Şarap Kadehi ve Tarihi

kadeh kaldırma geleneği günümüzde pek çok ülke tarafından uygulanan hatta bazıları tarafından günümüzde meyve suyu kullanılarak uygulanan bir protokol halini almıştır. oysa'ki kadeh tokuşturmak daha çok şarap'la yapılan ve yapılması gereken bir adettir. ancak dünya'da ilk ve tek olarak bunu meyve suyuyla gerçekleştiren tek ülke; Türkiye'dir. O da cumhurbaşkanlığının dış ülke liderlerini ağırlama resepsiyonunda gerçekleşmiş ve şarap yerine şarap kadehinde meyve suyu ikram edilmiştir. günümüzde resmi ziyaretlerde, yemek sonrası uygulanan protokol kurallarından biri olmasının yanı sıra kökeni çok eskilere dayanan bir gelenektir... kadeh tarihiyle ilgili pek çok söylence olmasına karşın, gelin kadeh kaldırmanın kısaca bir tarihine göz atalım; eskiden ilkel kabileler arasında barış yaparken, kabile reisleri birbirlerinin kanını bir kadehe koyup, artık ben senin dostunum, seni öldürmeyeceğim anlamında bir dostluk, güven mesajı verilir. tabi ki bu karşılıklı anlaşma ritüeli bin yıllar içinde zamanla gelişip ben ''seninle kardeşim, benden sana hiç bir zarar gelmez'' şeklinde güven verici kelimelerle sözlere dökülmüştür. günümüzde kadehin içinde kırmızı şarap'ın olması da özellikle bunun için ilk çağlarda kullanılan kanı çağrıştırması açısından kaynaklanmaktadır.. şarapla ilgili bir diğer söylenceye göre; ortaçağ avrupasında kimi şövalyelerin içine zehir konulup, konulmadığını anlamak için kadehlerini havaya kaldırıp bakmalarıyla başladığı söylenir, sonra her iki tarafda kadehini kaldırıp zehir incelemesi yaptıktan sonra kadehlerini bir birine vurmaları sonucu karşılıklı bir güven telkin edilir. bir başka söylenceye göre ise; kadeh kaldırmak, masa'da ki herkesin eşit olduğunu göstermek için uygulanır, böylece aynı kaptan konan içkiyi herkes içerek, hepimiz eşitiz, mesajı verilmektedir. kadeh kaldırma geleneğinin özellikle devlet protokollerinde uygulanma sebebide, kadeh kaldırmanın devletler arası bir dostluk anlamına gelmesidir. Her ne kadar bazıları buna meyve suyu koyup ikram etmeye kalksada ve dünya bizi bu şekilde tanısa bile... Atalarımız çocuklarına sakın değişme! benim gibi ol, benim gibi yaşa deseydi ve her nesilde bunu tekrarlamış olsaydı biz hala şalvarla geziyor ve belkide ateşi bile henüz keşfedememiş olacaktık.

Başlık Kategori Yayın Tarihi
Kemal Kılıçdaroğlu'yla Aydınlık Yarınlara... Politika 21.05.2010
Deniz Baykal'a Yapılan Haksızlık! Politika 12.05.2010
İsmet İnönü... Politika 07.05.2010
Başkanlık Sistemi... Politika 27.04.2010
Türkiye'de Yoksulluk! Politika 03.02.2010
Başlık Kategori Yayın Tarihi
Şeytanın Oyunu Politika 03.05.2021
ŞİRİNLER Politika 02.05.2021
İftira Siyaseti Politika 01.05.2021
DÖNÜŞÜM Politika 23.04.2021
EVRENSEL OLMAK VARKEN Politika 19.04.2021

Yazıya yapılan bütün yorumlar

Engin Kuşak 26.03.2021

Şalvar Türk tarihinin giysisi değil daha ziyade Kürtler tarafından giyilmiş bir giysi sonuçta onlarda bizim tarihimiz diyelim o da çok eskiye dayanmıyor. Gerçi yazar Osmanlıya laf atıyor tamam Osmanlı döneminde şalvar giyiyorduk diyelim. Türk tarihi son belgelere göre 3 bin seneyi bile solladı. O zaman ya arkadaşın geçmişi 1000 seneyi geçmiyor ya cahil ya geçmişine küfreden tiplerden. Elin Japonu nevresimi üzerine geçirmiş adına kimono demiş hala özel günlerde giyiyor bizimki şalvarı beğenmiyor. O gün o şalvarı giyene aşık olan kadınlar vardı demek ki, o gün göze hoş görünen bir giysiymiş. Ha bir "de daha çok" şarapla yapılan diyor meyve suyu içeni garipsiyor. Zeka sorunu yaşanıyor sanırım. Daha çok hepsi demek değildir.

Bu yazıya sizde kendi yorumunuzu yazabilirsiniz.