Okumamak Eksikliktir

Son dönemlerde yazdığım makalelerde, şuurlu biri olabilmek için ilk şartın okumak olduğunu yazıyorum. Benim sözüm, kimi nereye kadar etkiler bilmiyorum. Ancak bu yöndeki duruşumu, hangi görüşten olursa olsun, her gördüğüm iletişime geçtiğim insana ısrarla anlatmayı sürdüreceğim. Ta ki milletimiz, okumanın aydınlanmak olduğunu öğrenene kadar... Cemil Meriç'in Anılar'ında bir tespit var ki, buna katılmamak mümkün değildir: "Marks'ın Kapital'ini de o sıralarda okudum, yalnız birinci cildini. Zaten Marks'ı okudum diyenlerin hemen hepsi sadece Kapital'in birinci cildini okumuşlardır." Hakikaten günümüz Marksistlerinin kaç tanesi Kapital'in iki cildini okuma zahmetini çekmiştir. İnce yapılı, narin ve zarif ama içi bir o kadar boş olan "Komünist Manifesto", okumasının kolaylığı ve daha az zaman aldığı gerekçesi ile her zaman daha çok ilgi çekiyor. Manifesto'yu okuyan kendisini Marksist ilan ediveriyor. Kapital'de belki sana uymayacak onlarca cümle var? Hemen kendini nasıl Marks isminin arkasına saklayabiliyorsun? Günümüz Atatürkçüleri... Medeni Bilgiler'i, Çanakkale röportajını, Zabit ve Kumandan ile Hasbıhal'i geçtim... Kaç tanesi en bilindik kitap olan ve anonim hale geldiği için her yayınevi tarafından rahatça basılan, bundan ötürü de fiyatı ucuzlayan Nutuk'u okumuştur? İki üç söz ezberlemekle, liseden kalan İnkılâp bilgileri ile maalesef Atatürkçü olunmuyor beyler... Atatürkçü olmak, her şeyden evvel Atatürk kadar okuyabilmektir. "Atsız Gökbilge'dir" diyenler, Atsız'ın okuduğu kitapları bir yana bırakalım, Atsız'ın yazdığı makaleleri bir kez olsun okumuşlar mı? Atsız sadece bir "roman yazarı" değil bir fikir adamıdır. Romanlarında fikir hayatına dair su damlaları bulunsa bile, asıl deniz makalelerindedir. İşte, bunun için bir fırsat sunuluyor. İnsanları okumaya teşvik etmek için, ödüllendirmeler kitap üzerinden yapılıyor. Elbette bunun ne kadar olumlu bir hareket olduğunu belirtmeye lüzum yoktur. Birbirimizi hatırlamak istediğimizde kitap hediye edelim. Önemli günlerde birbirimize kitap sunalım. Sıradan bir kül tablasını hediye diye vermek, üzerinde sigara söndürmek gibi basit bir görevi ifa edecekken, kitap size her zaman daha kutsalı sunar. Kitap bir mahremdir, o istediğin zaman buluşabileceğin bir sevgilidir. Sırrını paylaşamaz belki ama içinde sayfalarca sır, okuman için seni beklemektedir. Öğrettikleri, düşündürdükleri ile kutsaldır. Kitap okumak, övünülecek bir "fazla" özellik değil, kişisel bir eksikliktir. Tabii "Kitap dediğimiz kavramdan ne anlıyoruz?" sorusunu da yanıtlamak gerekir. Elbette kitap dediğimiz, kapağı olan ve içinde sayfaları olan her şeye denmez. Siz, günümüzde "en çok satanlar listesi"nde var olanları kitap mı zannediyorsunuz? Onlar üç yıl sonra kolilere kaldırılacak, beş yıl sonra tonlarca para verdiğiniz o kitaba sahaflar kurşun kalem parası kadar değer biçecek... Benim kitap dediklerim, elli yıl sonra "Klasikler" standında tüm haşmeti ile varlığını sürdürebilenlerdir. Kâğıt israflarından kime ne?

Başlık Kategori Yayın Tarihi
Atsız Bey'in İlk Eşi Mehpare Hanım Kimdir? Tarih 23.04.2014
Otorite Politika 09.02.2014
Atsız'ın 9 Mayıs Savunmasının Haklılığı Tarih 12.01.2014
Atsız'ın Basılmamış Eserleri Hakkında Tarih 11.12.2013
Necip Fazıl'ın Kanuni Hakkındaki Düşünceleri Tarih 16.09.2012
Başlık Kategori Yayın Tarihi
BÜYÜK BİR YALANDI O KELİME ''SEVGİLİ' !' Edebiyat 17.04.2021
Nokta Kadarsın. Edebiyat 23.12.2020
ÖĞRETMENE VERİLEN DEĞER Edebiyat 19.10.2020
UMUT BAZEN İŞKENCEDİR Edebiyat 19.08.2020
Eşek Arılarına Ders Edebiyat 07.08.2020

Bu yazıya ilk yorumu siz yazın.