Üç Mayis ve Sonrasi (Ikinci Bölüm)

Mayis ayi içinde Atsiz'in esi Bedriye Atsiz da gözaltina alinir. Atsiz'in evi, mektuplari aranir. Atsiz ile bagi olan neredeyse herkes tutuklanir. Atsiz'in meshur vasiyeti de bu aramalar sonucunda çikmistir. Yani sanilanin aksine Atsiz bu vasiyetnameyi herhangi bir yerde yayinlamamistir. 7 Eylül 1944'te Atsiz ile birlikte yirmi üç kisi tutuklanmistir. Hapis kosullari bugün ile kiyaslanamayacak derecede kötüdür. Lagim sularinin içinde bekletilenler, tabutluga girenler ve daha birçok iskence yöntemi... Suçlari hükümeti devirip Turanci bir idare kurmak iddiasindan ibarettir. Tek yaptiklari makale yazmak olan bu insanlar, alenen yayinlamadiklari vasiyetnamelerden, mektuplardaki ifadelerden ötürü suçlaniyorlardi. Bir de Reha Oguz Türkkan'in görüslerine esrarengiz bir hava vermek için ortaya attigi "Gürem" hadisesi ve iskence üzerine verilen yalan ifadeler, Atsiz ve digerlerinin hapiste kalmasina zemin hazirlamisti. Yapilan iskenceler mahkemede anlatilinca Savci Kazim Alöç "Biz bunlari huzurunuza vatan hainleri, caniler ve katiller olarak getirdik. Bunlari Pera Palas veya Tokatliyan otellerinde yatiracak degildik. Onlar müstahak olduklari muameleyi görmüslerdir. Elbette onlara her nevi zulüm yapilmistir ve yapilacaktir." Diyebiliyordu. Yapilan savunmalarin bu makalede uzun uzun bahsini yapmayacagim. Ama savunmalar okundugunda bazi kisilerin iskencelerden korktugu, bazi isimlerin de gelecek kaygisiyla mi korku üzerine mi bilinmez mahkemede Türkçü ve Turanci olduklarini reddetmege basladigini görebiliriz. Elbette yazilanlari tam ve dogru anlayabilmek için bütün savunmalari okumak gerekmektedir. Ancak fikir vermek adina bazi sözler var ki bahsini etmeden geçmemek gerekir: Nejdet Sançar: "En büyük mahkeme olan tarihin huzuruna alni açik çikacak bir Türkoglu Türk olarak hiçbir endisem yoktur. 10 ayi doldurmak üzere olan ve büyük bir kismi tahta masalar üzerinde yatmakla geçen hürriyetsizligimi, millet yolunda çekilmis serefli bir felaket olarak sayiyorum. Duvarlari, ezilmis hayvanlarin kan lekeleriyle rengini kaybetmis, köpeklerin bile yatmayacagi pis hücrelerde geçen haftalarin, içine bir isik sizacak kadar bile küçük bir deligi olmayan, tavani basik bir inde, hayir bir in degil bir mezarda isiga, günese ve hayata hasret çekerek geçirdigim günlerim ve uykusuz, feci gecelerim yarin benim için aci; fakat övünçlü hatiralar olacaktir. Bunlardan yilmis degilim, bilakis bahtiyarim. Millet yolunda istirap çekmis bir Türk çocugu olarak bahtiyarim. Yuvamin dagitilmis olmasina, esimin bir Türk anasi olmak serefini kazanacagi günlerde çektigi dayanilmasi güç istiraplari ve akittigi gözyaslarini unutmamis olmama ve bugün hayat kavgasinda yeni yavrusuyla tek basima kalmis olmasinin ruhumda yarattigi isyanlara ragmen bahtiyarim. Türk'ü sevdim, seviyorum, sevecegim. Ama bunun sonunda istiraplar varmis, felaketler varmis hatta karsilasilacak türlü kahpelikler doluymus; hepsi kabul. Büyük Türk irki sag olsun!" Zeki Velidi Togan: Ben kelimenin siyasi manasiyla genis Türkçü degildim; sadece Türkistanci idim. Genis Türkçülügü yukarida da izah ettigim gibi ancak tarih, kültür ve dil sahasinda görüyordum." Alparslan Türkes: "Beni hiç tanimadiklari halde kendi kanaat ve düsüncelerinden baska bir düsünceye kanaat sahibi oldugumu zannettiklerinden dolayi yani irkçi ve Turanci fikirler tasidigim ileri sürülerek vatan ve millete hiyanet cürümü ile itham edilmeligim benim için en büyük bahtsizliktir." Fethi Tevetoglu: "Atsiz'in durusma sirasindaki ifadesinde belirtmis oldugu veçhile Türkçülük mefhumu dâhilinde Turancilik ve irkçiligin