"İNANMAK" VE "İKNA OLMAK" ÜZERİNE

Bir arkadaşım ile bir konuda sohbet ederken söylediğim; “bir kişinin ‘ sana inanmıyorum'” sözü, “araştırdım, eleştirdim ve oldum, doğru düşünmediğine karar verdim” demesinden çok daha değersizdir sözünü açmaya çalışacak, Ülkemize yapılan bu mühendisliği anlatacağım.


Bizlerin öğretim gördüğümüz dönemlerde bir konu verilir, konu üzerine araştırma yapmamız önerilirdi. O dönem internet olmadığı için tek bilgi alabileceğimiz kaynak kütüphaneler olurdu. Kütüphanelere gider, günlerce bize verilen konuyu araştırırdık. Araştırmalarımız sonucunda edindiğimiz bilgileri kağıda döker ve öğrenci arkadaşlarımız önünde tartışmaya açardık. Tartışmalar sonucunda bilgilerimiz pekişir, yanlış bildiklerimizi araştıracak yeni yollar açılır, öğretmenlerimizin yönlendirmesi ile daha derinlemesine bilgiler ile donanırdık.


Günümüzde öğrencilerin bilgiye ulaşması yerine kendilerine verilen bilgileri öğrenmesi ve ezberlemesi aşılanıyor. 12 eylül sürecinin eğitime yerleştirdiği Amerikan sistemi eğitim sonucunda, öğrenciler kendilerine verilen bilgileri, doğru olduğuna bakmaksızın benimsiyor ve öğreniyorlar. Tabii ki verilen bilgiler doğru. Ancak mesele bu değil; mesele, sistemin bilgiye gitmek yerine tavuk gibi önümüze atılarak verilen bilgiler sayesinde beynimizin tembelleşmesi; derinlemesine düşünme, araştırma, verileri analiz etme gibi yeteneklerimizin bilinçli bir şekilde yok edilmesidir.
Bunun sonucunu, bu sonucun verdiği tahribatı bizleri yönetecek şahsiyetleri seçmekte de görmekteyiz.
Şikayet ediyoruz... “Bizleri birbirimize düşürüyorlar.” Olabilir; bizleri ayrıştırmak, enerjimizi ve düşüncemizi haksızlık ve yolsuzluğa kanalize etmek yerine kendi halkına yöneltmek eski bir taktiktir. Kapitalizm, kendisinin hedef olması yerine, iç savaşları dahi yeğler, bunu yeni mi öğreniyoruz?
Mesele, politik tartışmalara hangi cepheden bakmakta olduğumuzda.

Ülkemizde bir AKP fenomeni yaşanmakta. Bu fenomenin karşısındaki güçler, Kemalizm-anti din bağlamında ezberlenmiş kelimeler ile mücadele etmekte ve doğal olarak da yenilmektedir. Asıl yapmaları gereken vurguları sadece kelime arasında söyleyerek anlamsızlaştırmaktalar.
Sorun sadece halk da değil, Kemalizm'e gönül vermiş aydınlarda da aynı ezber sözler ve önlerine sunulan bilgiler ile politika yapma alışkanlığının olmasındadır. Sloganlar ile politika yaparak, kendi düşüncesinde olanları coşturmakta ancak, kendisi gibi düşünmeyenleri ikna etmekten uzak kaldıklarını fark etmemekteler. Sonra, cahil bırakılmış halk kitlelerinden daha cahil bir söylem ile “makarna-pirinç” edebiyatı yapmakta, kendilerinden uzaklaşmış halkı daha da uzaklaştırmaktadırlar. Halbuki, düşüncelerinin iktidar olması, en azından kanlı bıçaklı olduğu AKP'den kurtulmak için o partiye oy veren kitleleri ikna edecek, umut verecek politikalar üretmeleri gerekmektedir.
Muhalefet, seçim propagandası için ‘yolsuzluk-hırsızlık” temasını işlemiş, bu şekildeAKP oylarının düşmesini, dolayısı ile kendi oylarının artmasını öngörmüş ancak yerel seçim sonucunda bunun gerçekleşmediğini görmüştür. Ainstein, “aynı şeyleri yaparak farklı sonuç beklemek ahmaklıktır” demiştir. Maalesef hem politikacılarımız, hem de aydınlarımız bu hatayı ‘defalarca'(!) yapmıştır.


Çünkü önlerine konulan bilgileri araştırmadan kabul etme, irdeleme, araştırma ve eleştirme prensibi aydınlarımızın büyük çoğunluğunda da yoktur.
AKP seçmenine gelirsek. Ne demişti eski Başbakan, yeni Cumhurbaşkanı Erdoğan? “Dindar ve kindar bir nesil yetiştireceğiz” Bu vecizenin açılımı şudur. Bizler kayıtsız şartsız iman eden ve inatla bizi destekleyen bir nesil yetiştireceğiz. Bu nesil için kullanacakları el aleti de belli. ‘imam hatib liseleri'...Bürokasiyi, Adaleti, Emniyeti ağ gibi saran bu kitle genişletiliyor ve bir kaç yıl sonrasının seçmeni olarak yetiştiriliyor.
Bizler ise halâ sonuç almamız için gerekli ve geçerli politikayı üretmekten yoksun, politik sloganlar ile sonuç almayı ummaktayız.

Saygılarımla
Erdal Gökmen


Başlık Kategori Yayın Tarihi
AKP VE PKK. AMAÇ FARKLI, YÖNTEM AYNI; ŞİDDET Politika 29.07.2015
ÇELİKTEN GÜL FİDESİ YETİŞTİRMEK Kültür / Sanat 30.10.2014
GENEL BAŞKAN SEÇİMİ ALDATMACASI Politika 22.08.2014
A.K.P. NASIL KAZANDI? 2. BÖLÜM Politika 03.04.2014
A.K.P. NASIL KAZANDI? 1. Politika 02.04.2014
Başlık Kategori Yayın Tarihi
DÜNYANIN GELECEĞİ Politika 11.07.2021
Kaldırın Korkmadan Elinizi (Ali İsmail Korkmaz Anısına) Politika 10.07.2021
AK Parti'nin Akı, Karası Politika 01.06.2021
Üst Akıl Faaliyeti Politika 31.05.2021
FİLİSTİN’DE KALICI BARIŞ MÜMKÜN MÜ? Politika 19.05.2021

Bu yazıya ilk yorumu siz yazın.