış kitap ya da makaleye yeterince önem vermemeli, okuyorsak bile kesin doğru bilgi olarak kabul etmememiz gerekmektedir. Peki, tarih bilgisine sahip olmak için ne yapılması gerekir? Çözüm basittir. Örneğin, Atatürk'ü eleştiren bir kitabı okumadan önce Nutuk'u okumak, Karabekir'i eleştiren veya öven bir kitabı okumadan önce Karabekir'in yazdıklarını okumak... Anı kitaplarını, günlükleri karıştırmak... Onun döneminde yaşamış kişilerin tuttukları notlardan yararlanmak... Bunlar şüphe yok ki, diğerlerinden daha sağlıklıdır. Saf bilgiye ulaşmanın temel yoludur. Tarihi birinci kaynaktan okumak gerekir. Birinci kaynaklar da birinci ağızdan yazılmış anılar ve günlükler ve o dönem yanında olan isimlerin tuttuğu notlardır. Elbette yapılan yorumlar, gözden kaçabilecek unsurları ortaya çıkarması bakımından çok önemlidir. Ancak bu, ikinci planda yapılması gereken eylem olmalıdır.

Başlık Kategori Yayın Tarihi
Atsız Bey'in İlk Eşi Mehpare Hanım Kimdir? Tarih 23.04.2014
Otorite Politika 09.02.2014
Atsız'ın 9 Mayıs Savunmasının Haklılığı Tarih 12.01.2014
Atsız'ın Basılmamış Eserleri Hakkında Tarih 11.12.2013
Necip Fazıl'ın Kanuni Hakkındaki Düşünceleri Tarih 16.09.2012
Başlık Kategori Yayın Tarihi
GÜREŞ TEKKELERİNDE TASAVVUF Tarih 07.05.2021
SEN KATİLLERİN TORUNU DEĞİLSİN Tarih 28.04.2021
EFSANE TARİHİMİZİ DUYURMAK Tarih 18.03.2021
SOLAK BALİ OĞLUNUN BAŞINDAKİ KAVUNU NİÇİN VURDU? Tarih 15.03.2021
.... Tarih 08.03.2021

Bu yazıya ilk yorumu siz yazın.