Harple Doğup Harple Batan Bir Ömür: Enver Paşa

4 Ağustos günü Enver Paşa'nın vefatının yıldönümüydü. Tarihte yer etmiş birçok paşa hatta padişah gibi, onun da ölüm yıldönümü unutuldu. Bu konuda birkaç mesaj dışında hiçbir şey yapılmadı. Enver'in başarıları veya başarısızlıkları üzerine olumlu olumsuz hiçbir şey yazılmadı. "Jöntürk" olarak tabir edilen ve İttihat ve Terakki'nin üç büyük ismi olarak zikredilen Talat ve Cemal Paşalar gibi Enver Paşa da bir idealistti. İmparatorluğun çökme sınırına geldiği ve çareler arandığı bir dönemde ülküler peşinde koşmak doğru olarak kabul edilebilecek bir harekettir. Bugün "statüko" olarak tabir ettiğimiz düzenciliğin, Osmanlı düzenin bozulduğu ve düzensizcilik haline geldiği bir dönemde savunulacak bir yanı yoktur. Tarihe baktığımızda 1800'lü yıllardan itibaren "nizam-cedid" yani yeni düzen adıyla, daha sonra Tanzimat adıyla yeni düşüncelerin şekillendirilmeye çalışıldığı bir döneme girildiği görülür. Çağdaşları Talat ve Cemal gibi Enver de bu dönemin devamının, yani Meşrutiyet döneminin adamıdır. Enver Paşa'yı diğer iki isimden ayıran karakteristik özellikler şöyle sıralanabilir. Dik başlı denecek kadar fikirlerinin peşinden gitmesi ve tavizsiz olması, diğer iki isme göre liderlik düşüncesinin kendisinde daha ağır basması... Bu özellikler onu Talat ve Cemal Paşa'dan ayıran özellikleridir. Bu üç ismin ortak ve acı noktaları ise üçünün de akıbetinin "öldürülme" ile sonlanmasıdır. Talat Paşa Almanya'da bir Ermeni tarafından, Cemal Paşa Gürcistan'da yine Ermeni olduğu iddia edilen bir kişi tarafından, Enver Paşa da bugün Tacikistan hudutları içindeki topraklarda bir Turan Devleti kurma çabası sırasında Kızılordu birlikleri tarafından öldürülmüştür. Enver'i öldüren birliğin liderinin de bir Ermeni olduğu kuvvetli bir iddiadır. Agop Melkumyan adındaki bu Kızılordu subayı Enver'i öldürdüğünü itiraf etmiştir. Ancak, adının Ermeni çetelerinin intikam listesinde başta yer almasına rağmen Enver Paşa'nın intikam ereğiyle değil Sovyetlere karşı isyanı nedeniyle öldürüldüğünü de hatırlatmak gerekir. Hayatı hakkında uzun tafsilata girmeyeceğim. Zira bugün hala Sarıkamış Harekâtı ve orada verilen şehit sayısı bir tartışma konusudur. Ancak ölümü hakkında, yıldönümü olması münasebetiyle, durmakta yarar vardır. Enver Paşa, başta siyasi sebeplerle yakın durduğu ve zaman zaman görüştüğü Sovyetlerle zaman içinde ayrılığa düşmüş, başta Türkiye'nin kurtuluşu için geri dönüş planları varken Türkiye'nin Mustafa Kemal Paşa idaresinde muzaffer olmasından sonra kurtarılacak diğer bölgenin Kafkaslar ve Türkistan olduğuna kanaat getirmiştir. Bunun için yapılacak yek hareketin Sovyetlere karşı fiilen isyan etmek olduğu gerçeği, onu bu isyan hareketinin başına geçmeye teşvik etmiştir. O sırada hayatta olan Cemal Paşa, onun bu hareketinin çok yanlış ve sonunu düşünmeden yapılmış bir hareket olduğunu ve bunun Afganistan'daki kurtuluş mücadelesine olumsuz etki yapacağını düşündüğünü muhtelif yerlerde ve mektuplarına beyan etmiştir. Ancak Enver Paşa'nın tenkite karşı müsamahakâr olmayışı ve doğru bildiği yolda durmaksızın ilerleme özelliği, Cemal Paşa'nın bu uyarılarına kulak asmamasını sağlamıştır. Başlangıçta başarı denilebilecek gelişmeler yaşanıysa zaman içinde Enver ile anlaşamayan bazı Türkistan çeteleri onun birliğinden ayrılma yolunu seçmeyi denemiştir. Enver o dönem, kurtuluş için tavizsiz duruşundan geçici de olsa feragat etmeyi bilmiştir. Fakat emrindeki askerlerin büyük bölümüne Kurban Bayramı için dinlenme ve yakınlarıyla görüşme fırsatı veren ve elinin altındaki birliğin büyük bir kısmını izne gönderen Enver Paşa'nın hazin akıbeti bu dönemde olmuştur. Bayram namazı sonrası saldırıya geçen Kızılordu birliklerine, sayıca az ordusu ile karşı koymaya çabalayan Enver Paşa, acı bir kurşun ile vefat etmiştir. Vefatı Türkistan'ın bağımsızlık hayallerini adeta suya düşüren bir felaket haberi gibi Türkistan Türklerinin üzerine kara bir haber gibi çökmüştür. Burada değinmeden geçemeyeceğim bir diğer husus da Enver'in silahla mücadele kararına o dönem Türkistan'da bulunan ve ileride adını Türkiye'deki Türkçülük hareketlerinde de duyacağımız Zeki Velidi Togan'ın karşı çıkması hususudur. Hakkında pek çok kitap yazılan Enver Paşa'nın hayatını burada bir makale ile geçiştirmek mümkün değil... Onun hayatı tarihe meraklı kişilerce muhakkak okunmalı ve olumlu olumsuz olaylardan dersler çıkarılmalıdır. Enver Paşa hakkında okunması gereken kitaplardan biri de yaveri Suphi Bey'in kaleme aldığı hatıralarıdır. Bu hatıralar 1938 yılında Yeni Sabah gazetesinde ilk olarak yayınlanmıştır. Bugün "Enver Paşa'nın Son Günleri" adıyla tıpkıbasımı mevcuttur. Enver Paşa'nın naaşı 1996 yılında Türkiye'ye getirilmiştir. Bugün Türkiye'de, "Paşa" olduğu topraklarda uyumaktadır. Ruhu şad olsun.


Başlık Kategori Yayın Tarihi
Atsız Bey'in İlk Eşi Mehpare Hanım Kimdir? Tarih 23.04.2014
Otorite Politika 09.02.2014
Atsız'ın 9 Mayıs Savunmasının Haklılığı Tarih 12.01.2014
Atsız'ın Basılmamış Eserleri Hakkında Tarih 11.12.2013
Necip Fazıl'ın Kanuni Hakkındaki Düşünceleri Tarih 16.09.2012
Başlık Kategori Yayın Tarihi
GÜREŞ TEKKELERİNDE TASAVVUF Tarih 07.05.2021
SEN KATİLLERİN TORUNU DEĞİLSİN Tarih 28.04.2021
EFSANE TARİHİMİZİ DUYURMAK Tarih 18.03.2021
SOLAK BALİ OĞLUNUN BAŞINDAKİ KAVUNU NİÇİN VURDU? Tarih 15.03.2021
.... Tarih 08.03.2021

Bu yazıya ilk yorumu siz yazın.