Ahlâklı Şahsiyet

Pek çok insanın bazı konularda göz ardı ettiği, çiğnediği, ahlaklı insanın olmazsa olmazlarından biri şahsiyettir. Şahsiyeti düzgün ve yerli yerine oturmuş birisi şüphesiz en büyük zenginliğe erişmiştir.

Günümüzde şahsiyetlerini ahlâkla zenginleştirememiş epey insan yığını vardır. Bu yığınların hayvanlardan tek farkı iki ayağını üzerinde yürüyebilmeleri ve mahrem yerlerini örtebilmeyi düşünebilmeleridir. Gerçi ikinci dediğim hususu göz ardı eden kimseler de mevcuttur. Zaten bu kişilerde ahlâk aranamaz.

Bugün gördüğümüz acı manzara şudur. İnsanlar başkalarına ahlâk dersi vermekten adeta zevk almakta ama aynı duruşu kendileri sergileyememektedir. Büyük büyük laflarla, süslü benzetmelerle ahlâk öğretimi yapanların ne kadar ahlaksız oldukları yine kendi sözlerinden, resimlerinden ya da davranışlarından anlaşılmaktadır. Durum böyle olunca insan, "Bana ahlâk dersi verene bakın" diye düşünmüyor değil...

Bir insan, karşısındakine bir konu hakkında konuşacaksa, ona öğüt verecekse önce kendine bakmalıdır. Kişi eğer kendisinde olmayan vasıfları başkasından istiyorsa epey tezat dolu bir durumla karşı karşıyayız demektir. Otomobilden hiç anlamayan birinin bir başkasına otomobil modelleri hakkında öğüt ve tavsiyede bulunması ne demektir? Tarihten hiç anlamayan, hiç okumamış ya da okuduğunu kavrayamamış birinin kendisinden daha üst seviyede birine tarih anlatması nasıl karşılanır? Şüphesiz ki, kimse onu dinlemeyecektir.

Ahlâk dersi veren kişi de eğer ahlâksız biriyse onu da kimse dinlemez. Din, ahlaklı bir şahsiyetin ilk gelişiminde etki sahibi olabilir. Fakat kişi, kendi iradesine hâkim olduktan ve beyniyle karar verme güdüsü geliştikten sonra dinin de ahlaksız insanda pek etki yaptığını söyleyemeyiz. Şüphesiz, dinin günah saydığı ve tüm insanlıkça kötü karşılanan olayları (taciz, tecavüz, adam öldürme) biraz da Tanrı korkusunun etkisiyle yapmayan, öteki dünyayı düşünüp kendini dizginleyen kişiler mevcuttur. Fakat bu kişi, dizginlemeyi kendi iradesi kötü saydığı için değil yalnızca Tanrı korkusundan yapıyorsa burada büyük eksiklik vardır.

Bugün din adamı diye ortalıkta gezinen bazı kişilerin Kuran kursuna gelen küçük çocukları taciz ettiği, Sakal-ı Şerif'i koruma görevi verilmiş kişinin evini porno yayınla doldurduğu, bazı papazların günah çıkarmak bahanesiyle kızları taciz ettiği herkes tarafından görülmektedir. Evet... Din, ahlâk üzerinde bazı olumlu etkilere sahiptir ama bu durum dindar olmayan ya da dinden uzak kişilerin ahlaktan da uzak olduğu anlamına gelmez.

Dinden uzak olan kişi eğer çocuk tacizini ya da tecavüzü tiksinti verici buluyorsa bu kişiyi sırf dinden uzak diye ahlaksız olarak nitelemek çok yanlıştır. Ahlâksız kişilerin kıdemce yükselmesi, ondan madden daha zengin olması hatta daha fazla sevilmesi bile onu yolundan döndüremiyorsa, yine de ahlâkını ve duruşunu bozmuyorsa yaşamını belki hiç tanınmadan ama şereflice sonlandırır ve hiç kimse öldüğünde mezarına tükürmez.

Şahsiyetini ahlâkla taçlandırmış kişi şüphesiz en önemli zenginliği bulan ve onu koruyan kişidir.


Başlık Kategori Yayın Tarihi
Atsız Bey'in İlk Eşi Mehpare Hanım Kimdir? Tarih 23.04.2014
Otorite Politika 09.02.2014
Atsız'ın 9 Mayıs Savunmasının Haklılığı Tarih 12.01.2014
Atsız'ın Basılmamış Eserleri Hakkında Tarih 11.12.2013
Necip Fazıl'ın Kanuni Hakkındaki Düşünceleri Tarih 16.09.2012
Başlık Kategori Yayın Tarihi
Tüm Yanlışlar Gibi Unutulacak Bir Dışa Vurum Yaşam 02.05.2021
ÜLKEMİZDE KADIN İŞÇİLER Yaşam 31.03.2021
KAÇAK DUYGULAR Yaşam 11.03.2021
DOSTLUK... Yaşam 07.02.2021
Milli Yol Yaşam 02.02.2021

Bu yazıya ilk yorumu siz yazın.