Akranımın ölümü neler düşündürdü?

Düşünmenin ibadet olduğunu peygamberimizin hadisinde okuyunca şaşırmıştım. Düşüneceksin ve sevap kazanacaksın. Düşünmek derken, düşünmenin elbette belirli kuralları vardır. İbadet olan düşünmeler, zihnimizin gelişmesine ve hayatımızın dengeli olmasına katkısı olan düşünmelerdir. Ayrıca davranışlarımızın olumlu gelişmesine katkısı olmalıdır. Düşünmenin gerekli olduğuna öncelikle inanmak gerekiyor. Ama iyi düşünmek için, iyi görmek gerekiyor. Düşünmek neyi düşünmek? Geçenlerde yakın arkadaşımın, akrabalarından birisini kaybettiğini öğrendim. Cenaze namazına katıldım. Cemaat çok kalabalıktı. İnsan akranının cenazesinde çok değişik duygular yaşıyor. Kendimin tabutta olduğunu düşündüm. Ölümün çok büyük ders olduğuna bir kez daha inandım. Ders öğrenmek için illa ki, kitap okumamız gerekmiyor. Gördüklerimizden ibret almasını bilirsek, bizim için ders olur. Hem de en büyük derstir. Akıllı varlıklar olarak, elbette gördüklerimizden ibret alıyoruzdur. Ölenlerin yaşlarını okuyunca veya duyunca, öğrenince insan tuhaf oluyor. Hele ölen kişinin yaşı sizin yaşınızdan küçükse, bu daha etkili oluyor. Kendi açımızdan. Kabir hayatına inan insanlar, kendinden yaşça küçük olanı defnettikten sonra düşünüyordur. Şimdi benim yaşımdan küçük birisi olan kişi öldüğüne göre bende ölebilirim. Hatta şimdi gömülen şahıs bende olabilirdim der. Bunu demesi gerekir mi? Elbette gerekir. Ölüm hiç değişmeyen gerçeklerimizden. Kurtuluşumuzun olmadığı hakikat. Ölümden kaçış yok. Ölümün nerede, nasıl olacağını da bilmiyoruz? Ancak bildiğimiz bir şey var. Dünyada garip yolcu gibi olmak. Yolcu, yola çıkmadan önce seyahati niçin yapıyorsa, o alanda hazırlıklı olmalıdır. Bizde dünya da ahrete giden yolcularız. Yolculuk esnasında perişan olmamak için, sermaye olarak ne gerekiyorsa, kılavuz olarak etik kurallarını unutmadan, kimsenin hakkını yemeden, bilgimizin gerektirdiği gibi davranmalıyız ki, kabir ahvalimiz iyi olsun. Yola niçin gidiyorsak ona göre donanımlı olmalıyız. Bunun gibi dünyada ne ile sorumlu isek onları ihmal etmemeliyiz. Dünya kurulalıdan beri, ne zenginler geldi geçti. Ne fakirler de geldi geçti. Ne güzellerde geldi geçti. Çok akıllılarda geldi, geçti. İnsanların varlıklısı a, yoksulu da kabre sadece dünyada ki yaptıklarını, konuştuklarını, sevgisini, insanlara yaptığı iyiliği ve kötülüğü götürdü. Dünyada ki, nimetlerden faydalanırken çok düşünmemiz icap ediyor. Ölüm var, o yüzden özellikle kul hakkı yememeye dikkat etmeliyiz. Kul hakkının bağışlanmasının olmadığını bilmeyenimiz yoktur. Allah bizleri farklı yönlerden, farklı yetenekler vererek, değişik mesleklere yönelmez için, kabiliyetlerimizi ona göre dengelemiştir. Makam ve mevkinin sustuğu yerde mahcup olmamak için, insan haklarına titizlik göstermeliyiz. Kul hakkının çok önemli olduğunu bilen ve bizlere de örnek teşkil edecek şekilde ölmeden önce ashabıyla helalleşen peygamberimizin davranışı çok önemlidir. Elimize yetki geçerse mutlaka duygusallık yapmadan hakkaniyete uymamız gerekiyor. Kimsenin hakkını çiğnemeden, mesleğimizi ve günlük hayatımıza devam etmeliyiz. İnsanlar arasında adil olmamız icap ediyor. Arkadaşımın akrabasının cenaze namazının kılınışından sonra mezarlıkta bunları düşündüm. Haksızlık yaptığım veya yanlış konuşmamdan dolayı hatırını gönlünü kırdıklarım var mıydı? İşte şimdi ölen kişi ben olsaydım ve hesaba çekilmeye başladığımda kul haklarından sual gelecek miydi diye düşündüm. Kimsenin hakkının üzerimde olmadığını görebilirsem, en büyük mutluluğum olacağını düşündüm. Düşünmek, insanın hak hukuk, kurallara uymamıza, büyüklerimize saygılı olmayı, onlara hizmet etmenin gerekli olduğunu öğretiyor. Ölüm gerçekten en büyük öğütçü. Ölümün olduğunu hepimiz biliyoruz. Bilmek yetmiyor. Hatırlamak, hatırlarken de yanlışımız varsa, yanlışımızın düzeltilmesi gerektiğine inanarak, yanlış yapmama da karalı olmak gerekiyor. Düşünme nimeti sadece insanlara mahsus özelliklerdendir. Dünyada ki, bütün icatlar düşünme sayesinde olmuştur. İnsanlığın haklarına göz dikmeden, dün mezara koyduğumuz akranımızın yanına gideceğimizi unutmadan, insan haklarını çiğnemeden hizmet etmeliyiz. İnsan haklarına dokunursak, helalleşmedikten sonra dünya da ne olursak olalım, ahrete mutlaka, hak sahibinin hakkını ödemek zorundayız. Saatlerce konuşmaktan, dinlemekten daha etkili bence ölüm.

Başlık Kategori Yayın Tarihi
Cep Telefonu Yaşam 01.03.2019
Cep Telefonun Adapları Yaşam 19.02.2019
Ah Çocukluk Yaşam 06.01.2019
Unutamadım, Unutmayacağım Işık ( Feridun ONGUN) Yaşam 21.12.2018
Cep Telefonunu Kullanabilmeyi  Öğrenmeliyiz Yaşam 01.10.2018
Başlık Kategori Yayın Tarihi
Sosyal Medya, İşsizlik mi? Özgürlük ve Mutluluk mu? Yaşam 15.09.2019
GEZİ Olayları'ndaki 3 Ağaç, Türkiye ORMANLARI'nın Yakılması, PKK ve Susanlar Yaşam 11.09.2019
Bu ilk ölüşüm değil Yaşam 09.09.2019
HAYAT SOĞUK Yaşam 08.09.2019
KENDİMİ ÇIPLAK HİSSEDİYORUM.... Yaşam 07.09.2019

Bu yazıya ilk yorumu siz yazın.