Menfaat

İnsanlar hayatlarında birçok sürprizlerle karşılaşma imkânı doğabiliyor. Çok önem verdiğiniz arkadaşlarınızdan birisi size önemsizlik damgası ve vurgusu yapıyor. Çok önemli olduğuna inandığınız insanların gerçek niyetleri kısa zamandan sonra belli oluyor. Böyle davranışların faydası da oluyor. Gerçek dostla, sahte dostu ayırt etmemize fırsat oluyor. İnsanların konuşmaları sahte, duruşları zaten sahte. Hayatın kenarı değil, belki en orta noktası olsa gerektir bu sahtelik. İşimiz olunca daima arayan, soran, hasbi hal edenlerin işlerinin olumlu sonlanmasından sonra, asıl kişiliği ortaya çıkıyor gibi geliyor bana. Yanılıyor da olabilirim. Yanlış mı desem fikrime, ama sadece ben değil, birçok insanlar aynı dertten muzdarip, yani sahtekârlığın en zirve noktasını yaşıyoruz çoğu zaman. Öyle olunca da demek ki her yerde aynı kural geçerlidir. Gülüşler sahte, bakışlar yalan. Konuşmaları yağdan arındırmak mümkün değil. Hepsi sahte ve yağ olunca, ne yapılır? Yanlış anlaşılmasın sitem için yazmıyorum, realiteyi dile getirmek içindir. Yazının konusu içimizde oluşan duyguları paylaşmak adına dillendirdim. Şöyle çevreme bakınca durum bu merkezde dense yeridir. Her şey menfaat ve sahte olunca denecek söz bulamıyorum. Özellikle insanlarımızın işi görülünce bir daha hatırlamamacasına sırtını dönmesi az da olsa içimizde ki iyi, güzel duygu ve düşüncelerin körelmesine etki ediyor. Gönül nasıl istiyor biliyor musunuz? Gönül arzu ediyor ki, nasıl insanlar muhtaç iken arayıp soruyorsa, sonrasında da çok olmasa da ara sıra selam gönderilmesini bekliyor. Hal hatır sorulmasının olmasını bekliyor. İyilik yap denize at, denize atmadan önce düşünmelidir. Niçin denize atalım ki? Denize atmadan yapılan iyiliğin değerini takdir edebilmeyi öğrenmeliyiz. Denize atacak olsam, denize iyilik yapmam gerekir bence. Kim olsa o iyiliği yapardı, zaten diyenlerde olabiliyor bazen. İşin başında hiç de öyle demeyenler sonuca ulaşıldıktan sonra, hemen yüz çevirme pozisyonuna giriyoruz. Güzel ahlak sahibi kişiler sırt dönmeyi talihsizlik, kıymet bilmemeyi vefasızlık, geldiğimiz yeri unutmaya nankörlük dense yeridir. Tam bu sözler yerini buldu bence. Birçoğumuz bu durum da dostlar. İş bitinceye kadar söylenilmeyen söz, dökülmeyen yağ, nefsi okşayacak süslü laflarla işini bitirtenler gördünüz mü? Kişinin önce niyeti çok önemli. İşin bitinceye kadar yerine göre abisi, yerine göre amcası, yerine göre öğretmeni oluyoruz. İşini bitirdikten sonra makama yükselmişse, hakikaten katkınız varsa bile olur mu öyle şey? Sizin katkınızın değeri yoktur. Katkısız yükselmiştir. Unutmayı severiz. Sizin sözünüzün geçerliliği işin sonucundan önceydi. O kadar beceriksiz mi ki? İş bitince dönüşler başlıyor. Tanımaz adam sizi, bizi, hepimizi. Hatta hayatta olmasına ihtimal vermediğimiz durumlar zuhur edebiliyor. İşin öncesinde abisi olduğunuz kişilerin sonradan daha çok ilişkilerde olumlu yerine olumsuzluğa baktığından, dolayı da başınıza türlü çoraplarda örüyorlar. Olumsuz istemeyerek yaptığınız hata o kadar büyüktür ki, affı mümkün olmayan gruba girer. Hatasız insan bulmak zor. İmkânsız az hata yapan kişilerin olması bile güzelliktir. İşlerin iyiliği çabuk unutmasının, kötülüğü unutmamasının sebebi genimizde var. Aşağı yukarı tüm insani ilişkilerde bakış açımız olumlu olsa daha farklı olur ve insanların işi bitmeden nasıl samimi gibi davranıyorsa aynı devam ettiriyorsa asıl kişilik budur. İşi bitince daima olmasa da ara sıra hal hatır sormak güzeldir. Yapay dostluk denir mi bilmem ama insanlarımızın ilişkiler de önemsedikleri en önemli ölçü nedir desek ne dersiniz? Menfaat mi dediniz, doğru derim. Son zamanların en moda görüşü de bu yönde insanlarla konuşmamız için önce menfaat olmalı der gibi halimiz var. Menfaat varsa, ne edip halledip işimizi halledinceye kadar ilişkimizi en üst düzeyde tutuyoruz. Menfaat bitince de en alt düzeyde tutuyoruz. Veya unutuyoruz. Böyle hayata hayat denir mi? menfaat üzerine kurulu dünya oldu olalı battık. Menfaat kadar ayrıştıran menfaat kadar insanın insanı yediren başka duygu yok. Menfaate dayalı ilişki ve görüşlere konuşmalara saygı duymak hoşuma gitmiyor.

Başlık Kategori Yayın Tarihi
Cep Telefonu Yaşam 01.03.2019
Cep Telefonun Adapları Yaşam 19.02.2019
Ah Çocukluk Yaşam 06.01.2019
Unutamadım, Unutmayacağım Işık ( Feridun ONGUN) Yaşam 21.12.2018
Cep Telefonunu Kullanabilmeyi  Öğrenmeliyiz Yaşam 01.10.2018
Başlık Kategori Yayın Tarihi
Mehmet Ali Timur Yaşam 15.06.2019
Munzur Dağlarında Gülabioğulları - İbrahim Sevindik Yaşam 06.06.2019
Maya Tutmuş Yaşam 30.05.2019
Mutlu olmak için çok sebepler var :) Yaşam 24.05.2019
Nasıl mutlu olurum ve çevremdeki insanları nasıl etkilerim ? Yaşam 19.05.2019

Bu yazıya ilk yorumu siz yazın.