Söylemesi kolay

En kolay iş karşımızda ki insana öğüt vermektir. Sıkıntısını anlattıkça bizce makul mantıklı, olan önerilerde bulunuruz.Borçluysa ödeme yöntemini hastaysa doktor yolunu... Elinden tutma, yardımcı olma imkanımız olsa da çok nasihat, hiç yardım yok. Bizde usul bu.Böyle olunca da kimse arkadaşından memnun değil. Hem de nasıl nasihatte bulunuruz hararetle, ısrarla, hız kesmeden...Son sürat hep öğüt.Eskiden atalarımız önce o konuda ki çalışmaları yaparlar, sonra öğüt verirlerdi. En zor olanı, en kolay şekle getirme, ayarlama, düzen atma noktasında üstümüze kimse yok. Eskilerden, geçmişimizden gördüklerimizle bu günün insanını farkı bu olsa gerek. Nedir fark? Eski insanlarımız yapmadıklarını önermezlerdi. Söylemezlerdi. Konuşmazlardı çünkü etkisinin olmayacağını adları gibi biliyorlardı. Çevremizde birçok nasihat verenler mevcut. Yok değil çok var. Hele geçmişte aydınlatma babından ramazan ayında konuşan biriyle konuştum. Bu kadar bencil olabileceğini hiç mi hiç düşünmezdim, düşünmemiştim. Ben yoksam âlemde yok denir mi? deme şansımız olmamalıdır. İçimden dedim ki bu insanların görüntüsüyle, gerçek kişiliği bu kadar arasının açık olmaması gerekir. Savunduğu fikirlerle insanın hayatı uyum içinde olmalı ki, anlamlı olabil sindi. Düşüncesiyle konuşmasının yakın olması gerekirdi. Anlamakta hiç zorluk çekmedim. Niçin çünkü anlamıştım, anlatmak istediklerini, hem de gayet içten anladım. Önce ben dedi mi insan gerisini düşünmeye gerek yoktu. Hani nasihat ederiz, insanlar yardımlaşmalı, ihtiyacı görülmeli birbirlerine arka çıkmalı der herkes. Ama arkadaş benim sana işim düştü, bu konuda elinden gelen olduğunu biliyorum. Yardımcı olur musun dediğimde? Ne dese iyi? Orada kendimin ismi olmadığından yani kendi adıma eser olsaydı yardımcı olurdum dedi. İşte o zaman anladım, bildim, düşündüm bu fikirlerle bezenmiş insanlara acınır. Sadece acı geç. Bu ve buna benzer arkadaşların başına hal geldiğinde başkalarına çok gördükleri yardım talebini isterler. Kendimize istediklerimizi tanıdıklardan niçin esirgeriz anlamış değilim. İsterken de o kadar zorunlu şartlı olarak kendimizi düşünürüz ki, yardımdan başka düşünce oluşmaz. İllaki yardımı almalı arkadaş, yardım etmese de. Nice insanların isteklerinde, arzularında oldukları ciddi tutumları başkalarına esirgeyen insanların kimseye hayrı olmaz. Hayrı aslında kendisine yok ama bilmez ki... Toplum yapımız bu kimse kusura bakması, dil de olanın gönül de olmadığını anladım. Bir kişiyle tüm toplumun resmi çekilir mi? Eğer o insanın geçmişinde liderlik varsa sadece öğütle kalmadan fiiliyatta da kendini göstermelidir. Fiiliyatta gösterilmeyen samimiyete samimiyet, arkadaşlığa arkadaşlık demem. Öğütten öte ne zaman davranarak iş yaparsak o zaman etkimiz olur. Yoksa sen kimsenin derdine merhem olmamışsın, sarmamışsın, dinlememişsin; dinlenilmek, konuda yardımcı olunmak istiyorsun. Biz atalarımızın hayatında önce yaşantı sonra öğüt iken; şimdi tam tersi durum mevcuttur. Önce nasihat gerisi Allah kerim. Sözle olsaydı işler şimdiye neler olurdu neler. Demek ki çok önemli eksiğimiz olan önce kendimiz önerimizi yapmalıyız. Sonra öneride bulunmalıyız.

Başlık Kategori Yayın Tarihi
Cep Telefonu Yaşam 01.03.2019
Cep Telefonun Adapları Yaşam 19.02.2019
Ah Çocukluk Yaşam 06.01.2019
Unutamadım, Unutmayacağım Işık ( Feridun ONGUN) Yaşam 21.12.2018
Cep Telefonunu Kullanabilmeyi  Öğrenmeliyiz Yaşam 01.10.2018
Başlık Kategori Yayın Tarihi
Mehmet Ali Timur Yaşam 15.06.2019
Munzur Dağlarında Gülabioğulları - İbrahim Sevindik Yaşam 06.06.2019
Maya Tutmuş Yaşam 30.05.2019
Mutlu olmak için çok sebepler var :) Yaşam 24.05.2019
Nasıl mutlu olurum ve çevremdeki insanları nasıl etkilerim ? Yaşam 19.05.2019

Bu yazıya ilk yorumu siz yazın.