Hayırdan Kaçarken Boykota Tutulmak

Kendilerine Halk Cephesi adı veren bir oluşumun, halkoylaması öncesinde dağıttığı yazılarından biri elime geçti. Bu yazı "Referandum aldatmacasını protesto edelim! Sandığa gitmeyelim!" başlığını taşıyor. Alt başlıkta da "Halkın anayasası için mücadele edelim" diyor.

Bu grup, yazı başlığından da anlaşılacağı gibi halkoylamasını boykot etme kararı almış. Boykot etme nedenlerini incelemeden önce Halk Cephesi'nin ne olduğunu kısaca söylemek gerekir. Marksist ve Leninist bir örgüt olan Halk Cephesi, Cumhuriyet Halk Partisi ile isim dışında başka hiçbir dalda benzerlik taşımamaktadır. İnternet sitelerine Kemalizm düşmanı İbrahim Kaypakkaya'nın resmini koyarak, bir bakıma komünizmin hakkını vermektedir. Lenin'in veciz (!) sözlerinden alıntı yaparak Moskof özentiliklerini açığa vurmaktan çekinmemektedirler.

Bu Halk Cephesi adlı oluşum, halkoylamasına sunulan maddeleri kendince değerlendiriyor, bunların yanlış ve eksik olduğunu söylüyor ve tüm maddelerin sonucunda sandık başına gitmeyerek protesto etmek gerektiğini söylüyorlar. Bunun gerekçesi olarak da "Halkın anayasası için mücadele edelim" tezini ortaya koyuyorlar. Tezatlar diz boyu! Bu akıllılara sormak gerekir. Madem anayasa paketindeki maddeleri beğenmiyorsun, madem yanlış ve eksik olduğunu söylüyorsun. Öyleyse neden "Hayır" demiyorsun? Klasik komünist mantığı sanırım burada devreye giriyor. Bunların halkın anayasası için mücadele etmekten, sokaklara barikat kurmayı, kırmızı kıyafetler giyip bir mayısta halay çekmeyi, Atatürk heykelinin tepesine çıkıp maceracı Che'nin resmini sallamayı anladıklarını düşünüyorum. Sokaklarda üç beş anarşist genç el ilanı dağıtılırken, birileri mecliste yasaları hap ayarına getirip, halkoylamasına hazırlayıp bize yutturma derdine düşüyor. Bunlar da yaptıklarına devrim, mücadele diyor. Haydi canım sen de!

Bunların, geçtiğimiz günlerde AKP'nin seçim bürolarına astığı Erdal Eren ve Mustafa Pehlivanoğlu'nun tablolarını "O faşistle Erdal Eren'i yan yana koyamazsınız" diyerek kaldırmak istemelerinden, Erdal Eren ile Tayyip Erdoğan'ın yan yana durmasından hoşnut oldukları anlaşılıyor. Hala sağcılık solculuk derdine düşenlerin, iki kesim çarpışırken yobazların aradan nasıl sıvıştıklarını hatırlamaları için otuz yıl bile yetmemiş. Halkoylaması süresince rengini belli eden, "Hayır" oyu vereceğini söyleyen sol örgüt ve partilerin olduğu gerçeğini de burada yazmadan geçemeyeceğim. Mahallenin muhtarı seçilirken bile halka sorulur. Adını Halk Cephesi koyanlar, söz sırası halka geldiği zaman sandığa gitmeme seçeneğini kullanıyorsa adlarını neden "halk" koymuşlar? Bir seçeneği onaylıyorsan evet dersin, onaylamıyorsan hayır dersin. Ses çıkarmamak, gizli kabullenmedir. Suçu görüp de susmak, korkaklığın ve acizliğin belirtisidir.


Başlık Kategori Yayın Tarihi
Atsız Bey'in İlk Eşi Mehpare Hanım Kimdir? Tarih 23.04.2014
Otorite Politika 09.02.2014
Atsız'ın 9 Mayıs Savunmasının Haklılığı Tarih 12.01.2014
Atsız'ın Basılmamış Eserleri Hakkında Tarih 11.12.2013
Necip Fazıl'ın Kanuni Hakkındaki Düşünceleri Tarih 16.09.2012
Başlık Kategori Yayın Tarihi
Şeytanın Oyunu Politika 03.05.2021
ŞİRİNLER Politika 02.05.2021
İftira Siyaseti Politika 01.05.2021
DÖNÜŞÜM Politika 23.04.2021
EVRENSEL OLMAK VARKEN Politika 19.04.2021

Bu yazıya ilk yorumu siz yazın.