Tarih Okulu ve Sınıfta Kalanlar

Bir kitaptan öğrenilen tarih olaylara tek açıdan hüküm vermeye, bu hükmü de başkalarına yansıtılarak kamuoyunu yanlış bilgilendirmeye yol açar. Bilgisizlikten daha acı bir durum varsa o da, birkaç yayın okuyup her şeyi bildiğini iddia etmektir. "Tarih en iyi okuldur" diyorlar. Ancak bu sözü söyleyenler okulun kapısından içeri girmemiş gibi davranıyorlar. Her Osmanlı şehrinde olduğu gibi Selanik'te de dinlere göre ayrılmış mahallelerin olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz. Bu, utanılacak bir durum değildir. İnsanın kendi dininden ya da taassubuna göre kendi milliyetinden komşularıyla yaşamayı istememesi kadar istemesi de doğaldır. Yazar "Dinler arası evlenme örneklerine sıkça rastlanılırdı" diyor. Müslüman Osmanlı erkeğinin gayrimüslim bir kadınla evlenmesi her dönemde serbestti. Ancak Müslüman Osmanlı kadınının gayrimüslim erkekle evlenmesi de her dönemde ve durumda yasaktı. Dinler arası geçiş ve değişim hiçbir cemaatte hoş karşılanmazdı. Bir Hıristiyan erkekle evlenen Müslüman kadın, hem Hıristiyan hem de Müslüman cemaate hoş görülmüyordu. Bu söylediklerimin aksini iddia eden yazar, alıntı kaynağını da belirtmiş. Madem öyle olacak ben de bu söylediklerimin geri planını açıklayayım... İlber Ortaylı, "Osmanlı Toplumunda Aile" adlı kitabında şöyle diyor: "Birçok geleneksel toplumda olduğu gibi Osmanlı toplumunda da ayrı dinden gruplar arasında evlenme pek azdı. Dini hükümler, Müslüman erkeğe bu hakkı vermekle birlikte, gayrimüslim cemaatler bu gibi gelişmeleri canla başla önlemekteydiler." Yazar, İttihatçıların Türkçeyi resmi dil ilan ettiklerinden de bahsediyor. Şüphesiz bu da yanlıştır. 7 Zilhicce 1293 (23 Aralık 1876) yılında Kanun-i Esasi ilan edildi. O yıllarda ortada İttihat ve Terakki Cemiyeti diye bir cemiyet yoktu. Kanun-i Esasi'nin 18. maddesi şöyle diyordu: "Tebaa-i Osmaniye'nin hidemat-ı devlete istihdam olunmak için devletin lisan-ı resmisi olan Türkçeyi bilmeleri şarttır." Her devletin bir resmi dili olduğu gibi Osmanlı'nın da bir resmi dili vardı. İsmi Türkçe olarak geçen bu yapı, bugün Osmanlı Türkçesi dediğimiz yapıdır ve henüz ortada İttihatçılar yokken Mecliste Türkçe harici dil konuşulması yasaklanmıştır. Bunu, Meclis'te Kürtçe konuşulma tartışmaları sırasında tarihçiler yazdılar, ben de yazdım. Ahmet Vefik Paşa'nın meşhur sözü hala hafızalardadır. Yazarın İzmir yangınını da Selanik yangınının intikamı olarak göstermesi ise ayrı bir tartışma konusudur ve Venizelos - Atatürk kıyası ile de zaten niyetini belli etmektedir. "Fena ve kötü ne varsa her şeyi Türkler yaptı" mantığının ürünü olan bu yazılar aslında tartışılmaya bile değmemektedir. Medeni Kanun'u kimin çıkardığını bilmeden Osmanlı dönemindeki "eşit" evlenme haklarını savunan, tarihi yanılgılarla Türkçe kanununu İttihatçılara (her "kötü" olayın mal edildiği gibi) mal eden yazarımıza, en iyi okul dediği tarih okuluna birlikte girmeyi öneriyorum. Bakalım kim sınıfta kalacak?

Başlık Kategori Yayın Tarihi
Atsız Bey'in İlk Eşi Mehpare Hanım Kimdir? Tarih 23.04.2014
Otorite Politika 09.02.2014
Atsız'ın 9 Mayıs Savunmasının Haklılığı Tarih 12.01.2014
Atsız'ın Basılmamış Eserleri Hakkında Tarih 11.12.2013
Necip Fazıl'ın Kanuni Hakkındaki Düşünceleri Tarih 16.09.2012
Başlık Kategori Yayın Tarihi
GÜREŞ TEKKELERİNDE TASAVVUF Tarih 07.05.2021
SEN KATİLLERİN TORUNU DEĞİLSİN Tarih 28.04.2021
EFSANE TARİHİMİZİ DUYURMAK Tarih 18.03.2021
SOLAK BALİ OĞLUNUN BAŞINDAKİ KAVUNU NİÇİN VURDU? Tarih 15.03.2021
.... Tarih 08.03.2021

Bu yazıya ilk yorumu siz yazın.