A.K.P. NASIL KAZANDI? 2. BÖLÜM

Adalet ve Kalkınma Partisi'nin seçmen profili, diğer partilerin seçmenlerinden daha fazla değişkenlik göstermektedir.
1-     Dindar kesim. Daha önce MSP'ye oy vermiş, partiden kopuştan sonra AKP'ye dönmüş kesim.
2-     Muhafazakârlar. Tipik Anadolu seçmeni.  Geçmiş dönemlerde Demokrat Parti-Adalet Partisi-ANAP  çizgisinde oy kullanan kesim.
3-     Muhazakâr ancak eğitimli seçmenler.
4-     Milliyetçi  muhafazakârlar.

Dindar kesim: Oylarını Refah-Fazilet partisine kullanan bu seçmenler, Dinlerini ancak liberal yöntemler uygulanırsa hayatlarında yaşayabileceklerini düşünenlerden oluşmaktadır. Nitekim, AKP'de,  iktidarının ilk yıllarında yumuşak ve özgürlükçü söylemler ile bazı kuralları esnetmeye ve ardından dolaşmaya çalıştı. Aşama aşama, engelleri ortadan kaldırdı.  AKP'nin değişmez seçmen kadrosudur. %10 cıvarındadır

Muhafazakâr kesim:  Anadolu'da yaşayan köy eksenli seçmen türü. Bir kısmı büyük şehirlere göç etmiş, varoşlarda yaşayan, eğitim seviyesi oldukça düşük seçmen türüdür. Bilgisayar kullanmaz, kitap gazete okumaz.  Güvendiği  liderin her söylediğine kayıtsız şartsız inanır. Sorgulama ve araştırma yapmazlar. Partileri, zaafa uğradığında,  aynı görüşe yakın bir başka lidere biat ederler. Oyları en kaygan olan gruptur.

Muhafazakâr ancak eğitimli kişiler:  Bu kişiler, Anadolu halkının gelir durumu daha iyi kesiminin çocuklarından oluşmaktadır. Tercihan İmam Hatip Liselerinde okumuş, dindar bir aileden gelen seçmen. Kendileri  5 vakit Namaz kılmasalar dahi, Dindarlara saygı gösterirler, mahalle baskısına kolayca boyun eğerek dindarlıklarını arttırabilirler. AKP'nin ticaret ile uğraşan kesimi. Bu dönem ticari faaliyetleri artmış, çeşitli yöntemlerle zenginleşmişlerdir.  AKP'nin finans kaynağıdır.

Milliyetçi muhazakârlar:  MHP görüşüne yakın, dindar ve Milliyetçi kişilerden oluşmaktadır.  MHP görüşüne yakın olmalarına rağmen, oylarını Milliyetçi söylemlerde bulunan en güçlü partiye verirler. AKP'nin önemli oy potansiyeli bu seçmen yapısındakilerdir.

Liberal demokratlar: AKP'nin hiçbir düşüncesine katılmazlar. Eğitimli, iş yapan, Devlet kadrolarında yer alan kesimdir. AKP seçmeni olmalarının nedeni, istikrarın güçlü bir Hükümet ile mümkün olduğunu düşünmeleridir. Bu seçmen türü, sayıları çok fazla olmasa da, ekonomik kriz başladığı anda parti değiştirebilecek  kişilerden oluşur. Özgürlüklerini önemserler, kısıtlama olduğu zaman karşı dururlar.  Ancak karşı duruşları eyleme dönüştürmeyen dedikodu yapan kişilerdir.

Adalet ve Kalkınma Partisi, sanılanın aksine bir düşünce değil, düzen partisidir. İslami düşünceyi benimseyen lider ve kadrolarına rağmen, serbest piyasa ekonomisi uygularlar.  Belediye ve Devlet kadrolarında masrafları kısacak önlemi alırlar. Taşeronlaşma, işleri taşeronlara yaptırarak işçi maliyetinden kaçma yöntemi izlerler. İş yaptıkları tüm taşeronlar, kendi düşüncelerine yakın olanlardandır.  İhaleleri sürekli o kişiler kazanır ve hak edişlerinden parti için bağış yaparlar¸yapmak zorundadırlar.  Ekonomik büyüme yeterli düzeyde olmasa da, inşaat sektörlerinde hareketlilik sayesinde  sıcak para transferini sağlamaktadırlar.  Ekonomik büyüme, ithalata dayalı üretim sayesinde olmakta, üretim arttıkça, dövize olan ihtiyaç da artmaktadır. Bu nedenle cari açık büyümüştür. Tüketimin teşvik edilmesi nedeniyle, halk borçlanmıştır. Kredi borçları ve kredi kartları kullanarak tüketim yapan kişiler, en az birkaç yıl borçlanmaktadır.

