Cumhuriyetimiz

Türkiye Cumhuriyeti bugün bir yaşına daha giriyor. Beş gün önceki Van depremi nedeniyle geçit törenleri iptal edildi. Sebep olarak da "tören yapılırsa duyguların incinebileceği" gerekçesi ortaya atıldı. Cumhuriyet Bayramı nedeniyle duyguları incinebilecek olanların, "var ise duyguları" seksen sekiz yıldır inciniyordu. Çünkü onlar Atatürk'ün kurduğu Cumhuriyet'ten rahatsızlardı. "Vefa sadece semt adıymış" sözü misali Cumhuriyet sözü yalnızca gazete adı olarak kalsın isteniyordu. Bugün bu yolda bir adım daha atıldı. Peki, bunca senedir yıkılmaya uğraşılan Türkiye Cumhuriyeti nedir, nasıl gelişti? İne çıka, düşe kalka, gerçek cumhuriyetçilerin kimi zaman yakından kimi zaman da uzaktan desteği ile yürüdüğü bu yolda, Türkiye Cumhuriyeti epey yol kat etti. Bugün Arap dünyasına baktığımızda, yabancı ellerin yardımı ile "sözde bir demokrasi" çabasına giriştiklerini görüyoruz. Tek adam rejimini devirerek kurdukları bu sözde demokrasi ve sözde halk yönetimi, yani cumhuriyetin adının cumhuriyet olması yeterli değildir. Neticede İran da Çin de bir cumhuriyettir. Fakat bu cumhuriyetlerin hangi esasa bağlı olduğu sorusu da aynı derecede önemlidir. Türkiye Cumhuriyeti, laisizm prensipleri temelinde kurulmuş bir cumhuriyettir. Aslında cümleyi şöyle toparlayabiliriz. Türkiye, 1908'de başlattığı hareketi 1924'te tamamlayarak laik bir cumhuriyet haline gelmiştir. Bu tarihi, İkinci Mahmud'a kadar geriye çekmek mümkündür ama aralıksız ilerleyiş açısından İkinci Meşrutiyet tarihini ele almak daha doğrudur. Bu dönemi madde madde sıralamak gerekirse şöyle bir liste hazırlayabiliriz: Meşrutiyet ilanı, Meslis-i Mebusan'ın açılması, iptidai de olsa ilk seçimlerin yapılması ve ardından gelen mütareke dönemi... Ankara'da Büyük Millet Meclisi'nin açılması ve Mustafa Kemal Paşa yönetimindeki Meclis'in orduyu harekete geçirmesi, derleyip toparlaması... Türk ordusunun Kurtuluş Savaşı'ndaki muvaffakiyeti... Ardından saltanatın kaldırılıp hilafetin devamına karar verilmesi... Sultan Vadideddin'in ve Hanedan-ı Osman'ın sürgüne gönderilmesi... Halife Abdülmecid'in göstermelik hilafeti ve Meclis yönetimindeki Türkiye... Cumhuriyet'in ilanı... Evet, 29 Ekim 1923'de Türkiye yönetiminin bir Cumhuriyet olduğu ilan edildi. Meclis Ankara'dan yönetiliyordu ve Meclisin başı hükümetin başıydı. Cumhuriyet ilanıyla Mustafa Kemal Paşa Cumhurbaşkanı seçildi. Ancak ortada 1924 yılına kadar varlığını sürdürecek olan Halife Abdülmecid Efendi vardı. Halifelik kaldırılana kadar laik bir cumhuriyetten söz edilemez. Dolayısıyla cumhuriyetin ilanını 29 Ekim 1923 olarak kabul edersek, laik cumhuriyetin ilanını da 3 Mart 1924 olarak kabul etmek durumundayız. Atatürk, cumhuriyeti tanımlarken kısaca "Cumhuriyet fazilettir" demeyi uygun görmüştür. Bugün, tek adam dönemi kimilerince "faşist" ilan ediliyor. Ancak, elinde bunca imkân varken ve hanedancılar yanında cumhuriyetçiler azınlıktayken, Atatürk'ün neden cumhuriyetin kabulü için bu kadar uğraştığı sorusun kimse yanıt veremiyor. İslam ülkelerinde olmadığı bilinmekle birlikte, birçok Avrupa ülkesinde henüz ismi bile geçmeyen Cumhuriyet rejimi, neden Atatürk'ün birinci kalkınma maddesi olmuştur. Saltanatını kurup, zevk-ü sefa içinde yaşamak imkânı varken neden, Türk milletinin daha müreffeh yaşaması için çaba göstermiştir? Bu sorulara malum zevatların verebileceği hiçbir yanıt yoktur. "Cumhuriyet nedir?" sorusuna herkesin bir yanıtı var. "Türkiye Cumhuriyeti nedir?" sorusuna bir farklı yanıtı da ben vermek isterim. "Türkiye Cumhuriyeti, kendisine düşman olanları; ne kadar birbirlerinden farklı olsalar bile tüm hayâ duygularını bir kenara bıraktırıp aynı safa sokabilecek kadar güçlü ve köklü bir devlettir. Ve bu devlet, iç ve dış düşmanlarına rağmen yaşamaya devam edecektir. Cumhuriyet Bayramı kutlu olsun.

Başlık Kategori Yayın Tarihi
Atsız Bey'in İlk Eşi Mehpare Hanım Kimdir? Tarih 23.04.2014
Otorite Politika 09.02.2014
Atsız'ın 9 Mayıs Savunmasının Haklılığı Tarih 12.01.2014
Atsız'ın Basılmamış Eserleri Hakkında Tarih 11.12.2013
Necip Fazıl'ın Kanuni Hakkındaki Düşünceleri Tarih 16.09.2012
Başlık Kategori Yayın Tarihi
Şeytanın Oyunu Politika 03.05.2021
ŞİRİNLER Politika 02.05.2021
İftira Siyaseti Politika 01.05.2021
DÖNÜŞÜM Politika 23.04.2021
EVRENSEL OLMAK VARKEN Politika 19.04.2021

Bu yazıya ilk yorumu siz yazın.