Atsız'ı Anlatıyorum (Yedinci Bölüm)

("Ruh Adam: Atsız" adlı izletinin düzyazı halinin yedinci ve son bölümüdür.) 1963 yılı Orkun dergisinde Kara Kuvvetleri Komutanlığı'nın kuruluş yılı meselesini "Türk Kara Ordusu Ne Zaman Kuruldu?" başlığıyla yazan Atsız, bu konuda görüşlerini net bir şekilde açıklayan ilk kişidir. Yetkilileri uyaran yazıları ömrünün son yıllarında dikkate alınacak ve Kara Kuvvetleri'nin kuruluş tarihi değiştirilecektir. Atsız, Kara Kuvvetleri'nin kuruluşunu 1363 gibi gösteren komutana da bir çağrıda bulunmuştur. 66 yılında da tarihi meseleleri "Türk Tarihinde Meseleler" başlığı ile ele alarak bu meseleleri Atsızca bir bakış ile gözden geçirmiş ve Türk milletini aydınlatmıştır. 1964 yılında Ötürken dergisi neşredilmeye başlandı. Ötüken, Atsız'ın vefatına kadar Atsız'ın başında bulunduğu bir dergidir. 1967 yılında Kürtler hakkında yazdığı makaleler ve neşrettiği konuşmalar nedeniyle Atsız hakkında bir karalama kampanyası başlatılmıştır. Adalet Bakanlığı'nın açtırdığı soruşturma neticesinde Atsız mahkemeye verilmiştir. 1969 yılı Türkçülük fikri açısından önemli bir yıldır. Bir "yol ayrımı" denilebilecek bu olayda, Türkçülerin aynı anda kullandığı "ülkücü" tanımı Türkçülere karşı bir grup olarak ortaya çıkmıştı. Cumhuriyetçi Köylü Millet Partisi'nin 8 Şubat 1969 tarihinde Adana'da yaptığı kurultay, milliyetçilik açısından bir dönüm noktasıydı. Türkçülüğün fikri önderi Hüseyin Nihal Atsız, CKMP Genel Başkanı Alparslan Türkeş'e genel başkan olduktan sonra da destek vermiştir. Irkçılık - Turancılık Davası sırasında yaşananlara rağmen yine de desteğini esirgemeyen Atsız, bu desteğin bir meyvesi olarak partinin bazı konularda tavizsiz ve dik duruşlu olmasını da bekliyordu. Sert tartışmaların yaşandığı ve divan başkanının bile istifa etmek zorunda kaldığı kongre sonucunda partinin adı Milliyetçi Hareket Partisi, logosu da üç hilalli Osmanlı sancağı olarak seçilmişti. Yaşar Okuyan, Atsızcılarla parti içinde yapılan mücadelenin Atsız'ın vefatına kadar devam ettiğini, bu süreç içinde Türkçü ve ülkücü grupların sık sık karşı karşıya geldiğini "O Yıllar" adlı kitabında anlatmıştır. 1972 yılında hayatının son romanı olacak olan Ruh Adam'ı yazan Atsız, bu kitabında kendi yaşantısı çerçevesinde bir öykü kurmuştur. Şeref kavramının kişileştirildiği bu romanda Selim Pusat adlı karakterin eşinin öğrencisi olan Güntülü'ye karşı aşkı da anlatılır. İlgisini onu küçük düşürüyormuş gibi gösteren Selim Pusat, artık aşkına daha fazla söz geçiremeyince Güntülü'ye bir mektup gönderir. Aynen geri gönderilen mektup, bugün romanda da yer alan "Geri Gelen Mektup"tur. 1973 yılının Mayıs ayında Türkçüleri derinden etkileyen bir olay yaşanmıştı. Ülkücü hareket içinde Türkçü kimliğiyle yer almaya çalışan Ali Balseven adlı bir genç, 25 Mayıs günü partiyle görüşlerinin uyuşamaması üzerine partiden ayrıldıktan sonra faili bulunamayan bir cinayet sonrasında öldürülmüştü. Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi son sınıf öğrencisi Balseven, Kurtuluş Parkı içinde "kendi arkadaşları" tarafından şişlenmişti. Gazetelere "MHP'den İstifa Eden Komando Şişlenerek Öldürüldü" başlığıyla verilen bu olay sonrasında yedi ülkücü gözaltına alınmış ama delil yetersizliğinden serbest bırakılmıştı. 