Türkçülük ve Milli Çıkarlar

Türkçü düşünce siyasetin diplomatik eksenine oturtulursa, diğer devletler ile olan ilişkilerin dostluk çerçevesinde değil milli çıkarlar çerçevesinde olması gerektiği görünür. Çünkü Türkçü diplomasi ve Türkçü ekonomi, ilk önce kendi yurttaşını düşünmek zorundadır ve bu durum ekonomide devletçiliği, diplomaside milliyetçiliği doğurur. Diplomatik çıkarlar o günün koşullarında neyi gerektiriyorsa o çerçevede hareket edilir. Elbette bu koşul, aynı dili konuştuğun, aynı kültüre malik olduğun kısacası, aynı soydan olduğun devletler için söz konusu değildir. Türkçü bir diplomat, komşu iki devlet arasında taraf olması gerekiyorsa önce bu yakınlığı göz önüne almak zorundadır. Örneğin Azerbaycan ve Ermenistan arasında yaşanan sorunlar söz konusu iken, Ermenistan ile diplomatik ilişkilerde bulunmaya çalışmak "sıfır sorun" gerekçesi ile açıklanamaz. Sıfır sorun politikası, "sırf sorun" olan devletler için söz konusu bile olmamalıdır. Devlet kendi çıkarlarını korumak zorundadır ve ortada "ortak düşman" varsa bu ortak düşmanı sindirebilmek ve etkisiz hale getirmek için, eğer kendi kuvveti yeterli değilse, diğer devletlerle de anlaşmak zorundadır. Bu durum, anlaşma yaptığın devleti "kardeş" olarak gördüğünden ileri gelmez. İşte buna milli çıkar denir. Ancak bu milli çıkar, kardeş devletlerinin çıkarları söz konusu ise devreye giremez. Örneğin PKK, hem İran'ı hem de Türkiye'yi zarara uğratan bir terör örgütüdür. Ancak ortada bir Güney Azerbaycan sorunu varken İran ile ortak çıkar çözümünün devreye girmesi mümkün değildir. Çünkü ortada, her ne kadar bugünkü Azerbaycan hükümeti pek umursamasa da, bir sorun vardır. Soydaş ülkenin sorunlarını, onların hükümetinden bile fazla düşündüğün anda o ülkenin yurttaşlarının kalbini kazanırsın. Mevcut Azerbaycan hükümeti, Dağlık Karabağ için mücadele etmese bile, İran sınırlarındaki Güney Azerbaycan'ı umursamasa bile Türkiye, Türkçü bir siyaset izleyecekse bu çıkarları savunmak zorundadır. Yalnızca komşu devletler ile değil... Doğu Türkistan konusu çözümlenmeden de Çin ile ilişkiler askıya alınmalıdır. Ermenistan'ın şiddetli propaganda ile bölgemiz ile alakasız birçok devletin meclisinden geçirdiği sözde Ermeni soykırımı konusu da diplomatik ilişkiler devreye girdiğinde muhakkak masada olmalıdır. Ermeni soykırımını tanıyan tüm devletlerle ilişkiler askıya alınmalı ve bu şekilde gerekli mesaj devletlere verilmelidir. Türkçü düşünce, diplomatik ilişkilerde uygulanması cesaret isteyen bir düşüncedir. Atsız'ın de dediği gibi "Tarihi düşmanlar, ancak dışişleri bakanlarının dostudur. Milletin asla"... Bu diplomatik dostluklar, yurttaşların ve soydaşların menfaati çerçevesinde olursa Türklüğün muzaffer oluşunu ve dünyanın titreyerek baktığı bir ülke konumuna gelişini belki bizler değil ama torunlarımız muhakkak görecektir. Zaten bir Türkçü kendi menfaati için çalışmaz. Türkçü ancak ve ancak milletinin saadeti için çalışmalıdır.

Başlık Kategori Yayın Tarihi
Atsız Bey'in İlk Eşi Mehpare Hanım Kimdir? Tarih 23.04.2014
Otorite Politika 09.02.2014
Atsız'ın 9 Mayıs Savunmasının Haklılığı Tarih 12.01.2014
Atsız'ın Basılmamış Eserleri Hakkında Tarih 11.12.2013
Necip Fazıl'ın Kanuni Hakkındaki Düşünceleri Tarih 16.09.2012
Başlık Kategori Yayın Tarihi
Şeytanın Oyunu Politika 03.05.2021
ŞİRİNLER Politika 02.05.2021
İftira Siyaseti Politika 01.05.2021
DÖNÜŞÜM Politika 23.04.2021
EVRENSEL OLMAK VARKEN Politika 19.04.2021

Bu yazıya ilk yorumu siz yazın.