En büyük hatamız

Beklemek kadar bana zor gelen konu yok.beklemeyi ve bekletmeyi sevmem. Bazıları o kadar önemsemiyor ki muhatabını beklemişsin beklememişsin onun için çok da önemli değil. Beklememenin gerekli olduğunu ilçemizde görev yapmış müftümüz söylemişti. Eski müftümüz derken Altınyayla 'da görev yapan Hüseyin Bey. İnsanlarımız zamanın değerini maalesef bilmiyor. Geçenlerde zaman kullanımı konusunu, yazarımızın biri çok güzel anlatıyordu. Başından geçen olayı anlatarak, hem kendisi hem de bizlere zaman kullanımında tavizsiz olmayı öğrenin der , gibiydi yazdığı yazı. Aldığı derste cabasıydı.ders vereyim derken ders almakta... Yazarımız isteğe bağlı kursa kayıt olur. Hocaları yabancı ülkedendir. Bizim gibi saat 10.00' da dendiğinde 11.00'y i beklemez, hoca saatinde dershanede olur. Her konuda esnektir ama zamanında girip çıkma hususunda asla taviz vermez. Çok disiplinlidir. Kim olursa olsun. Statüde fark etmez. Diyelim saat 10.05 geçe öğrenciler kursa geldiler. O beş dakikayı teneffüste öğrenicilerini çıkarmayarak vaktinin tamamlanmasını sağlardı. O beş dakikada yaptıklarını yaptırırdı. Zaman konusunda bu kadar titiz insan görmedim. İnsan nasıl bu kadar titiz olabilir, diye de bazen hayran bazen de öfkeyle düşünüyordum. Hiç geç kalmadım. Hocanın yaptığının da doğru olmadığını düşünüyordum. Düşünmüyorum ve mutlaka çatışmalıyım dedim. Çatışmak için geç gelmeyi kafama koydum. Ders başlayalı 15 dakika oldu. Bile bile geç geldim. Girdim sınıfa. Oturdum yerime tık çıkarmadan. Teneffüste hemen dışarıya yöneldim. Güya aracımın lastiği patlamıştı. Dışarı çıkmam yasak, biliyorum lakin tartışmak da istiyorum. Dedim ki insan gelirken bin bir güçlükle geliyor, trafik var, kaza var, rahatsızlık var. İnsanın başına her şey gelemez mi dedim? Gelir dedi. O zaman bende gelirken lastik patladı. Geç kaldım, biliyorum, elimde değil ki ne yapabilirim? Olmaz dedi tedbirli olmak zorundasın. Erken yola çıksaydın her ihtimali düşünmeliydin. Ezbere hayat mı olur? Dedi. Ben senin için elli yıllık alışkanlığımı bozmam. Şaşırdım kaldım. Hiç mazeret kabul etmiyor. Zamanın kullanımı konusunda sana ders olması için evrak göstereceğim dedi. Çantasını itinayla açtı. Çizelgeli yazılar yazılı evrakı okuduk beraber. Hiç tam saat yok. Otobüs hareket geliş gidiş saatlerini bildiren listeden bahsediyor. Ülkesinde ki zaman çizelgesiydi elindeki evrak. Doğruya ne denir? Bizim gibi saat 10.00 yok onlarda 10.01 gibi bu ne hocam dedim. Ben bu terbiyeyle yetiştim sizinde verimli olmanız için zamanın kullanımında aynı titizliği kazanarak zamanın efendisi olmanız için kurallarıma uymanızı istiyorum dedi. Anladım ki pabuç ucuz değil. Bizlerin buluşma zamanına yarım saat geç gelmemize hiç tahammülü olmayacak. Anladım ki, hoca lastik değil ne patlarsa patlasın affetmeyecek. Zamanında gelmememin cezası olan on beş dakikalık gecikmeyi sınıfta durarak, çalışarak çektim. Zamanın değirmeninde öğütülmemek için kendimizi disiplinli yetiştirmek durumundayız. İşimiz var, beni beklemeli dememeliyiz. Saatinde vaat ettiğimiz yerde olmalıyız. Avrupalının neden ilerlediğinin delili burada yazıyor. Bizim buralarda Türkiye 'de zamanında başlayan program var mıdır? Genelde yazılan saatle programın başlama saatleri arasında mutlaka fark olur. Zamanında başlansa ne olacak ki? Diye söyleniriz. Program zamanında başlarsa o zaman şaşırtıcı olur. Maalesef zamanın değerlendirme noktasında müsrifiz. Faydasız yerlerde sarf ediyoruz. Kıymetini bilemiyoruz.

Başlık Kategori Yayın Tarihi
Cep Telefonu Yaşam 01.03.2019
Cep Telefonun Adapları Yaşam 19.02.2019
Ah Çocukluk Yaşam 06.01.2019
Unutamadım, Unutmayacağım Işık ( Feridun ONGUN) Yaşam 21.12.2018
Cep Telefonunu Kullanabilmeyi  Öğrenmeliyiz Yaşam 01.10.2018

Bu yazıya ilk yorumu siz yazın.