67 yılında Adalet Bakanı Hasan Dinçer döneminde Nihal Atsız ve Yazı İşleri Müdürü Mustafa Kayabek hakkında bir tahkikat açılmıştı. Uzun süre yargılanan iki isim de 15 ay hapse mahkûm edilmiştir. Temyize gidilmesi üzerine Yargıtay'ın bozduğu kararda, mahkemenin ısrarı üzerine Yargıtay tarafından onay gelmiştir. Atsız bu karar alındığı dönemde, Haydarpaşa Numune Hastanesi'nde kronik enfarktüs, yüksek tansiyon ve ağır romatizmadan rahatsız olduğu için tedavi görmekteydi. Hastane Atsız hakkında "Cezaevinde Yatamaz" raporu verir. Adli Tıp tarafından bu raporu kabul etmez ve "revirli cezaevinde kalabilir" mealinde değişiklik yapar. Atsız için yeniden cezaevi günleri başlamıştır. Atsız 14 Kasım 1973 günü evinden alınarak Toptaşı Cezaevi'ne nakledilir. Bir müddet adi suçluların yattığı koğuşta kalan Atsız, daha sonra Sağmalcılar Cezaevi'ne nakledilir. Bu süre içinde Türkçü gençler arasında Atsız'ın affedilmesi ve beraat etmesi için kampanyalar açılmaya başlanır. Atsız, şahsi olarak hiçbir af talebinde bulunmamasına rağmen, sevenlerinin yaptığı başvurular neticesinde Cumhurbaşkanı Fahri Korutürk tarafından affedilir. Atsız, 22 Ocak 1974 günü üçüncü uğrak yeri olan Bayrampaşa Cezaevi'nden tahliye edilir. 1975 yılında Atsız'ın rahatsızlıkları artmaya başlar Kasım ayında yapılan inceleme sonucunda bir hastalığı bulunamaz. 10 Aralık'ta kalp krizi geçiren Atsız'a bakan doktor, enfarktüsten şüphelenmeyince, ertesi günkü kalp krizi ve ölüm kaçınılmaz son olur 11 Aralık'ta ikinci kez kalp krizi geçiren Atsız, fani hayata gözlerini bu günde yummuştur. Ölüm haberini Almanya'da alan Yağmur, ertesi gün Türkiye'ye gelmiştir. 13 Aralık günü Atsız'ın cenaze namazı Kadıköy Osman Ağa Camii'nde kılındı. Cenaze namazında Merhumu nasıl bilirsiniz ey cemaat-müslümin? Diye sorulunca Bu musalla taşı onun kadar bir er kişiyi çok az görmüştür hoca efendi! Diye cevap verilmesi unutulmayacak bir olaydır. Atsız'ın yarım kalan işleri de olmuştur. Osman Sertkaya'ya göre Ruh Adam'ın devamı mahiyetinde bir "Yalnız Adam" romanı ve Bozkurtlar serisinin üçüncü kitabı, Atsız'ın yazmayı düşündüğü eserler arasındaydı. Atsız, hayatının bütün bölümü ele alınmadan anlaşılmayacak derecede büyük bir kişiliktir. Biz bugün, insanların hayatının sadece belli bölümlerini ele alan roman ve filmleri görüyoruz. Benim de buradaki amacım bu büyük insanın hayatını baştan sonra ele alabilmekti. Elbette bu büyük insanın hayatını anlatabilmek, o ömrü yaşayabilmek kadar zordur. Eksik bıraktığım şeyler olabilir. Ancak bu yükün altına girebilmek için, önce onu okumak lazımdır. Ben onu okudum, onu anlatanları da okudum. Böyle bir insanı ne benim anlatımımla ne de başkalarının anlatmasıyla anlayabiliriz. Atsız'ı anlamak için önce Atsız gibi anlamak Atsız gibi düşünmek lazımdır.

Başlık Kategori Yayın Tarihi
Atsız Bey'in İlk Eşi Mehpare Hanım Kimdir? Tarih 23.04.2014
Otorite Politika 09.02.2014
Atsız'ın 9 Mayıs Savunmasının Haklılığı Tarih 12.01.2014
Atsız'ın Basılmamış Eserleri Hakkında Tarih 11.12.2013
Necip Fazıl'ın Kanuni Hakkındaki Düşünceleri Tarih 16.09.2012
Başlık Kategori Yayın Tarihi
GÜREŞ TEKKELERİNDE TASAVVUF Tarih 07.05.2021
SEN KATİLLERİN TORUNU DEĞİLSİN Tarih 28.04.2021
EFSANE TARİHİMİZİ DUYURMAK Tarih 18.03.2021
SOLAK BALİ OĞLUNUN BAŞINDAKİ KAVUNU NİÇİN VURDU? Tarih 15.03.2021
.... Tarih 08.03.2021

Bu yazıya ilk yorumu siz yazın.