Ergenekon Yalnızca İki Kişi mi?

Süheyl Batum'un Mustafa Balbay ve Tuncay Özkan'ı CHP'den milletvekili adayı yapmaya çalışması bir süre gündemde yer almıştı. O dönem ben de bu konudaki görüşlerimi belirtmiştim.

Geçtiğimiz günlerde Batum, bu iddiasını yeniden dillendirdi. Askeri, tutuklanan komutanlara yeterince destek vermemekle suçladı. Genelkurmay'a "kâğıttan kaplan" benzetmesini yaptı. Batum'un Genelkurmay'a söylediklerinin haksız bir yanı yok. Şüphesiz söylediklerinde haklı... Lakin bu sözleri CHP Genel Başkan Yardımcısı söyleyince, seçim öncesinde CHP yeniden "asker partisi" imajına bürünüveriyor. Güzide basınımız da bu olayın üstüne fazlaca giderek, millette yeniden "darbe kışkırtıcısı CHP" imajını tazelemek için elinden gelen gayreti gösteriyor.

Batum'un öne çıkardığı iki isim; Mustafa Balbay ve Tuncay Özkan... Peşinen söylemeliyim, Tuncay Özkan'ı seven bir insan değilim. Kendisini samimi bulmuyorum. Lakin "Ergenekoncu" olduğuna da inanmıyorum. Mustafa Balbay'a ise daha fazla saygım var. Genel siyasi görüşü bana uymasa da samimiyeti saygı duymamı sağlıyor. Benim asıl değineceğim mesele, Ergenekon tutuklularının yalnızca Balbay ve Özkan imiş gibi davranılmasıdır. Batum'un sözleri sayesinde basının da ilgisini yeniden çekmeye başlayan bu iki isim Ergenekon'un tek tutukluları değildir. Muvazzaf ve emekli askerler, gazeteciler, çeşitli siyasi partilerin yöneticileri... Hepsine yüzde yüz kefil olmam mümkün değil... Belki içlerinde suçlular vardır, bunu bilemeyiz. Zaten toplam on beş davanın birden yürüdüğü Ergenekon soruşturmasında isimlerin hepsini birden tanıyıp, güvenmem mümkün değildir. Ancak; örneğin Balyoz iddianamesinde yapılmış onca tarih hatası ve yanlışlıklar, Balyoz tutuklularına "suçlu değildir" gözüyle bakmama yardımcı oluyor. CHP bu isimlere kefil mi?

Engin Alan'ın MHP'ye katıldığını geçtiğimiz günlerde gördük. Bu durum MHP'yi "Balyozcu Parti" yapmıyor, aksine Alan'ın MHP'ye gelişinin MHP'ye oy kazandırdığı bile iddia edilebilir. İkinci dava da Islak İmza Davası'dır. Balyoz Davası'nda babasını savunmak için uğraşan Pınar Doğan gibi, burada da Dursun Çiçek'i savunmak için kızı İrem Çiçek mücadele veriyor. Davadaki eksiklikleri, soru işaretlerini, yanlışları kardeşi ile birlikte kurduğu internet sitesinde ortaya koyuyor. İnsan, ister istemez bu davanın da bir komplo olduğunu düşünüyor.

Bir çırpıda aklıma gelenler bunlar... Yoksa adını anmaya değer birçok isim de Ergenekon tutuklusu... Burada ortaya çıkan tutarsız metinleri görmezden gelip hala Ergenekon davasını savunan kişiler mevcuttur. Bu kişilerin, saydığım davalar beraatlarla sonuçlanınca ne diyeceklerini merakla bekliyorum. Teğmen Mehmet Ali Çelebi'ye yapılan komplo da ayyuka çıkmışken, hala bu davaların tertemiz adliyeler ve emniyet güçleri tarafından yürütüldüğünü iddia etmek, ya hayalciliktir ya da iktidar borazanlığıdır.


Başlık Kategori Yayın Tarihi
Atsız Bey'in İlk Eşi Mehpare Hanım Kimdir? Tarih 23.04.2014
Otorite Politika 09.02.2014
Atsız'ın 9 Mayıs Savunmasının Haklılığı Tarih 12.01.2014
Atsız'ın Basılmamış Eserleri Hakkında Tarih 11.12.2013
Necip Fazıl'ın Kanuni Hakkındaki Düşünceleri Tarih 16.09.2012
Başlık Kategori Yayın Tarihi
Şeytanın Oyunu Politika 03.05.2021
ŞİRİNLER Politika 02.05.2021
İftira Siyaseti Politika 01.05.2021
DÖNÜŞÜM Politika 23.04.2021
EVRENSEL OLMAK VARKEN Politika 19.04.2021

Bu yazıya ilk yorumu siz yazın.