Portekiz'in Menfaat Destekli Türkiye Sevgisi

Avrupa Birliği konusunda Fransa ve Almanya liderlerinin olumsuz açıklamalarını herkes bilir. Birliğe girmemiz konusunda olumlu görüşleri olan devletlerden biri de Portekiz'dir. Portekiz Başbakanı Jose Socrates, 2007-2008 yılları arasında AB Dönem Başkanlığı görevinde bulunmuş bir sosyalisttir. Socrates, AB Dönem Başkanı olmadan önce Bülent Arınç ile yaptığı görüşmede şu sözleri söylemişti: ''Türkiye için özel bir kriter ortaya konulmamalıdır, ne azı ne de fazlası... Ben buna adalet ve sadakat diyorum. Türkiye'nin AB'ye üye olmasında elbette çıkarı vardır ama AB'nin de Türkiye'nin üye olmasından dolayı çıkarları vardır'' Peki, neredeyse bütün Avrupa devletlerinin karşı çıktığı, Türkiye'nin üyeliğine Birinci Dünya Savaşı'nın İtilaf Devleti Portekiz neden olumlu bakmıştır? Yunanistan'ın iktisadi krizi kadar ilgi çekmese de Portekiz de epey süredir iktisadi krizle boğuşmaktadır. Yunanistan AB'nin gözündeki krediyi hem maddi hem manevi olarak bitirmiştir. Kendini AB'nin kraliçesi sanan Almanya'nın tepeden küçümseyici bakışlarına son günlerde maruz kalmaya başlayan "Avrupa medeniyetinin beşiği" Yunanistan'dan sonra sıranın denizlerde Osmanlı askerine ayak bağı olan medeniyet korsanı Portekiz'e gelmesi beklenen bir olaydır. Portekiz Başbakanı, her ne kadar AB fonlarına ihtiyacı olmadığını ifade etse de, Portekiz bankaları, kriz çanlarının sesinin giderek yükseldiğini başbakana duyurmaktadır. Portekiz dış borcunun 100 milyar Euro'yu geçtiği düşünülürse, bankaların tepkileri doğal karşılanabilir. Geriye dönelim, 2007'de henüz AB Dönem Başkanı olmamışken yaptığı konuşmada Socrates ne diyordu? "Türkiye'nin AB'ye üye olmasında elbette çıkarı vardır ama AB'nin de Türkiye'nin üye olmasından dolayı çıkarları vardır'' Türkiye'nin AB'ye üye olmasının ne getireceğini ne götüreceğini, gidenlerin gelenlerden daha az mı yoksa daha fazla mı olacağını bir kenara bırakarak şu soruyu soralım. Portekiz'in, diğer ülkelerin sırtını döndüğü Türkiye'ye kucak açmasının sebebi nedir? Türk aşığı olmaları mı? Şüphesiz hayır... Şubat ayının son günlerinde Devlet Bakanı Zafer Çağlayan ve Portekiz Başbakanı Jose Socrates ile bir görüşme yaptı. Görüşmede Portekiz Başbakanı, Türkiye Başbakanı'na olan hayranlığını belirtti. Türkiye'yi örnek aldığını söyledi. Zafer Çağlayan da Portekiz'de 15 milyar Euro'luk bir yatırım fırsatı olduğunu, bu fırsatların da havaalanı inşası, köprü yapımı gibi projeler olduğunu söyledi. Borç içinde yüzen Portekiz, Türkiye ile anlaşmalar yapıyor, projeler üretiliyor. Peki, bu işin sonu ne olacak? Bir gün, Portekiz de Yunanistan gibi "adalarını satacak kadar" krize boğulursa, insanları Portekiz'e yatırıma davet eden Zafer Çağlayan mı bu faturaları ödeyecek yoksa "Türk dostu" (!) Başbakan Socrates mi? Tarih öyle bir aynadır ki, geçmişi okuyarak bugünü görmene yardımcı olur. Tarih, hiçbir milletin başka bir millete menfaati olmadan destek vermeyeceğini, çıkar ilişkilerinin milletlerin politikalarını oluşturduğunu yazmıştır. Türkiye de Portekiz yönetiminin bu dostane (!) çağrılarına ve sözde Türk sevgisi ile dolu sözlerini değerlendirirken bir kez daha düşünmeli ve kararını öyle vermelidir.

Başlık Kategori Yayın Tarihi
Atsız Bey'in İlk Eşi Mehpare Hanım Kimdir? Tarih 23.04.2014
Otorite Politika 09.02.2014
Atsız'ın 9 Mayıs Savunmasının Haklılığı Tarih 12.01.2014
Atsız'ın Basılmamış Eserleri Hakkında Tarih 11.12.2013
Necip Fazıl'ın Kanuni Hakkındaki Düşünceleri Tarih 16.09.2012
Başlık Kategori Yayın Tarihi
Şeytanın Oyunu Politika 03.05.2021
ŞİRİNLER Politika 02.05.2021
İftira Siyaseti Politika 01.05.2021
DÖNÜŞÜM Politika 23.04.2021
EVRENSEL OLMAK VARKEN Politika 19.04.2021

Bu yazıya ilk yorumu siz yazın.