Oğlumun Öldürülmesini Talep Ediyorum

Tıp dilinde "Öjenik" olarak geçen olayı; akıl hastası, sakat çocukların doğduktan sonra öldürülmesi şeklinde açıklayabiliriz. Bugün büyük çoğunluk tarafından "vahşet" diye değerlendirilebilecek bu olay, yakın tarihlere kadar uygulanmış bir olaydır. Büyük çoğunluk öjeninin kökenini Nazi Almanyası'na bağlasa da bu doğru bir bilgi değildir. Bu insan kırımının kökeni Ortaçağ Avrupası'na hatta İlk Çağlara kadar indirilebilir. Nazi Almanyası'ndan sonra da çeşitli ülkelerde uygulamaları görülmüştür. Burada önemli olan husus, Nazi Almanyası'nda bir babanın, akıl hastası olduğu için oğlunun öldürülmesi konusunda bir mektup yazması... Yani uygulamanın çıkışının (istisnai durumlar hariç) devlet tarafından değil şahıslar tarafından başlatılması... Philipp Bouhler, ihtiraslı bir Nazi memuru idi. Bu ihtirasını, o dönem bir ülkenin en önemli konumlarından biri sayılabilecek olan Hitler'e ulaşan posta idaresinin başına geçmek için kullanmıştır. Adolf Hitler'e gelen mektupları inceleyen ve kendince önemli saydıklarını Hitler'e gönderen Bouhler, bir Almanın 1938 yılında yazdığı mektubu da başka mektuplar gibi Hitler'e arz etmiştir. Bu mektup, doğuştan akıl hastası olan çocuğunu "güçlü ırk" olamayacağı gerekçesiyle öldürmek isteyen ve Hitler'e bunu yapıp yapamayacağını soran bir mektuptur. Nitekim Hitler bu izni vermiştir. Hitler'in daha önce bu yönde bir emir verdiği düşünülürse, yanıtın ne şekilde verildiği tartışmasız ortaya çıkar. Sakat çocuk avının resmi olarak başladığı tarih de bu döneme aittir. 1940 yılında Adolf Hitler ve beş bakanı Bouhler'e ıslah kamplarını kurması için yetki vermiştir. Bouhler'in bu mektuplarda aracı olması, onun sakat ve akıl hastası çocukların öldürülmesi için oluşturulacak kamplara sorumlu olma yetkisini de getirmiştir. Bugünkü mantıkla bir dıştan bir rehabilitasyon merkezi olarak tasavvur edebileceğimiz bu merkezler, sakat ve akıl hastası çocukları topluyordu. Elbette oyun kuralına göre oynanıyor, çocuklar toplu imha ile değil aralıklarla ve başka hastalıklar bahane edilerek öldürülüyordu. Propaganda Bakanı Joseph Goebbels, Bouhler'in kampları için "Bu,zorlu ama aynı zamanda önemli birbir iştirveşimdiyapılmalıdır" diye yazmıştır. Philipp Bouhler'in sonu da, birçok Nazi Subayı gibi intihar ile neticelenmiştir. Bu konuda istisna örnek olarak Eichman'ı gösterebiliriz. (İsrail'de yargılanmıştı) Ne yazık ki tarih, bazı olayların başlangıcını ve sonunu Nazi Almanyası'na bağlar. Elbette aşırılıklar bu dönemde ortaya çıkmıştır ve tarih ile ilgilenmeyenlerin böyle düşünmesi doğal görülebilir. Bu çerçevede Yahudi sürgünlerinin ve katliamlarının başlangıcını da Nazi Almanyası'na bağlayanlar olmuştur. Oysaki kaba bir tabirle şunu söyleyebilirim: Avrupa devletleri içinde bünyesindeki Yahudi unsurlardan kurtulma hareketini başlatan en son devlet Almanya'dır. Bunun en sert mücadelesi Rusya'da olmuştur. Yahudilerin bir "lebensraum" arama tarihçesi, Osmanlı Padişahı II. Abdülhamid'e kadar uzanır. Sürgünlerden ve ikinci sınıf insan muamelelerinden sıkılan Yahudiler, Theodore Herzl'in Siyonist hareketi başlatması ve vatan olarak bugünkü İsrail topraklarının seçilmesi ile bir toplu hareket başlatırlar. II. Abdülhamid ile yüz yüze de görüşme fırsatı bulan Yahudiler, toprak satın alarak bu bölgeye yerleşme hayalleri kurmuştur. Fakat Osmanlı'nın Filistin bölgesine Yahudi göçmenlerin iskânına müsaade etmemesi Yahudilerin dolambaçlı yollarla toprak sahibi olmasını gerektirmiştir. Nitekim bugün, bu amaçlarında muvaffak olduklarını görüyoruz. II. Abdülhamid dönemine kadar inmeye lüzum yoktur. 1940'lı yıllardan bugüne bölgedeki İsrailli ve Filistinli nüfus artış - azalış oranlarına bakmak yeterlidir. Tıpkı Yahudi sürgünleri gibi, sakat çocukların öldürülmesi olayı da Nazilerle başlatılıp Nazilerle bitirilir. Oysaki ABD bile bu konudaki yasayı ancak geçen yüzyılda kaldırmıştır.

Başlık Kategori Yayın Tarihi
Atsız Bey'in İlk Eşi Mehpare Hanım Kimdir? Tarih 23.04.2014
Otorite Politika 09.02.2014
Atsız'ın 9 Mayıs Savunmasının Haklılığı Tarih 12.01.2014
Atsız'ın Basılmamış Eserleri Hakkında Tarih 11.12.2013
Necip Fazıl'ın Kanuni Hakkındaki Düşünceleri Tarih 16.09.2012
Başlık Kategori Yayın Tarihi
GÜREŞ TEKKELERİNDE TASAVVUF Tarih 07.05.2021
SEN KATİLLERİN TORUNU DEĞİLSİN Tarih 28.04.2021
EFSANE TARİHİMİZİ DUYURMAK Tarih 18.03.2021
SOLAK BALİ OĞLUNUN BAŞINDAKİ KAVUNU NİÇİN VURDU? Tarih 15.03.2021
.... Tarih 08.03.2021

Bu yazıya ilk yorumu siz yazın.