AKP'ne niçin oy verirler?
Adalet ve Kalkınma Partisi'ne oy veren seçmenlerin büyük çoğunluğu, ekonomik göstergeye oy verir.  Sosyal Güvenlik Kurumuna bağlı olmalar dahi her kişiye sağlık hizmeti verilmesi, ailesinde engelli olanlara maaş ödenmesi, Sosyal yardımlar adı altında yakacak, yiyecek malzemeleri dağıtılması yoksul kesimde  karşılık bulmaktadır.
Daha eğitimli ve çalışan muhafazakâr kesim,  ev, otomobil almak için borçlanmış, 2 yıldan 15 yıla kadar bir borç yükünün altındadır. İşsiz kalmaları durumunda, kredilerini ödeyemeyecek ve konforlarını yitireceklerdir. Hükümetin uyguladığı ekonomik sistem, yapay taze parayı bulduğu için piyasalar rahat görünmekte, güçlü bir Hükümetin verdiği moral ile piyasalar çarklarını döndürebilmektedir.  İstikrarlı bir Hükümet, halkın büyük bir kesimi için borçları geri çevirebilme şansı verdiği için, Hükümet desteklenmektedir.
Hitabet yeteneği güçlü, karizmatik ve disiplinli bir lider profili çizen Recep Tayyip Erdoğan, bulunduğu makamı dolduruyor görünüyor. Tüm bunlar göz önüne alındığında, seçmenin başka bir parti seçmesi söz konusu dahi olamaz.
Artan yolsuzluk iddiaları dahi Hükümete olan ilgiyi azaltmamış, üstelik bağlılığı arttırmıştır. Bunun nedeni, liderin yolsuzluk yapacağına inanmamış olmaları değildir. Ekonominin bozulacak olması, gelirlerinin bozulma riskinin belirmesi, liderlerine daha sıkı bağlanmalarına neden olmuştur. Yoksa hiç kimse yolsuzluklara aldırmazlık etmez.
Yapılan bir araştırma, yolsuzlukları sandıkta  cezalandırma iradesi olan toplumların refah seviyelerinin yüksek olduğunu göstermiştir. O halde yolsuzluk tepkisi ile refah doğru orantıda işlemektedir. Refah ve eğitim seviyesi yüksek olan toplumlar, yolsuzluklara daha fazla tepki göstermektedir. İşte bu nedenle, AKP'ye karşıt duran, tepki gösteren kesim, eğitim seviyesi daha yüksek olanlardan oluşmaktadır.
Sözün özü; ne kadar az eğitim, o kadar dindar toplum, ne kadar yoksul halk, o kadar da AKP seçmeni mantığına göre işleyen bir sistem.

Dostlukla

Erdal Gökmen


Başlık Kategori Yayın Tarihi
AKP VE PKK. AMAÇ FARKLI, YÖNTEM AYNI; ŞİDDET Politika 29.07.2015
ÇELİKTEN GÜL FİDESİ YETİŞTİRMEK Kültür / Sanat 30.10.2014
"İNANMAK" VE "İKNA OLMAK" ÜZERİNE Politika 24.10.2014
GENEL BAŞKAN SEÇİMİ ALDATMACASI Politika 22.08.2014
A.K.P. NASIL KAZANDI? 1. Politika 02.04.2014
Başlık Kategori Yayın Tarihi
DÜNYANIN GELECEĞİ Politika 11.07.2021
Kaldırın Korkmadan Elinizi (Ali İsmail Korkmaz Anısına) Politika 10.07.2021
AK Parti'nin Akı, Karası Politika 01.06.2021
Üst Akıl Faaliyeti Politika 31.05.2021
FİLİSTİN’DE KALICI BARIŞ MÜMKÜN MÜ? Politika 19.05.2021

Bu yazıya ilk yorumu siz yazın.