Ardından Ağlanabilecek Bir Önderdi

İnsanları ancak öldükten sonra anmanın soğuk duruşunu bana Rauf Denktaş yaşattı. Ölümünden ve öncesindeki hastalık evresinden evvel, onu hiçbir makalemde anmadığımı, fikirlerinden örnek vererek istifade etmediğimi bana ölümün soğuk yüzü hatırlattı. Ardında bir külliyat bırakmasına rağmen bir kitabını dahi okumadığımı "ölüm" yüzüme vurdu. Rahatsızlığına değin Yeniçağ'da yazdığı köşe yazıları haricinde hiçbir kitabını okumamıştım. Kitaplığımda ona ait bir kitap yoktu. İnsanları öldükten sonra büyütmenin, yüceltmenin çirkinliğini her zaman eleştirmişimdir. Ölüden millî kahraman yaratma çabaları, ölünün kendini savunma hakkı olmayışı nedeniyle fikirlerini istediğin gibi eğip bükme özgürlüğü bunun en önemli nedenlerinden biridir. Ama Rauf Denktaş için bu dediklerim gerçekleşemez. Çünkü Rauf Denktaş'ın fikirleri o kadar keskin, o kadar yerli yerine oturan fikirlerdir ki, onu eğip bükmek imkânsızdır. Eğip bükülmemiş, dosdoğru Rauf Denktaş fikri, hali hazırda bizim fikrimizdir. Dimdik bir adamdı. Onun sefahat yerine millî davayı seçmesi, örgütçülüğü ve neticesi olan Kıbrıs Cumhurbaşkanlığı; kimilerinin gözünde önemsiz, küçük başarılar olarak görülür. Oysaki o, okuduğu bölümün ve kendisine sağlanan imkânın neticesinde rahat bir hayat sürdürebilir, okumak için çıktığı Kıbrıs'a bir daha geri dönmeyebilirdi. O döndü, döndü ve Kıbrıs harekâtının sancağını en önde tuttu. Bunun neticesinde devletin de başına geçti. AKP iktidarı ile birlikte Denktaş adı birileri tarafından "çözümsüzlüğün adresi" olarak gösterildi. Tavizsiz duruşu, çözümsüzlüğün eş anlamlısı sayıldı. Küstürüldü Denktaş... Ondan sonra gelen "yes be annemcilerin" taviz üstüne tavizi, kendilerini güneye yamama çabalarının ne kadar anlamsız olduğu, Rum'un ne kadar suyuna gidersen o kadar seni sırtından vurmayı zevk edindiği ancak deneyerek görülebildi. Denktaş'ı "çözümsüzlüğün adresi" sayanlar bir baktık ki, Kıbrıs davasına Denktaşça yaklaşmaya başladı. Şimdi arkasından taziye iletileri gönderiyorlar. Sağlığında, dinç iken neredeydiniz? "O bitmiştir" diyordunuz, biten sizin fikirleriniz oldu. Rauf Denktaş, ardından ağlanabilecek bir önderdi. Bugün yaşayan herhangi bir siyasi oluşum önderinin, bir grubun liderinin ölümü ardından ağlayabileceğimi hiç zannetmiyorum. Denktaş beni ağlattı ve bir pişmanlık duygusu yaşamamı sağladı. Sağlığında ben de onun kıymetini yeteri kadar bilebilmiş miydim? Sevdiğimiz, uzaktan izlediğimiz kişilerin, önderlerin varlığında kıymetini bilelim. Arkasından ağlamak ancak bizi teselli edecektir. Eskiden yazdığım bir şiirim aklıma geliyor bu anda... Nasıl bilirdiniz beni Haydi ey cemaat haykır Yüzüme söyleyemediklerini Baksana! Ağlıyor tabutun başında Yaşarken yüzüme bakmayan biri Geç kalmış gözyaşları neye yarar Ağla sonsuza kadar, giden gitti Nasıl bilirdiniz beni Cemaatten tek ses, bilirdik iyi İyi bilirdik çok çok iyi Yok mu içinizde kötü bilen biri Bu merhum şahsiyeti Ne çok sevenim varmış yeni gördüm Verseler bir şans da dönsem geri

Başlık Kategori Yayın Tarihi
Atsız Bey'in İlk Eşi Mehpare Hanım Kimdir? Tarih 23.04.2014
Otorite Politika 09.02.2014
Atsız'ın 9 Mayıs Savunmasının Haklılığı Tarih 12.01.2014
Atsız'ın Basılmamış Eserleri Hakkında Tarih 11.12.2013
Necip Fazıl'ın Kanuni Hakkındaki Düşünceleri Tarih 16.09.2012
Başlık Kategori Yayın Tarihi
Şeytanın Oyunu Politika 03.05.2021
ŞİRİNLER Politika 02.05.2021
İftira Siyaseti Politika 01.05.2021
DÖNÜŞÜM Politika 23.04.2021
EVRENSEL OLMAK VARKEN Politika 19.04.2021

Bu yazıya ilk yorumu siz yazın.