da dâhil bulundugu yolundaki görüsüyle benim Türkçülük yolundaki sahsi görüsüm arasinda fark vardir" Hüseyin Nihal Atsiz: "Türkçüyüm. Türkçülük milliyetçiliktir. Irkçilik ve Turancilik da bunun sümulüne dâhildir. Memleket ya bu iki temel üzerinde yükselecek veya yikilacaktir. Irkçilik ve Turancilik Anayasa'ya aykiri degildir. Ceza Kanununda sarahatle suç oldugu yazilmayan bir hakaretten dolayi kimse suçlandirilamaz. Devlet de icraatiyla açikça irkçi, Hatay'i ilhak etmekle de Turancidir. (NOT: Davanin oldugu yil bu yönde bir yasa yoktu) Yalniz gönderilenlere malûm mektuplara ve herkese meçhul vasiyetnameme bakilarak hükûmeti alenen tahkir ettigim iddia olunamaz. Bunlar polisin baska bir mesele için yaptigi arama dolayisiyla elde edilmistir. Hükûmeti tahkir ettigim hakkinda bir sikâyet veya ihbar yapilmis degildir. Su dakikada böyle mektuplar yazmis veya vasiyetname hazirlamis kaç bin kisinin bulundugunu Tanri bilir. Anayasaya göre istedigim gibi düsünmekte serbestim. Çünkü esit adaletin hüküm sürdügü hür vatandaslar diyarinin vatandasiyim. Ankara nümayisini hazirlamadim. Bu nümayis mebuslarin tesvik ve Sabahattin Ali'nin tahrik ettigi milliyetçi gençligin kalbinden kopmus maserî ve millî bir harekettir. Bunu hükûmet aleyhinde bir hareket diye gösteren benim sahsi ve barismaz düsmanlarim olan Hasan Âli ile Falih Rifki olmustur. Sözlerimi bitirirken tarihî bir misal zikretmeden kendimi alamiyorum: Tasa tutularak öldürülecek bir maznun hakkinda Isa Peygambere fikrini sorduklari zaman ilk önce hiçbir söz söylememis. Israr olununca "içinizde hiç günahsiz olan kim ise ilk tasi o atsin" diye cevap vermis. Siz de, eger bir parça olsun benim gibi düsünmüyorsaniz, iyi veya kötü daima dogruyu söyledigime kani degilseniz istediginiz sekilde karar verin. Siz hâkimler de insan oldugunuz için belki insanlik icabi zühullerde bulunabilirsiniz. Fakat yanilmaz hâkim olan zaman, yani tarih, hepimiz hakkinda en âdil karari verecek, Irkçi ve Turanci oldugum için mahkûm olursam bu mahkûmluk hayatimin en büyük serefini teskil edecektir." Burada ilginç sayilabilecek olan nokta sudur: Bazi isimler Atsiz'in Türkçülügünün irkçilikla baglantisi oldugunu bilmediklerini iddia etmislerdir. Oysaki Atsiz 1944 öncesi yazdigi birçok makalede ve kitapçikta (Ör: Içimizdeki Seytanlar) bu hususta kendi düsüncelerini açiga vurmustur. Dava sonunda. Nihal Atsiz, Zeki Velidi Togan, Alparslan Türkes, Reha Oguz Türkkan, Cihat Savas Fer, Nurullah Bariman, Fethi Tevetoglu, Nejdet Sançar, Cebbar Senel ve Cemal Oguz Öcal tutuklanir. On üç kisi ise beraat eder. Ekim 1945'te ise beraat kararlari verilir. Üç Mayis Ankara Nümayisi ile baslayan ve sonu Turancilik Davasi'na kadar varan davanin kisa bir özeti budur. Dava tam anlasilmak isteniyorsa, tutanaklar ve savunmalar okunmalari ve o dönem yayinlari incelenmelidir. Ben elimden geldigi kadariyla bu konuya yabanci olan kisileri bilgilendirmek amaciyla bu yaziyi yazdim. Hatalarim varsa simdiden affimi dilerim. Tanri Türk'ü korusun. Üç Mayis Türkçülük Günü kutlu olsun.

Başlık Kategori Yayın Tarihi
Atsız Bey'in İlk Eşi Mehpare Hanım Kimdir? Tarih 23.04.2014
Otorite Politika 09.02.2014
Atsız'ın 9 Mayıs Savunmasının Haklılığı Tarih 12.01.2014
Atsız'ın Basılmamış Eserleri Hakkında Tarih 11.12.2013
Necip Fazıl'ın Kanuni Hakkındaki Düşünceleri Tarih 16.09.2012
Başlık Kategori Yayın Tarihi
GÜREŞ TEKKELERİNDE TASAVVUF Tarih 07.05.2021
SEN KATİLLERİN TORUNU DEĞİLSİN Tarih 28.04.2021
EFSANE TARİHİMİZİ DUYURMAK Tarih 18.03.2021
SOLAK BALİ OĞLUNUN BAŞINDAKİ KAVUNU NİÇİN VURDU? Tarih 15.03.2021
.... Tarih 08.03.2021

Bu yazıya ilk yorumu siz yazın.